usta

usta
@nemecek
17 okur puanı
Eylül 2016 tarihinde katıldı
Saat ile İnsan
Zaten saatle insanı birbirinden pek ayırmazdı. Sık sık, “Cenab-ı Hak insanı kendi sureti üzere yarattı; insan da saati kendine benzer icat etti…” derdi. Bu fikri çok defa şöyle tamamlardı: “İnsan saatin arkasını bırakmamalıdır. Nasıl ki, Allah insanı bırakırsa her şey mahvolur!” Saat hakkındaki düşünceleri bazen daha derinleşirdi: “Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!”
Sayfa 32·Kitabı okudu
Reklam
Yeni İstanbul, İkdam, 18 Haziran 1928
Mimarî eserler, fazla çirkinliğe, fazla şekilsizliğe gelmez. Komik bir resme bakmamak, kötü bir şiiri veya kötü bir müziği dinlememek suretiyle, bunların zararlı tesirlerinden ruhumuzu koruyabiliriz; fakat fena mimarîden korunmak kolay bir iş değil. Yetersiz bir hayal gücü, fakir bir ruh, yol ortasına dikilmiş taştan koca bir şekil halini alınca, bütün bir şehrin kimliğini nesillerce bozacak bir tehlike olur.
Hayatın, zevk kaynağı olarak kuvveti ve insanın yaşama kudreti nispetinde, fakirin hali yamandır. İşte bunun içindir ki New York veya Londra gecelerinde, kuru bir kemik parçasını, açlıktan gözü dönmüş köpeklerin ağzından kapmaya muhtaç kalan hayat düşkünlerine verilen fakir ismi, Hindistan'da Ganj nehri kıyısında yarı kutsal bir rütbedir.
"Fikrin şekilden önce hazırlandığı hissini veren eserde şiir mucizesinin var olmasına imkân yoktur. Uyum ve kafiyenin rastlantılarından doğmayan fikirler sanata mal edilemez."
Ahmet Haşim Galatasaray Lisesi'nde hocası olan Ahmet Hikmet'ten aktarıyor.·Kitabı okudu
Eleştirmen
Herhangi bi sahada insanı artık daha ileriye gitmekten vageçmiş görenler, bilmeyerek onu hayvan seviyesine indirmek isteyenlerdir. Eleştirmen ise, insana ait her yeteneğin hâlâ geliştirilmeye muhtaç olduğunu haykırmakla, her sabah insana hayvan olmadığını hatırlatıyor.
Reklam