İlk defa bir şiir kitabına inceleme yazıyorum.
Biraz şairane heyecan da yok değil:) Öyleyse bu heyecana kelimeler tercüman olsun!.. Siz hiç gökyüzüne şiir yazıldığını duydunuz mu? Gerçi Nazım Hikmet Ran güzel günler göreceğiz diyerek motorları maviliklere süreceğimiz inancını aşılamıştı bize. O günden bugüne geldi bu inanç. Nazımca demli bir şiir dolduruyor Oğuz Yılmaz hocam kitap boyunca. Kâh hayattan kah hayatından izler bırakıyor zihnimize. Bir çift mavi gözü de unutmuyor. Onun gözlerindeki derinlikle nutkunu bir kez daha hatırlatıyor. Satırlar arasında bir ruh var aslında. Bizler o ruhu okuyoruz. İçimize dokunan satırlar bunlar. Aşka dair bir umut, acı, sevinç ve hayal kırıklığı beliriyor zihnimizde. İşte biz onların elinden tutacağız. Onların bizi terk etmesine mahal vermeyeceğiz. Bir bakmışız bir gün saatimiz 8.15 gelmiş. Demli bir çay doldurup demleneceğiz. Buram buram herkesten ve her şeyden bir parça kokan bu satırlara dikkat ediniz.
Oğuz Yılmaz hocam'ın branşının ve mesleğinin vermiş olduğu etkiyle de Türkçe'yi, edebiyat'ı şiirle harmanlayışı yaratıcı bir yazarlık resmedildiğini gösteriyor. Belki bir çırpıda okunacak gibi görünebilir ancak her satır her an içinizde kanat çırpacaktır.
Oğuz Yılmaz hocam'ın da dediği gibi şiirleri sürelim maviliklere... (":
Çoğunlukla devrimci şiirlerinin yer aldığı kitaptır. İçinde bir de manzum roman olarak (Dağların Havası) var ki çok etkileyici. Devrim ve sosyalizm haricinde özlem ve sevgi dolu şiirleri de yer alıyor.
Şiirleriyle hayatımızda yer edinmiş Nazım Hikmet'ten okuduğum farklı türdeki ilk eser. İçerisinde dört farklı tiyatro metni barındırıyor.
İlk metin; "Yolcu". Hiçliğin ortasında kalmış, dış dünya ile iletişimi kesilmiş bir istasyonda yaşayan üç kişinin hikayesidir. Birbirleriyle yaşarlar ama birbirlerinden bihaberdirler. Savaş, aldatma ve ölüm gibi güçlü konular kişisel etkileriyle ele alınmıştır. Yolcudur Abbas...
İkinci metin; "Ferhad ile Şirin". Hepimizin aşina olduğu o büyük aşk hikayesinin Nazımca hali. Sevginin en masum yanı olan fedakarlığın hem aile hem de aşk boyutundaki etkilerinin ustaca anlatıldığı eserde Ferhad'ın Şirin'i değil de dağı delmeye devam etmesi birçok şeyin açıklayıcısı olabilir.
Üçüncü metin; "Sabahat". Verem salgını arasında doğan bir aşkın çevrenin etkisiyle nasıl yok edilebileceğini anlatan eser kadınların sevgileri için ne kadar fedakar olabileceklerini okuyucuya alenen göstermektedir.
Dördüncü metin; "Enayi". Para ve lüks dolu bir hayatın ortasında adalet için yaşayan bir adamın başta eşi tarafından enayi olarak nitelendirildiği eser de karakterimiz bir dönem onların deyimiyle enayiliği bırakıp onlardan çok daha kötü ve yıkıcı oluyor. Ancak her dürüst insanın bazen kötülüğe bulaşsa da sonunda doğruyu seçeceği harika bir meyhane sahnesiyle bizlere aktarılıyor. İçinde sert bir kapitalist düzen eleştirisi de barındıran bu metin, benim de en beğendiğim bölüm oldu.
Başından sonuna kadar sıkılmadan okuduğum ve beğendiğim bu eseri tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Sunay Akın & Nazım Hikmet Ran'nın
Şehr-i İstanbul'un bilindik yasamı hikayelerini dinlemek, hissetmek okumk ayrı bir keyif veriyor, kıtabın sayfalarında gezinirken
İstanbul'a olan tutkusunu, özlemini o keşmekeşliği ve yasamdaki insana verdiği, tatlı güzel yorgunluğu okuraSunay Akın nazımca aktarıyor. Okura
Nazım Hikmet Ran
Kitabın içeriği İstanbul ve Nâzım Hikmet'ten alınmış , denemelerden oluşuyor. diğer şairlere ve edebiyatçılara da atıfta bulunulmuş.
Tarih ve genel kültür bilginizi oldukça doyurucu bir kitabı okuduk ...
Bir bakın derim, seversiniz..
Abidin Dino’nun ‘Nâzım’ın, “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin?” sorusuna karşılığım:”Ben daha yapamadım Nâzım, belki daha zamanı değil” olacak ama “Zülfü türküsüne mutluluğu ha yakaladı ha yakalayacak” bende...’’ yazısı üzerine merakla okuduğum bir kitap. Nâzımca ve Zülfüce şarkılar karışımı güzel şiirlerin yer aldığı bir şiir arşivi. Bazı şiirleri okurken de şarkıları mırıldanıyorsunuz.
Kitabın ismine adını veren şiir ise şöyle:
Gökyüzü Herkesindir
Bir gün
çok bunalırsan
denizin dibinde
yosunlara takılmış gibi
soluksuz
sakın unutma gökyüzüne bakmayı
gökyüzü senindir
gökyüzü herkesindir
Gökyüzü HerkesindirZülfü Livaneli · Doğan Kitap Yayınları · 20202,230 okunma