Çiçikov da bir yolculuğa çıkmak üzere olan herkesin başından geçen hoşlukları yaşama fırsatı buldu: Hani bavullar, denkler hazırlanmış, her şey yerine yerleştirilmiş; ortalıkta yalnızca birtakım kağıt parçaları, ipler ve başka bir takım ıvır zıvır kalmıştır; insanın ne yola ne de buraya ait olduğu bir zamandır bu. ...
Yalnızlık duygusu, onay almamız için hiç kimseye bağımlı olamayacağımızı fark ettiğimiz anda oluşmaktadır. Bu yaşama anlam kazandırma olgusunu yalnız başımıza oluşturmamızın ve nasıl yapacağımza yalnız başımızı karar vermememizin gerekli olması demektir. Yalnızken kendimize katlanamıyorsak, başka birinin birlikteliğimizden yarar sağlayacağını nasıl bekleyebiliriz?