Son olarak sahilde köpeğiyle koşu yapan bir kadının yanına yaklaşıp Karl Marx hakkında ne düşündüğünü sordum. Kadın tepeden tırnağa süzdü beni, kekeledi;
"Marx iyi biri. Güzel konuşuyor, belki oyumu ona verebilirim," dedi. Ardından da "Bir çikolata olsaydınız neli olmak isterdiniz?" diye sordum.
Hayal etmesine çölü hayal edebildim, ama ne yaparsam yapayım çölde ilkbaharı tahayyül edemedim. Sahi, ilkbahar çölde ne yapsın ki?! Çölde ölü ve manasız kumdan başka bir şey yok...
Ne tuhaftı şu dünya!Birtakım maddi sebepleri bilinmekle beraber,daha önce bilinmeyen meçhullerden geliniyor,doğuluyor,büyünüyor,bir zaman bir arada haşır neşir olunuyor,birbirine alışılıyor,sonra yavaş yavaş dağılınıyordu.Bütün bunlar nasıl da ağır ağır,alıştıra alıştıra oluyordu.Ezellerden ebedlere bitmez,başı sonu olmayan bir yolculuk!