Dinlemeyi bilmeyen müşahedeyi ıskalar, konuşmaları yavanlaşır, zaman geçtikçe boşboğazlaşır. Eskiler "sözün şehveti" diye bir tabir kullanırlardı. Gerçekten konuşmanın hazzı, nefis terbiyesini hak eden şeylerden birisidir.
1000Kitap
İlim de iyidir ve onun özü de nefis terbiyesidir.
Sayfa 108
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uzaktan bakınca, renklerden, lekelerden ve ışıktan ibaretti kâinat. Anlam denen yük, yaklaştıkça ağırlaşıyordu.
Sayfa 169·Kitabı okuyor
Alıntı
Sözler’den…
Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa zahiren bir cennet içinde olsa da manen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkiyeye ciddi müteveccih ise saadet-i dâreyne mazhardır. Dünyası ne kadar fena ve sıkıntılı olsa da dünyasını, cennetin intizar salonu hükmünde gördüğü için hoş görür, tahammül eder, sabır içinde şükreder.
21) Bast Bir diğer nüshada bast yerine sekr (sarhoşluk) denilir ki her ikisi aynı şeydir. Çünkü sevinmek, neşelenmek ve gönlün açılması hareketlenmeye ve rahatlamaya (inbisât) yol açar ve bu da kabzın zıddıdır. (...) Sûfîlerden biri şöyle demiştir: "Yaygıda (bisât) otur, fakat yayılma (inbisât)!" İbn Acîbe bir şiirinde şöyle der: Bast halinin bir adabı vardır uyman gereken Yoksa önce ayakların kayar, sonra kalbin peşinden Korku, tazim ve nimet karşısında heybet En önemlisi ise dili konuşmaktan menet Mürit bast haline ulaştığında, "suskunluk" halini düstur edinmeli, ağırbaşlılık ve vakarı hal edinmelidir. Böyle bir insan halvete girmeli, daha çok evinde durmalı, Allah'ı çok zikretmelidir. Üstat Ebû Meyden el-Gavs el-Hikem'inde şöyle der: "Allah bir kuluna hayır ve iyilik vermeyi murat ederse, onu zikrine alıştırır, kendine şükretmeyi nasip eder." Başka bir ifadesinde şöyle der: "Kim yaratıklarla ünsiyet ederse Hak'tan uzaklaşır, gaflete kapılarak şehvete düşer." Yaratıklarla ünsiyetin Hak'tan uzaklaşmanın ve vahşet halinin işareti olduğunu söyledik, çünkü insanlar seni ya itaat etmekten alıkoyar veya tamahkârlık ve günah kapılarını sana açar. Bu nedenle bast halinin adabını korumayan kişiyi bu durum tamahkârlık haline ulaştırır.
Sayfa 60
Din
Hata, insanı “kusursuzluk vehminden” çıkarır, kibir karanlığından kurtarır. Nitekim Resulullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Eğer hiç günah işlemeseydiniz, sizin için bundan daha zararlı bir şeyden korkardım: kendini beğenmek (ucub).”⁹⁸ ​Kulluğun özü, kusursuzluk değil, tevazudur.
Sayfa 256 - Nida yayınları
1000Kitap