Hay

Ayrı Dünyaların İnsanları
Puan vermedi·256 syf.··
2023 5. kitabı
Hisleri bu kadar derinden anlatan bir kitaptan sonra incelemenin de hislerim çerçevesinde dolaşmasını istiyorum. Akış o kadar sakin ilerliyor ki, hızlı okumak aynı tadı veremezdi. Kitabın bu kadar sakin olmasının sebebi de Macide'yi hayal etme şeklimdi sanırım. Macide hayalimde hep çok sakindi, düşünceliydi. Ömer'le karşılaştırdığımızda hep daha az konuşuyordu. Macide aşkını sessizce yaşadı, Ömer çok gürültülü. Bence kitapta aşkın en aptal hali vardı. En çocukça hali. Kimisi için aşkın en güzel halidir bu. Hızlı yanar hızlı söner hepimiz sonrasını biliyoruz. Macide çok mu yalnızdı? Herkes benim gibi okurken Macide'nin tarafını mı tuttu? Herkes en çok Macide'yi mi sevdi? Ömer'e inanan var mıydı? Yaptıklarımızı içmizdeki şeytanın tetiklemesi sorumluluğu paylaşmamıza yarayabilir mi? Ait olduğumuz ve olmadığımız yer neresi? Ait olmadığım bir yaşam ve yalnız kalacağım bir yaşam arasından hangisini seçerdim? Bu sorular benim için kitaptan aldığım keyfi arttıran sorular oldu. Çünkü tüm gerçekliğiyle bir yaşantının içinde gibiydim benim gibi bu yaşantıyı izleyenler olduğunu biliyordum. Bir roman ancak bana çok gerçekçi gelirse üzerine düşünmek isterim. Kitap bana kendini çok inandırdı. Bu yanını çok sevdim.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,6bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·319 syf.··
2020 20. kitabı
Herkes bir dönem terapi odalarında ne olduğunu merak etmiştir. Sebebi çoğunlukla dahil edilmediğimiz dolayısıyla bilmediğimiz bir alan oluşu. Irvin Yalom psikoterapi seansının ne kadar etkili olabileceğini göstermek için anlatmaktan daha etkili bir yol bulmuş. Her gün biraz daha yakın adı, terapinin adım adım ilerleyişini ifade ediyor. Kitapta Irvin Yalom, Ginny Elkin ile özel seanslara başlar ve bunları iki taraf da günlük tutar gibi kayıt alır. Bu kitap aynı zamanda hem terapistin hem de terapi alan kişinin düşüncelerini içeriyor. Son seanslara doğru terapiye dahil edilen biri daha oluyor. Terapi yaklaşık bir buçuk yıl sürüyor. Bu süreçte altı ayda bir yazdıklarını birbirleriyle paylaşıyorlar. Bu aynı zamanda terapinin işleyişine olumlu etki ediyor. Irvin Yalom'un tarzı hakkında bilgi edinmek istiyorsanız bu kitapla çok kolay yoldan bilgi alabilirsiniz. Psikolojiyle ilgiliyseniz bu kitap çok keyif verici olabilir. Özellikle öğrenciyseniz süreç işleyişi hakkında geniş bilgi verecektir. Sağlıkla kalın, sevgiler.
Bilim
Her Gün Biraz Daha YakınIrvin D. Yalom · Kabalcı Yayınevi · 20041,402 okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2020 43. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2020 17:30
Kitap eski İstanbul'da geçiyor. Edirnekapı, Şehzedebaşı, Samatya, Küçükmustafapaşa benzeri isimleri duymak -2 yıl buralarda yaşamıştım ve çok severim- benim kurguda yaşamama yardımcı oldu. Hatta kurgu benim için o kadar inanılmaz ve keyifli geldi ki bazen acaba olayın yaşandığı bir zaman mı olmuş da anılar mı kağıda geçirilmiş diye düşündüm. Modernizm ile birlikte Hayri İrdal'ın çevresinin değişimine eleştirel bir dil var kitapta. Doğu Batı arasında kalmış toplum tasviri sayılabilir sanırım. Mesela Seyit Lütfullah'a inanan kişiler bir süre sonra batı tarzı partilere gidebiliyor. Hayri İrdal'ın kitapta sürekli bir çırpınışı var. Bir olaydan kurtulmayı başardığını sanıyor ki yenisi ortaya çıkıyor. Sonra bakıyor ki aslında hiçbirinden kurtulmamış. Kurtulmak için bazen abartıyor bazen yalan söylüyor. Çevresi ise her türlü abartıya açık olduğu için körükörüne inanıyor. Kitapta geçen neredeyse her kahramanın tasviri yapılıyor. Bazıları kahramanların tasvirlerinin gücü yolda görsen tanırsın kıvamında. Benim için bunlar Halit Ayarcı ve Mübarek adlı saattir. Hayri İrdal' Emine'den sonra evlendiği kadın ismini hatırlayamadım ama beni çok güldürmüştür. Filmlere aşırı ilgisi, gazeteye verdiği röportaj, partilerdeki tavırları hep beni güldürmüştür. Hayri İrdal için pek komik durumlar değil bunlar o yüzden kara mizah sayılabilir. Kitabın dili çok güzel. Osmanlıca kelimeleri pek bilmem ama okurken hiç göze batmıyorlar çünkü çok azlar. Okurken bana çok fiyakalı gelir hep osmanlıca kelimeler. Ben kitabı sevdim.İncelemeyi yazarken sevdiğim için abartmış olabilirim :) Sevgiyle kalın.
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,8bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2020 37. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2020 02:56
Kitap; memur, tahminimce orta yaşlı Makar Devuşkin ile yoksul genç Varvara Alekseyevna'nın karşılıklı mektuplaşmalarından oluşuyor. Makar Devuşkin'in mektuplarında çok yerde samimi içten seslenmeler var (anacığım, küçük meleğim, iki gözüm...). Aralarındaki ilişkinin öncesini merak ettirdi bana bunlar. Kitapta farklı yerlerde farklı kişilere ait yoksulluk hikayeleri var. Bunların arasında beni en çok etkileyenler (burda spoiler olabilir) Makar Devuşkin'in komşusu Gorskov'a ait olanlardı. Gorskov'un ölü çocuğunu eşine sorduğu kısım garipti. Muhtemelen psikolojik bir açıklaması vardır. Bilen arkadaşlar yorum yaparsa çok güzel olur. Bir yerde Makar Devuşkin sadece acil ihtiyaçlarına yetecek kadar fakirleştiği bir dönemde ondan borç istemeye gelen kişiye son parasını veriyor. Kitabın çok yerinde karakterin yüce gönüllüğünü görüyoruz. Hiç beklemediğim kısım ise Makar Devuşkin'in (tahminimce Dostoyevski ilahi adaleti gösterdi) general tarafından ödüllendirilmesi oldu. Eminim birçok okuyucunun gönlüne su serpti bu kısım. Yazacaklarım bu kadar. Sevgiyle kalın.
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
İnsancıklar
İnsancıklar
Edebiyat
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Lacivert Yayınları · 200876,7bin okunma