usta

Ben bir kere insanlar arasındaki bu farkların nereden geldiğini oturup uzun uzun düşündüm. Nasıl oldu da bana memur unvanı verildi? Neyi esas alarak bunu yapmışlar ki? Belki ben aslında bir kontum veya generalim, ama sadece memur gibi gözüküyorum. Belki de ben kendim bile kim olduğumu bilmiyorum.
5 Aralık·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tiyatroya gitmiştim. Rus Aptalı Filiatka oynuyordu. Çok eğlendim. Ayrıca sicil memurlarıyla dalga geçen serbest bir vodvil vardı. Sansürün buna nasıl izin verdiğine şaşırdım doğrusu. Oyunda tüccarların ve oğullarının halkı aldatmaları, evlerine girip soyup dolandırmaları açıkça gösterilmişti. Gazeteciler de sadece kınamayı, ayıplamayı bildikleri ve halk tarafından himaye olunmayı bekledikleri için eleştirilmişlerdi. Zamanımızın yazarları çok eğlenceli piyesler yazıyorlar. Tiyatroyu seviyorum. Cebimde biraz para birikti mi onu tiyatro biletine vermekten kendimi alıkoyamıyorum. Bizim memur takımında öyle domuzlar var ki kendi elinle bilet versen bile tiyatroya gitmezler.
9 Kasım·Kitabı okudu
Kaderimiz akla sığmaz bir şekilde bizimle oynuyor! Hiç istediğimizi elde ettiğimiz oldu mu? Hiç gücümüzün yeteceğini sandığımız şeye erişebildik mi? Her şey aksine oluyor. Kader, farkına bile varmadan, kayıtsızca üzerinde dolaşana veriyor en güzel atları. Oysa at sevgisiyle kalbi tutuşup yanan birine yayan yürümek düşüyor ve yanından geçen tırısa alıştırılmış at gördüğünde sadece damağını şaklatmakla yetiniyor. Ağzı, iki lokmadan fazla yemek yiyemeyecek kadar küçük olan birine mükemmel bir aşçı kısmet oluyor; baş karargâh kemeri gibi büyük ağzı olan biriyse patatesten hazırlanan herhangi bir Alman yemeğiyle yetinmeye mecbur kalıyor. Hayatımız bizimle tuhaf bir oyun oynuyor!
Bütün bu gördüklerinden sonra o iğrenç yerde olduğuna emin olmuştu. Bu yer bir adamın bütün kutsal değerleri yerle bir ettiği, yeryüzündeki temiz, saf her şeyle alay ettiği yerdi. Burası dünyanın süsü, hayatın anlamı olan ve Tanrının özenle yarattığı kadının, garip, farklı bir yaratığa dönüşerek iğrençleştiği mekândı. Kadın bu yerde kalbinin temizliğini bırakarak kendine yeni, iğrenç karakterler edinir, erkeklerin küstahlığını çekmek zorunda kalarak onu bizden farklı kılan yönlerini kaybederek zayıf, narin ve güzel varlık olmaktan çıkar.
Neva Bulvarı'ndan
Neva Bulvarı
Ağırlığından graniti çatlatacak gibi yürüyen emekli bir subayın hantal kirli çizmeleri, ayçiçeğinin yüzünü güneşe döndürdüğü gibi başını mağazaların parlak camlarından alamayan genç kızların duman gibi hafif, minik pabuçlarının sesi ve taşınırken bulvar boyunca iz bırakan başçavuşun çıngırdayan kılıcı, her şey bulvarın aynı anda ne kadar güçlü ve aynı zamanda zayıf olabileceğini gösteriyor.