MİZAH OLMASAYDI
•͈ᴗ•͈
Güldürme amacı taşıyan her şey mizahtır..
...
Mizah kelimesi, Arapçada "şaka yapma, eğlenme" anlamına gelen mazh kökünden türemiş ve yine anlamı bozulmadan mizah şeklinde dilimize geçmiştir.
Mizahın Türkçe karşılığı gülmece veya güldürüdür..
Olmasaydı Serisi kitaplarını büyük bir keyifle okumaya devam ediyorum. Serinin her kitabından farklı türde bilgiler öğreniyorum, bu da beni fazlasıyla mutlu ediyor.
Mizahın sadece güldürmekten ibaret olmadığını, bazen insanın en ağır yüklerini bile hafifleten bir sığınak olduğunu hatırlatan bir kitap bu. Sayfalar ilerledikçe fark ediyorsunuz ki, gülmek aslında bir direnme biçimi; hayata karşı sessiz ama güçlü bir başkaldırı. Bu kitabı okurken sık sık şunu düşündüm: Gülmek gerçekten de en ciddi iştir, özellikle de günümüzde..
Peki, mizah olmasaydı?
Kitapta yer alan anlatılar, yalnızca eğlendirmiyor; her biri kendi hikâyesiyle insanın içine dokunan bir gerçeklik taşıyor. Kimi zaman tanıdık bir yüzle gülümsüyor ve o kişilere özlem duyuyor, kimi zaman da bir cümlenin ardında saklı hüzünle durup düşünüyorsunuz. İşte tam da bu yüzden, kitap sadece bir mizah derlemesi olmaktan çıkıp insan ruhuna ayna tutan bir esere dönüşüyor.
Hiciv olmasaydı Oğuz Aral, Levent Kırca, George Orwell, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Sabahattin Ali, Charlie Chaplin, Neyzen Tevfik, Nef'î, Ferhan Şensoy, Turhan Selçuk, Moliére gibi ustaların ismini bugün efsane olarak anmazdık.
İyi ki varlar..
Kısacası mizah; bazen acının içinden doğar, bazen aklın beklenmedik bir köşesinden fırlar..
"Kara mizah sadece gülmek için yapılmaz, o bir direniş biçimidir aynı zamanda."
“Mizah olmasaydı” diye başlayan bir düşünce, kitabın sonunda yerini şu gerçeğe bırakıyor: Mizah olmasaydı, belki de bu kadar güçlü kalamazdık. Çünkü bazen bir tebessüm, en