.
"Otlar eğildi, yaşam sona erdi. Ormanların ve yüksek dağların olmadığı bozkırlarda çok daha engin ve aydınlık görünen gökyüzü, sanki sıkıntıdan uyuşmuş bir hale bürünmüşlerdi."
Anton Çehov'un kariyerinin dönüm noktası olduğu söylenen bir eser olan Bozkır, bir durum öyküsüdür. Sıkıcı ve yavan olmaktan ziyade etkileyici doğa betimlemeleriyle mekanın yani bozkırın da bir canlı hatta bir karakter gibi olduğu hissediliyor okunurken.
9 yaşında annesinden ayrılmış, okumaya gönderilen Yegoruşka; bozkırda uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğunda farklı tip insanlarla karşılaşır. Nefret, özlem, aşk, umut gibi duyguları tadar. Bozkırda hava durumları değişir; ruh dünyaları bozkırla içe içe geçmiş karakterler farklı ruh hallerine bürünürler.
"Sonsuza doğru uzanan gökyüzüne gözlerinizi ayırmadan bakarken nedense yalnız olduğunuzu idrak edersiniz. Kendinizi çaresiz bir yalnızlık içinde bulur, daha önce yakın bulduğunuz kişilerden uzaklaştığınızı, değersizleştiğinizi hissedersiniz."
Hikayenin net bir başlangıcı ve sonu yok, durum hikayesi tam olarak. Çok yorulmadan, sakince okunabilecek bir hikaye.