Yunus Emre üzerine elimizde olan şey, tuhaf bir biçimde, çok fazla şiir ve çok az hayattır. Doğum yeri, ölüm tarihi, hangi Yunus'un "gerçek" Yunus olduğu — bunların hepsi tartışmalıdır. Bu boşluk genellikle "menkıbevi bir figürün doğal kaderi" olarak açıklanır: zaman, efsaneyi gerçeğin önüne geçirmiştir.
Ama bir başka okuma da mümkündür. Tarih, bazen insanları unutarak değil, onları belirli bir çerçeveye sığdırarak hatırlar. Bir figürün hayatı ne kadar az belgeliyse, o figür üzerine kurulan anlatı o kadar serbestçe biçimlenebilir — ve bu serbestlik, bazen tesadüfi değil, işlevseldir. Yunus'un "saf, dünyadan habersiz derviş" imgesi, onun gerçekte ne yaptığını gizlemek için kurulmuş bir imge olabilir mi?