"Mutlu" Prens
9/10
Bu kitaptaki 5 ayrı hikayeyi de ayrı bir şekilde ele alıp incelemek istedim, zira her birisinin vermeye çalıştığı mesaj farklı. Her ne kadar çocuk masalları gibi görünen metinler olsalar da görünenin altında gizlenen, gizlenmeye çalışılan her zaman gözardı ettiğimiz gerçeklerimiz oluyor. İncelemeye geçecek olursak: Dünyada paranın, zevkin, doyumsuzluğun, adaletsizliğin hüküm sürdüğü herhangi bir noktada halkın geri kalanı aç, sefil, silik olmuş kimin umurunda? Tabii ki de kendi dünyasından, gözünün önüne çekilmiş olan perdeden sıyrılabilmiş "mutlu" prensin. Mutlu Prens bana kalırsa bir çağırı niteliğindedir. Gözleri sefahatten, bolluktan körleşmiş "üst" sınıfa bu körlüklerinden bir nebze de olsa kurtulmaları ve kendi çevrelerinde kurdukları bu sefahat perdesinden sıyrılıp asıl dünyayı görmelerini sağlamaları için oluşturulmuş bir çağırıdır. Lakin günümüzde de bu problemlerin devam ettiğini gördüğümüzde o insanların bu çağırıya ne kadar sağır kaldıklarını üzülerek görüyoruz.
Edebiyat
Mutlu PrensOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,9bin okunma
Yağmur Dindi, Rüzgâr Kaldı...
Puan vermedi·184 syf.·
2026 87. kitabı
"Aşk neydi sence?" Birini severken gözünün kör olması mıydı? Karşılık beklemeden sevmek, seni görmeyen birini yıllarca aynı heyecanla beklemek miydi? Yoksa sevdiğin insanın sana bir kez gülümsemesiyle bütün kırgınlıklarını unutup yeniden ona doğru yürümek miydi? Bana İkimizi Anlat kitabını okurken kendime bu soruları defalarca sordum. Bu kitap benim için sadece bir aşk hikâyesi değildi. Sayfaları çevirdikçe sevmenin bazen ne kadar güzel, bazen de ne kadar ağır bir yük olabileceğini hissettim. Rüzgâr'ın hikâyesi çocukluğunda başlıyor. Daha küçücük bir çocukken komşusu Yağmur'a âşık oluyor ve o sevgi yıllar geçse de hiç eksilmiyor. Yağmur ise onu hep en yakın arkadaşı olarak görüyor. Ne zaman canı yansa, ne zaman hayat onu yorsa, dönüp dolaşıp Rüzgâr'ın yanına geliyor. Rüzgâr ise her defasında biraz daha kırılıyor ama Yağmur'un küçücük bir gülümsemesiyle bütün yaralarını unutuyor. İnsan okurken bazen "Bu kadar sevilir mi?" diye düşünmeden edemiyor. Kitap boyunca yağmur sadece gökyüzünden yağmıyor; sanki Rüzgâr'ın kalbine de yağıyor. Rüzgâr ise adı gibi esiyor ama içindeki fırtınaları kimseye göstermiyor. Yağmur'un kokusunu her rüzgârda arıyor, onun mutlu olması için kendi mutluluğunu ikinci plana atıyor. En çok da Rüzgâr'ın sessiz sevgisi etkiledi beni. Çünkü bazı insanlar sevgilerini söyleyerek değil, susarak yaşar. Ama kitabın beni en derinden sarsan kısmı Rüzgâr'ın annesiyle ilgili olan bölümdü. Yağmur'a çok kırıldığı bir gün her şeyden kaçmak istiyor. Telefonunu kapatıyor, kimse ona ulaşamasın diye evi terk ediyor. O sırada annesi defalarca onu arıyor ama Rüzgâr hiçbirini göremiyor. Eve döndüğünde ise annesini cansız bir şekilde buluyor. O satırları okurken gerçekten boğazım düğümlendi. Çünkü Rüzgâr, yıllarca Yağmur'u severken
Bana İkimizi AnlatAhmet Batman · Destek Yayınları · 201410,9bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Nora'nın hikayesi ve bendeki izi ꫂ❁
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:44
Nora Seed, seni okuduğum için, pişmanlıklarını gördüğüm için, kütüphanende sana eşlik ettiğim için, ve hayata döndüğün için gerçekten mutluyum.Bu kitabı bitirince hissettiğim duygu mutluluktu; Nora'nın hayata dönmeyi seçmesinin mutluluğu... Kitap Nora Seed adlı karakterin hayattan kopuşunu, yoğun bir depresyon süreci ile beraber hayata küsmesini ve intihara kalkışmasıyla başlıyor. İlaçları aldıktan sonra kendini bir kütüphanede bulan karakter, karşısında küçükken gittiği okulun kütüphanecisi Bayan Elm'i görür; nerede olduğunu sorar. Bayan Elm ona kök yaşamı ile ölüm arasında, kendi kütüphanesinde olduğunu söyler. Bu kütüphanedeki tüm kitaplar Nora'nın farklı farklı pişmanlıkları üzerinden yazılmış olup bunu keşke şöyle yapsaydım anlarında onları öyle yapmış ve hayatı buna göre şekillenmiş yeni hayat versiyonlarından oluşmaktadır. Nora bunun mantıksız olduğunu düşünür fakat bunu Bayan Elm şöyle açıklar: Kuantum mekaniğine ve Sicim teorisine göre bu mümkündür çünkü bir olayın gerçekleşmesi durumunda bir etken farklılaştırılırsa paralel evrenlerde tüm bu ihtimaller farklı versiyonlar olarak yaşanır.(Gerçek hayatta kanıtlanmış veri bulunmamaktadır.) Nora bunu kabullenir ve Pişmanlıklar kitabı ile başlar; buradan pişmanlıklarını düşünür ve olmak istediği hayatlara tek tek gitmeye başlar. Ama nerdeyse hepsinde bir uyumsuzluk, kabullenememe yaşar ve kendini kütüphanede bulur. Fakat bunlar yaşanırken aslında Nora kendi kök yaşamında ölmek istemediğine, hayatın aslında başkaları yüzünden biçtiğimiz rollerden ibaret olmadığını anlar. Ve bu kütüphanede okuduğu son kitabı açar oraya kocaman harflerle "YAŞIYORUM." yazar ardından kök yaşamında kendi yatağında uyanır, sonrasında hastaneye götürülür ve hayata tutunmaya karar verdiğine emin olur. Kitap sakin akan bir kitap, Nora'nın
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,6bin okunma
8/10
·112 syf.··
2026 72. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:37
Gemiden Düşen Adam adından da anlaşılacağı gibi bir yolcu gemisinden denize düşen bir adamın hikâyesini anlatıyor. Başkarakter Henry Preston Standish, gecenin bir yarısı gemiden denize düştüğünde hayatta kalma mücadelesi verirken bir yandan da geçmişini, hayatını ve insan ilişkilerini sorgulamaya başlıyor. İlk bakışta oldukça basit görünen bu olay, yazarın anlatımı sayesinde insan doğasına, yalnızlığa ve varoluşa dair düşündüren bir hikâyeye dönüşüyor. Kitaba başlarken açıkçası çok büyük bir beklentim yoktu. Herbert Clyde Lewis daha önce okumadığım, hatta adını ilk kez duyduğum bir yazardı. Bu yüzden kitap hakkında neredeyse hiçbir fikrim olmadan okumaya başladım. Hatta ilk sayfalarda kendi kendime "Bir insanın gemiden düşmesini ne kadar anlatabilir ki?" diye düşündüğümü hatırlıyorum. Fakat kitap ilerledikçe bu düşüncem tamamen değişti. Yazar, aslında oldukça basit görünen bir olayı son derece etkileyici bir şekilde ele almış. Büyük olaylara, karmaşık kurgulara ya da şaşırtıcı sürprizlere ihtiyaç duymadan okuyucunun ilgisini canlı tutmayı başarıyor. Üstelik bunu çok sade, akıcı ve gösterişsiz bir dille yapıyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri de buydu. Anlatımındaki yalınlık hikâyenin etkisini azaltmak yerine daha da güçlendirmiş. Roman boyunca yalnızlık hissi, insanın kendi hayatıyla yüzleşmesi ve çaresizlik duygusu çok başarılı aktarılıyor. Bir adamın denizin ortasında yaşadığı fiziksel mücadelenin yanında zihinsel yolculuğunu da okuyoruz. Bu nedenle kitap sadece bir hayatta kalma hikâyesi olmaktan çıkıp insanın kendisiyle hesaplaşmasına dönüşüyor. Bence Gemiden Düşen Adam, edebiyat dünyasında hak ettiği kadar konuşulmayan, köşede kalmış değerli kitaplardan biri. Okuduğum için gerçekten mutlu olduğum eserlerden biri oldu. Bazen çok büyük beklentilerle başladığımız kitaplar
Edebiyat
Gemiden Düşen AdamHerbert Clyde Lewis · Holden Kitap · 2024718 okunma
Puan vermedi·244 syf.··
2026 38. kitabı
BUZLU ORALET - PINAR PARS Pınar Pars kalemiyle Lale Sokak No:1 kitabında tanışmıştım ve aşırı sevmiştim. Kalemini çok sevince Buzlu Oralet’i de okumak istedim. Buzlu Oralet’i de o kadar beğendim ki anlatamam. Emekli bir asker olan babası ve aşırı kuralcı bir annenin büyük çocuğu olan Nesrin karakterinin yaşadıklarını okuyoruz bu kitapta. Nesrin aslında o kadar hayattan bir karakter ki belki de bu yüzden beni bu kadar etkiledi. Kardeşinin gölgesinde kalmış, ne yapsa suç olan, evdeki iyi kötü her şeyden sorumlu olan, kararlarına asla saygı gösterilmeyen, içine kapanık biri. Böyle dediğime bakmayın ama! Nesrin o kadar güçlü bir kadın ki yaşadıklarını okurken çok duygulandım. Ayrıca kendisi sanatçı olmak istiyor ve bu ailede bunun da pek mümkün olmadığını anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Hikâye genel olarak Nesrin’in etrafında dönse de başka karakterlerin de yaşamlarına odaklanılmış. Hande’nin neşeli bir karakteri var ve bence Nesrin’i bu anlamda tamamlıyor diyebilirim. Ayrıca Mahir karakteri de çok gizemli ve kitapta merak uyandıran bir konumdaydı. Nesrin’in resimle ilgilenmesi çok güzeldi, onun karakterinin bir parçasıydı aslında resim yapmak. Ruhuna iyi geliyordu. Keşke ailesi de onu anlayabilseydi… Sergi için yaşadığı süreç de bence çok güzel bir bekleyişti. Yani Nesrin öyle bir karakterdi ki sanki yaşadığı her güzel şeyi en çok hak eden oymuş gibiydi. O güzel şeyler yaşadıkça ben mutlu oldum. Bir kız kardeşim gibi gördüm onu. Hayatı elinden alınan ve etrafında hayatı elinden almaya çalışan kişilerin olduğu insanlar en başta okumalı bu kitabı. Bu tarz durumlarda güçlü durmak çok önemli. İnsanın kendi hayatına sahip çıkması çok önemli. Sanırım kitap boyunca en nefret ettiğim karakterler Nesrin annesi ve babası oldu. Bir de kardeşi Sezin. Her bir karaktere ayrı yoğun
Buzlu OraletPınar Pars · İkinci Adam Yayınları · 202616 okunma
7/10
·250 syf.··
2026 15. kitabı
𓆩 ♡ 𓆪 ɢᴜ̈ɴᴀʏᴅıɴɴɴ 𓆩 ♡ 𓆪 ɴᴀsıʟsıɴıᴢ? ɴᴇʟᴇʀ ʏᴀᴘıʏᴏʀsᴜɴᴜᴢ ᴄᴀɴıᴍ ᴅᴏsᴛʟᴀʀ? Bugün size @destekyayinlari ‘ndan çıkan kalemi ile ilk kez tanıştığım @eddianterofficial #elele kitabının yorumu ile geldim... #kitabınkonusu Kitap iki bölümden oluşuyor.İlk bölümde; Çok sevdiği eşini kaybeden kahramanımızın toparlanması için çoçukları,ona iyi gelir umuduyla ücra bir adadaki aşrama uçak bileti almaları ile başlıyor.Bu yolculukta ona yan koltukta sohbeti hoş Madam adında bir hanımefendi eşlik ediyor.Kahramanımız bir anda planlarını değiştirir ve kendini bu hanımefendinin evinde bulur.Madam’ın evi çok güzel,inanılmaz büyük ve ilgi çekicidir.Bahçesinde bir incir ağacı bulunmaktadır.İnciri yememesini ister.Fakat madam’ın uşağı her gelenin o incirden tatması gerektiğini söyler. Maalesef Adam dayanamayıp incirden yer.Ve bütün olaylar değişir. Peki neden o incirden yememeliydi? İkinci bölümde ise; Madam’ın evinden özünü bulmuş bir şekilde ayrılır.O evden ayrıldıktan sonra rastlantı mı kader mi bilinmez bir karşılaşma ile aşkı bulan kahramanımız için yeni bir sınav da bu yeni aşkla başlar... Peki bu aşkın sonu ne olacak? Her aşk mutlu sonla biter mi sizce? #kitaphakkındadüşüncelerim “Büyük lokma ye büyük konuşma” sözünün şekil almış hali olarak ,evet kişisel gelişim deneme türünde yer yer sevemediğim yer yer alıntılarına bayıldığım bir kitap okudum. Sevemedim dediğimi bakmayın.Benim kişisel gelişime olan önyargımdan kaynaklı yoksa akıcı sıkmayan bir dile sahipti kitap . Hiç şüphe duymadan alıp okuyabilirsiniz. Naçizane tavsiyemdir. Sağlıkla ve bol kitapla kalın... #elele #engelsiz_okurrr
El EleEddi Anter · Destek Yayınları · 2021104 okunma