Picasso gibi bir dev bile hayatı boyunca Batı toplumunu anlatmak istercesine dört kez stilini baştan aşağı değiştirebiliyor. Sizi bilmem ama bu olay bana okyanusun ortasında ulaşabileceği bir dalga boyu yakalamak umuduyla sürekli radyosunu kurcalayan bir kazazedeyi çağrıştırıyor. Gerçekten de ruhsal açıdan denizin ortasında yapayalnız kalmış gibiyiz ve yalnızlığın yarattığı boşluğu anlaşabildiğimiz tek dilde konuşarak, yani en son haberlerden, iş konularından ve televizyon dizilerinden bahsederek, dolduruyoruz. Ruhumuzun derinliklerinde yaşadıklarımız giderek daha bir köşeye itiliyor ve daha yalnız, daha çok boşlukta hissediyoruz kendimizi.
Çıplak olmak insanın kendisi olmasıdır.
Nü olmaksa başkalarına çıplak görünmektir. İnsanın kendisi olarak algılanmamasıdır. Çıplak vücudun nü olabilmesi için bir nesne olarak görülmesi gerekir. Çıplaklık kendisini olduğu gibi ortaya koyar. Nü'lük ise seyredilmek üzere ortaya konuştur...Nü'lük bir çeşit giyinikliktir.