Neyi hak etmişsek onu alırız aslında.Bununla birlikte zaman zaman şunu merak etmişimdir,
Her birimizin sığınacak bir yere, bir limana hakkı yok mudur,
adeletin bir süreliğine bir yana çekileceği, bize acınanağı bir yerei hak etmiyor muyuz? Bunu bir soru olarak öne sürüyorum, Felsefi bir soru olarak. Kutsal kitapta olmasa da kutsal kitabın Ruhunda olmaz mı: layık olmadığımıza layık olmamız? Ne dersiniz?
"Kentin alanlarını boğazladığım insanların cesetleriyle doldurdum.
Kenti ve evleri yaktım,yıktım; temelinden çatısına kadar parçaladım.
Tuğla ve tanrıları yerle bir ettim.
Fırat'tan kentin, tapınakların,tanrıların yerlerini hiç kimsenin
bulmaması için suda boğdum..."