Gösteri Peygamberi okurken resmen yerin dibine çekildim .
Daha önce Chuck Palahniuk ’ın Tıkanma kitabını okumuştum, bu da aynı etkiyi verdi, gerçeklerle yüzleştiriyor, sakladığımız, bastırdığımız her şeyi gözümüze sokuyor. Yeraltı edebiyatı tam olarak bunu gerektiriyor ve Chuck da hakkını veriyor yani.
Kitap öyle bir başlıyor ki, alışık olduğumuz gibi birinci bölüm, birinci sayfa yok; 314. sayfa, 47. bölümle başlıyorsun ve geriye doğru gidiyor. Sayfa azaldıkça heyecan artıyor, okurken resmen “sonlar geliyor” hissi ekstra gerilim katıyor.
Konusu basit özetle: baskılar, aile, gelenek, çevredeki sahtecilikler… Cinsel arzuların bastırılması gibi şeyler insanların hayatını nasıl şekillendiriyor, sorunların kaynağı neymiş resmen gözümüze sokuyor. Öyle akıllıca ve sert taşlamalar var ki “yeraltı edebiyatı böyle olur” dedirtiyor.
Kitabın adı da tam yerine oturmuş: elimizde olanı, bir insanın bir kişiyi, medyayı veya nesneyi nasıl ilah gibi yüceltip bağımlı hale getirebileceğini gösteriyor.
Amerika’yı hep özgürlükler ülkesi gösteriyor ama işin içinde tarikatlar, şeyhler, dini sömüren sistemler var. Birey sürekli sıkıştırılmış, muhtaç bırakılmış… ve aslında bütün güç, kontrol, medya, popüler kişilerle birleşince resmen korkunç bir hal alıyor.
Ama en sonunda cevap kişide saklı,sen de saklı , ben de saklı.
Ya isyan edeceğiz, ya acı çekeceğiz, ya da sahte cennette mutluymuş gibi yapacağız. Kitabın adı da tam yerine oturmuş: elimizde olanı, bir insanın bir kişiyi, medyayı veya nesneyi nasıl ilah gibi yüceltip bağımlı hâle getirebileceğini gösteriyor.
Özetle: Gösteri Peygamberi, yeraltı edebiyatını sevenler için resmen harika okurken hem sarsıyor, hem merak ettiriyor, hem de düşündürüyor.
Chuck PalahniukGösteri Peygamberi