Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’da insanlığın yüzüne çarptığı o kör edici hakikat şudur: İnsan aç kaldığında değil, görünmez kılındığında yok olur. Yoksulluk bir kış ayazıdır, elbet bir parça ekmekle ısınabilir insan. Oysa sefalet, toplumun sizi canlı canlı toprağa gömmesidir; bırakın elinizden tutmayı, göz ucuyla bile bakmazlar yüzünüze. Çünkü yoksulun sadece bedeni çıplaktır, sefilin ise ruhu… Toplumun en aşağılık yargısı, muhtaç olana acıyıp, ihtiyacı göze batacak kadar derinleşeni tiksinerek dışlamasıdır. Sefil insan, insanlığın gözünde artık sadece 'gereksiz bir kalabalık'tır. Dostoyevski’nin asırlar önce açtığı bu yara bugün hâlâ kanıyor. Üstelik öyle kanıksadık, öyle sıradanlaştırdık ki bu görünmezliği... Sefillik artık bir çaresizlik değil, modern dünyanın sırtımıza yapıştırdığı bir kimlik. Sahi, ne diyordu o acı çığlık? 'Vah bize… Vah biz gidi sefiller!
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Köşe
2. Evlerinin içi ayna döşeli Ayna hatıra gözler ve sevmek Benim aşkım binbir köşeli ah binbir köşeli Bir köşe gidince bin köşe yeniden gelecek Ayna hatıra gözler ve sevmek Evlerinin içi kabartma bahar Köşelerinde keklik gibi bakıp duran saksılar Halı öpe öpe nakış yapar nakış gibi ayaklar Siz söyleyin insan seve seve ölmez de ne yapar Köşelerde keklik gibi bakıp duran saksılar Evlerinin içi yeni güllerden Görülmemiş güneşleri görülmemiş gözlerine getiren Sağ köşedeki entari sol köşedeki şapka Beni katil suların ortasına bırakan Katil sular güneşi gözlerinden götüren Evlerinin içi gurur döşeli Benim aşkım binbir köşeli ah binbir köşeli Sezai Karakoç
Ağustos Çıkmazı
Beni koyup gitme ne olursun Durduğun yerde dur Kendini martılarla bir tutma Senin kanatların yok Düşersin yorulursun Beni koyup gitme Ne olursun Attila İlhan
Şiir
Ehliyetsiz motoru ne mi yapacağımm
Motorun bende ki önceliği şu şekil falan😁👌
Birşeyi çok düşünüp hiçbirsey yapmamak
Birşeyi çok düşünüp hiçbirsey yapmamak Cidden bu cümle hayatımın özeti diyebilirim. Bunun yanı sıra içimde yarım kalmışlıklar var örneğin eskiden telefonum olmadığı lise çağlarımda herkeste telefon vardı ve popüler oyunları oynayamadım. Bunlar içimde hep ukte olarak kaldı ve başka şeyler yapmam gereken zamanlarda gecikmeli olararak bunları yapmaya başladım. Eskiden popüler olup şuan olup şuan olmayan olmayan oyunları oynadım. Bu zamanlarda da içimde ukte olan bir konuda ilişki. Bunu da kendimde olan eksikler yüzünden yapamıyorum. Gerek özgüven gerek ne yapacağını bilememek gerek diksiyon problemi olsun bu tür sebeplerden dolayı halen bir ilişkim olmadı. Muhtemelen gelecekte de başka şeyler yapmam gerektiği dönemde ilişki yapmaya çalışacağım. Eğitim konusuna zaten girmiyorum. Benim ufku 5° olan arkadaşlarım bile üniversiteyi bitirdi gibi gibi minnak şeyler yaşandı. Bunun yanı sıra evlenip çocuğu olanlar da var. Muhtemelen bazılarının çocukları önümüzdeki 5 sene içinde benimle aynı boya gelecekler. Ben 180 boyundayım görece kısada değilim bu arada. ... Öyle işte hayat garip ama durmadım durmayacağmda. Milliyetçi bir genç olarak her zaman düzgün bir insan olmaya gayret edeceğim. Sevgilim olmuş olmamış okulu zamanında bitirmişim bitirmemişim gram umrumda değil kimsenin de haddine değil bunları konuşmak yargılamak. Yapan da olmadı da öyle içimden geldi. Kendi kendime celallendi. Demem o ki hayat kötü siz iyi olun. Hayat üzerinize gelecek hazır olun. Düşmeyin demiyorum ama ayağı kalkın. Kendinizin en iyi hali olmaya çalışın.