David Hume kendine göre insanın birtakım irrasyonel şeylere yönelimi hakkında beyin fırtınası yapmış birtakım inançların aslında insanların zayıflığı ve mallığından kaynaklandığını öne sürmüştür.
fakat bir çözüm önermemiştir. öneremez de zaten. çünkü doğru ne olursa olsun onu bulmak imkansızdır. ve mutluluk kesin bilgi ile sağlanamaz. her halükarda nerede yaşarsak yaşayalım bulanıklık sözkonusu. big bang'in öncesini hiçbir şekilde bilemeyiz mesela. -273 derece'ye yaklaşamayız. zamansızlığı ve üst boyutları tam olarak hayal bile edemeyiz.
1000 inançtan birine sahipsem diğer 999 inanç bana saçma geliyor demektir zaar. ateizmi katarsak her 1001 yönelime göre diğer 1000 yöneliş saçmalık ve akıl dışı gelir, öyle hissederim.
David kardeş. tamam eleştirmişsin falan da. bu eleştiriler beni mutlu etmiyor ya da mutsuzluktan alıkoymuyor. her şey mantık değil. duyular da var.
bana bir takıntımı ne kadar mantıklı olarak açıklasan da ben o takıntıyı seviyorum abi. bana amuda kalkarak gargara yapmanın mantıksız olduğunu istediğin kadar anlat, bu hoşuma gidiyorsa bu seni ilgilendirmez.
beni mutlu eden boş inanç mı, beni mahveden aşmış fikir mi?
bana huzur veren irrasyonelite mi, beni perişan eden rasyonellik mi? soğana taparak mutlu olan birisi bana zarar vermiyorsa umurumda değildir.
sanal bir kişiye platonik aşık kişiye, hatta ona bile gerek yok. herhangi birine aşık birine mantıklı açıklama yapmanın anlamı yok. bırak garibim kendince mutlu olsun.
dikkat edildiğinde en mantıklı insanların bile mantıksız ve aptalca şeylerle mutlu olabildiği görülebilir.
sana göre Bach güzeldir, ona göre arabesk rap, diğerine göre Jazz (iyghk!!). Bana Bach'ın mükemmel armonisinden bahsetme, ben belki Ferdi Tayfur'dan Mor güller dinleyerek mutlu oluyorum (veya öyle uyuşmayı seviyorum). bana satrançın
Din ÜstüneDavid Hume · İmge Kitabevi · 2019252 okunma
İnsanın kafasına dan dan dan vuran bir kitap. Tüm ortadoğulu gençlerin okuması, hiç değilse alıntılarına bakması gereken kitap. kitaptan;
"Köleliğinin tek sorumlusu, yalnız ve yalnız sensin başka hiç kimse, ama hiç kimse değil. Tek sorumlu sensin.
Bunu biliniyordun, değil mi?
“Kurtarıcı”larının adına, Mussolini, Napolyön, Hitler, Stalin deniyor."
bu kitabı okuyanlar Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" adlı kitabını da beğenebilir.
Dinle Küçük AdamWilhelm Reich · Avrupa Yakası Yayınları · 201215,4bin okunma
Poe kral adammış. İyi geriyor. Bir kızın resmini çizme öyküsü vardı, en beğendiğim.
bu da dipnottan;
“II y a â parier que toute idee publique, toute convention reçue, est une sottise, car elle a convenu au plus grarıd nombre" (Fr.)
Ortak kabul gören her fikrin, üzerinde uzlaşılan her kuralın düpedüz aptalca olduğu iddia edilebilir, çünkü çoğunluğa uygun düşmüştür.
Ali Şeriati önce "insan" ve "beşer" arasında ayrımda bulunuyor.
Beşer: iki ayaklı yiyen, içen, boşaltım yapan, üreyen bir canlı. kimisi omurgalı kimisi omurgasız. hayvan gibi bir şey
insan: cesetten öte ruhu, duyguları, sanat anlayışı, üretkenliği vs. olan bir bedenden fazlası.
sonra dört zindandan bahsediyor. bu zindanlar insanın hayvan-insan skalasında "hayvan"a yaklaştıran engellerdir. bu zindanlardan kurtulmayı başarırsak aptal bir et ve kemik yığını olmaktan çıkıp aşkın bir bireye ve insana doğru ilerleriz.
işte böyle.
burada da anlatılıyor -> youtu.be/v8wj9rGQqAo
Yüzyıllardır insanlar, ülkeler değişse de ana konular hiç değişmemiş. O onu seviyormuş, o onunla evlenmiş, onun gözü ondan başkasını görmez olmuş. Ayrılık, aşk, meşk...
Çin HikayeleriAnonim · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınevi · 198989 okunma