Karanlığın fısıltıları
10/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:48
Polisiye kitaplarını sever misiniz? Kayıp sırları geçmişin sırlarını ortaya çıkaran kitapları sever misiniz? Gerilim merak dolu bir kitaba ne dersiniz? Karanlığın için kaybolmak ister misiniz? Poliye gerilim psikojik derinlikleri seviyorsanız bu kitap tam sizlik bir kitaptır İki yaşındaki Henry Clark, bir sabah beşiğinden kaybolduğunda geriye yalnızca açık bir pencere, kanlı bir battaniye ve cevaplanmamış sorular kalır. Polis soruşturması ilerledikçe tüm oklar annesini göstermeye başlar, medya, komşular ve kamuoyu çoktan kararını vermiştir. Ancak ortada ne bir tanık vardır ne de kesin bir gerçek. Kaybolan yalnızca bir çocuk değil, hakikatin kendisidir. Henry Clark'ı bulmak ister misiniz? Henry Clark nerede? Henry Clark'a ne oldu, nerede? Sadece Henry değil daha önce de buna benzer vakalar olmuş sadece Henry'nin değil onlara da ne olduğunu kitabın ilerleyen zamanlarında görüyorsun tam gerisinde ne oluyor diye merak ederken diğer çocuğun hikayesine geçiş yapıyoruz mükemmel bir geçiş ve merak uyandırıyor #kitapalıntıları "Dürüst olmak gerekirse," dedim, "ne düşüneceğimi bilmiyorum." "'Dürüst olmak gerekirse' sözünden nefret ederim, ama senin durumunda bir istisna yapacağım çünkü senin dürüstlüğünden şüphem yok." Sesini yükseltmeyi -özellikle bir kadına karşı- nezaketsizlik ve zayıflık göstergesi olarak görüyordu.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202689 okunma
Kitap Tarih Kitabı Değildir
Puan vermedi·510 syf.··
2026 2. kitabı
Bu yüzden kitapta tarihi olaylardan çok, hoşuma giden alıntıları paylaştım. Kitapta hurafeleri, iftiraları baz alarak kurgulanmış tarihi bi içerik olmayan romandır. O dönemde 100 bin haşhaşinin yaşadığı iddia ediliyor. Bu rakam oldukça uydurma bir rakamdır. Zira rakamların sayısı gerçek olsa Selçuklu'da bütün devlet kademelerini kontrol edebilme ve hatta yok edebilme gücüne sahip olabilirlerdi. Kitapta gerçek nerede bitiyor , kurgu nerede başlıyor pek ayırt edilemiyor. Gelelim Hasan Sabbah yani Nam-ı diğer Yüce Seyduna'ya; Hasan sabbah'ın ataları Yemen'den gelme bir aileye mensup ama bu aile zamanında göç edip İran'daki Kum şehrine geliyor. Hasan Sabah İran'da Kum şehrinde dünyaya geliyor. Hasan Sabbah'ın babası da Şii inancında önde gelen alimlerden birisidir. Oğlunun da bu şekilde yetişmesini ve bu konuda da hoca olmasını istiyor. Bu nedenle oğlu Hasan Sabbah'ı Rey şehrine gönderiyor. Hasan Sabbah dönemin büyük zatlarından Nişaburin'in yanına gidip ondan eğitim alıyor. Hasan sabbah'ın babası oğlunu neden oraya gönderdi ? 12 Şii inancında olduğu ve oğlunun orada büyük bir eğitim almasını istediği için. Ama burada başka bir etken işin içine giriyor. Zaten o dönemde İsmail'iler Şiilik'ten ayrılıyor. Babası İsmail'leri sevmiyor, Hasan Sabbah İsmail'lere karşı antipati duyuyor.İsmaili zatları ile tanışıyor. Tanıştıkları zatlar İsmail'iligi Hasan Sabbah'a anlatıyor. Bir süre sonra Hasan Sabbah'ta İsmail'iligi mantıklı buluyor ve İsmail'i kanadında bir Dai( Fedai) olmaya karar veriyor. Hasan Sabbah'ı İsmail'ilige geçiren zat Fatimi İsmail'isidir. Hasan sabbah'ın ne kadar zeki ve bu propagandayı iyi yöneteceğini bildiği için Dai olmasına izin veriyor. Hasan Sabbah Fatimi merkezinde eğitim aldıktan sonra görevini yerine getiriyor ve insanlara Fatimiligi, İsmail'iliği
Fedailerin Kalesi AlamutVladimir Bartol · Koridor Yayıncılık · 201250bin okunma
Reklam
8/10
·256 syf.··
2026 174. kitabı
Çünkü İyisin #okudumbitti Yazardan okuduğum ilk kitaptı ve yazarın okura geçen o sade, samimi anlatımını çok sevdim. Çünkü İyisin, adıyla bile insanı yakalayan kitaplardan biri. Çünkü gerçekten de bazı kitaplar tam ihtiyacınız olan anda karşınıza çıkmış gibi hissettiriyor. Kitap, iyi olmanın neden bazen insanı bu kadar yorduğunu anlatıyor. Hep anlayışlı olmaya çalışmak, kimse kırılmasın diye kendinden vazgeçmek, sürekli vermek ama karşılığında çoğu zaman incinmek… Okurken bazı satırlarda insan ister istemez durup kendi hayatını düşünüyor. “Ben bunu nerede yaşıyorum?” diye sormadan edemiyorsunuz. Yazarın en sevdiğim tarafı, iyiliği küçümsememesi ama güçsüz bırakılmış iyiliğin insanı nasıl tüketebileceğini çok net göstermesi oldu. Yani mesele iyi olmakta değil; sınır koyamadan, kendini koruyamadan, hep başkalarını önceleyerek iyi olmaya çalışmakta. Bu ayrım bana çok iyi geldi. Kitap boyunca “ruh katilleri” diye anlatılan insan tipleri üzerinden hem ilişkilerimizi hem de kendimize davranış biçimimizi sorguluyoruz. Ama bunu karamsar bir yerden yapmıyor. Tam tersine, okura “Sen iyisin ama kendini de unutmamalısın” diyen, güçlendiren bir tarafı var. Bu yüzden sadece kişisel gelişim kitabı gibi değil, biraz iç dökme, biraz farkındalık, biraz da kendine dönme rehberi gibi hissettirdi. Anlatımı oldukça akıcı. Bölümler rahat ilerliyor, dili yormuyor ve okurken sanki biri karşınıza oturmuş da uzun zamandır içinizde birikenleri sakince anlamlandırıyormuş gibi geliyor. Özellikle hassas, çok düşünen, çok empati kuran ve zaman zaman bundan yorulan insanların kendinden bir şey bulacağını düşünüyorum. Çünkü İyisin, bana iyi olmanın güzel ama kendini ihmal etmeden iyi kalmanın daha kıymetli olduğunu hatırlattı. Kendine sınır çizmeyi, “hayır” diyebilmeyi, kendi ruhunu da korumayı
Çünkü İyisinM. Barış Muslu · Doğan Kitap · 20262 okunma
Kadın
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
Türkiye’de de çok zor koşullarda yaşayan kadınlar var. Devletin sağladığı destekler, sığınma evleri, sosyal hizmetler ve hukuki koruma mekanizmaları mevcut. Ancak her kadın bu desteklere ulaşamıyor ya da ulaşabileceğine inanmıyor. Korku, ekonomik bağımlılık, çocuklarını kaybetme endişesi, aile baskısı, toplumun yargılayıcı tavrı veya tehditler nedeniyle bazı kadınlar yıllarca şiddet gördükleri ortamda kalabiliyor. Bazıları yardım isteyecek kimse bulamıyor, bazıları ise yardım istemenin daha büyük sorunlara yol açacağından korkuyor. Mısırlı Firdevs’in hikâyesi belirli bir dönemin ve belirli koşulların ürünü olsa da, insanın değersizleştirilmesi, sömürülmesi ve sesinin duyulmaması gibi temalar bugün de dünyanın birçok yerinde karşımıza çıkıyor. Bu yüzden kitap yalnızca Firdevs’i anlatmıyor; toplumun görmek istemediği insanları da görünür kılıyor. “Kitabı bitirdiğimde Firdevs’e üzülmekten çok etrafıma bakmaya başladım. Çünkü asıl soru Firdevs’in nerede olduğu değil; bugün hâlâ kaç Firdevs’in sessizce yaşamaya çalıştığı.”
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,3bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 90. kitabı
#morsandıktakiyazılar Kitap Adı: Kryon, Yuvaya Yolculuk Yazar Adı: Lee Caroll Çeviri: Semra Ayanbaşı Sayfa sayısı: 296 Kitap türü: Kişisel Gelişim, Parapsikoloji, Gizem Kitaba çok değer verdiğim bir arkadaşımın tavsiyesiyle başladım, bitince tek dediğim şey "waooow" oldu. İnanılmaz muazzam bir kitap PDF formatında olmuş olsada, okunmaya değerdi. Yazar harika bir kitap yazmış, farklı bir kitaba başlamama rağmen, ona ara verip bu kitaba devam etmemi sağlayan değişik kurgulu bu kitabı, çok başarılı buldum. Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap Kitapta Mike Thomasın kendi arayışını ve ona yol gösteren 7 gizemli ve değişik renkli meleklerin hikayesine konuk oluyorsunuz. Mike Yuvaya dönüş yolculuğunda 7, farklı evi ziyaret eder, kiminde yol haritasına, kiminde yolculuk için gerekli bilgilere, kiminde ise biyolojik tecrübeleri, kiminde saf sevgiyi, kiminde ise yol için gerekli malzeme ve aletleri, kiminde ise sorumluluk neydi, kiminde ise ilişkilere dair yüzleşmeleri ve son olarak kendi değerinin anlamını deneyimliyor Mike. Tüm yol boyunca onu takip eden gizemli ve korkutucu bir varlık onu huzursuz ediyor ve bu varlık aslında onun kendi içindeki karanlık tarafını simgeliyor Her şeyin iyi olduğunu düşünmeyin öyle anlar var ki kitapta insanın kendi hakkında ve hayatı boyunca öğrendiği ezberleri ve taşıdığı yüklerin kimseye iyi gelmediğini fark ediyorsunuz Yazar o kadar güzel yazmış ki, her bir cümlede kendi hayatınız ve yaşadığınız her bir an gelebiliyor aklınıza. Kitaptan bir kaç alıntı: - Sonra onlar kendi evlerine, ailelerinin, köpeklerinin, sevgi dolu çocuklarının yanına giderlerdi. Michael ise onun için neyin nerede yanlış gittiğini düşünürdü. - Bir ruya sizin realitinize benzemeyebilir ama aslında Tanrı'nın realitesine düzenli olarak deneyimlediğimiz her
Yuvaya YolculukLee Carroll · Akaşa Yayın · 20141,013 okunma
7/10
·156 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:20
#k:537056ta Takuya Asakura “Ne de olsa mucizeler, sanıldığı kadar nadir değildir.” Dünyanın herhangi bir yerinde olmayan, yalnızca kalbinde derin yaralar taşıyan insanların ulaşabildiği gizemli bir kitabevi var: Sakura Kitapçısı. Kiraz çiçekleriyle çevrili bu küçük kitabevinde ziyaretçileri; gizemli genç kız Sakura ve her şeyi sessizce gözlemleyen üç renkli kedi Kobako karşılıyor. Adeta kitabın başrol oyuncuları onlar. Dört ayrı bölümden oluşan romanın her bölümü, Sakura’nın nerede olduğu bilinmeyen bu esrarengiz kitapçıda, Kobako’nun seçtiği bir kitaptan okunan bölümle başlıyor. Buraya gelen herkesin ortak bir yanı var: tamamlanmamış vedalar, pişmanlıklar ve yüzleşilememiş duygular… Sakura, yas sürecini tamamlayamayan, sevdikleriyle istedikleri gibi vedalaşamayan ya da onlar için yapılan fedakârlıkların farkına varmadan yaşamaya devam eden ziyaretçilerini kendi gerçekleriyle yüzleştiriyor. Dört hikâye arasında beni en çok etkileyen bölüm Mio’nun hikâyesi oldu. Annesini kaybettikten sonra derin bir suçluluk duygusuyla yaşamaya çalışan Mio’nun yaşadıkları ve iç hesaplaşması kalbime en çok dokunan kısım oldu. Kitabın genel değerlendirmesine gelirsem; benim için küçük bir hayal kırıklığıydı. Kapağındaki ışıl ışıl atmosfer, bende bambaşka bir beklenti oluşturmuştu. Ancak içeriği, beklediğim etkiyi tam olarak yaratamadı. Umut ve iyileşme hissi sanki tam derinleşecekken yarım kalıyor, bazı bölümlerdeki tekrarlar ise kurguyu uzatmak için eklenmiş hissi veriyordu. Elbette her okurun beklentisi ve okuma zevki farklıdır. Eğer Japon edebiyatının dinginliğini seviyor; büyük sürprizler yerine huzur, kabulleniş ve umut duygusunu ön planda tutan hikâyelerden hoşlanıyorsanız bu kitaba bir şans verebilirsiniz. Bir fincan kahve eşliğinde, sakin ve yavaş akan bir okuma deneyimi
Alıntı
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 202693 okunma
Reklam
Reklam