Sana bir yığın söz söyleyerek, senin ve yaşamının, ailenin ve çocuklarının birer hiç olduğunu anlatıyorlar; aptal, köleliğe elverişli ve başkalarının kullanacağı birer insan olduğunuzu söylüyorlar, insanın size dilediği işlemi uygulayacağını haykırıyorlar.
Size kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaat ediyorlar.
Size özgüven değil, devlete saygı, kişisel büyüklük değil, ulusal büyüklük vaat ediyorlar.
Sana göre, "kişisel özgürlük" ve "kişisel büyüklük", soyut birer kavramdan başka bir şey değildir; "ulusal özgürlük" ve "devletin çıkarları" sözcükleriyse, seni zevkten dört köşe etmekte; bu yüzden hemen bu sözcüklere sarılıyorsun.
Onlar seni sevmiyor, sen kendini hor gördüğün için, hor görüyorlar seni.
Küçük Adam, çok iyi tanıyorlar seni. Senin en kötü yanlarını, en büyük zayıflıklarını, senin bilmen gerektiği gibi, ama senden çok daha iyi biliyorlar.
Küçük büyük adamlar, seni bir simgeye feda ettiler, sense onları seni yönetecek yerlere getirip koydun.