“Mutlu bir son istiyorsan hikayeyi nerede sonlandırdığına bakmalısın “ -Orson welles
Alıntı
Yoşiya'ya kadar bütün krallar, dinin merkezîleşmesi üzerinden değerlendirilirken, Yoşiya'dan sonra böyle bir uygulama görülmez; Yoşiya zamanına kadar Davut düzenli bir şekilde ve önemli bir kişi olarak hikâyelerde yer alırken, daha sonrasında kendisinden bahsedilmez; o halde bu, Yoşiya'yla ilişkilendirilebilecek bir kırılma noktasına ve konuya bakış açısındaki değişimi gösteren kanıtlara sahip olduğumuz anlamına gelir. Bu iki yeni kanıt, Yoşiya'da bir son ve kırılma olduğunu gösteren diğer kanıtlarla da uygunluk gösterir. Kanıtlar, Tesniyeci tarihin ilk edisyonunun yazar-editörünün, Yoşiya'nın hükümdarlığı döneminde yaşayan biri olduğunu gösterir. Bu yazar-editör aynı zamanda Yoşiya'yı destekleyen biriydi. ​Bunlar, Tesniye'yi ve ondan sonra gelen altı kitabı yazan kişiyi nerede ve hangi zaman diliminde arayacağımızı bilmek için, benden öncekilerin ve benim Kutsal Kitap'tan çıkardığımız ipuçlarıdır. Artık bu kişinin ne zaman yaşadığını biliyoruz: Yaklaşık olarak MÖ 622 civarında. Nerede yaşadığını da biliyoruz: Yahuda'da ve neredeyse kesin olarak biliyoruz ki Kudüs şehrinde. Ancak şu soru hâlâ cevap bekliyor: Kimdir bu yazar?
Sayfa 152
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Özdemir Asaf - Yalnızlık Paylaşılmaz
"Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri.. Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. .."
Sayfa 27 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okuyor
"İslami terör" diyememek
Usame'nin ve yandaşlarının derdini anlamak için iki deyişten söz açmak gerekiyor... Darülharp.. Darülislam.. 'Dar' sözcüğü 'yer' ya da 'yurt' anlamına gelir; sözgelimi 'Darülislam' İslam ülkesi demek... Şeriat hukukunun egemen olduğu bir devlet İslamdan sayılabilir; yoksa 'kafirler'in egemenliği geçerli olduğundan çekiver kuyruğunu... Daha açık deyişle 'Darülislam'ın açık ve kesin anlamı, şeriat hukukunun geçerli olduğu yer... 'Darüssulh' yani barış yeri olmak için ille de şeriat hukuku gerekli... Peki, Türkiye'nin yeri nerede?.. * El Kaide veya herhangi bir ortağının amacı, şeriatçı düzeni kurmak olduğuna göre, Türkiye'de düzenlediği saldırılar bal gibi 'İslami, İslamcı, şeriatçı, dinci' terördür. İstanbul'daki İslamcı eylemlerin önemi, verilen bir kararı vurguladığı içindir... Yerli 'Hizbullah'ın bu eylemlere ortak oluşu da rastlantı değil... Ortadoğu'yu saran kıyametin ortasında Amerika'ya karşı çıkan İslamcı güç, RTE ve AKP'ye ilişkin kararını veriyor: - Bunlar tam Müslüman değil, Türkiye de İslamın egemenliği altında değil...
Sayfa 48 - Cumhuriyet Kitapları·Kitabı okuyor
Alıntı
Bakara Suresi 148. Ayet
“Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Öyleyse hayırlarda (iyiliklerde) yarışın. Her nerede olursanız olun Allah sizleri bir araya getirecektir. Allah her şeye güç yetirendir."
Hayata Dair
Aşk, kalbin işidir ve kalp, Rahmân’ın iki parmağı arasındadır. Ama aşkın da edebi, İslam’ın da hakkı vardır. Zeynep (ra) bunu çok iyi biliyordu: Neyi yapabileceğini, nerede durması gerektiğini… Sevgisini, dininin izin verdiği ölçüde koruyordu. Çünkü aşk ve iman aynı kalpte birlikte yaşıyordu. Birbirine zıt değil, birbirini tamamlayan iki hakikatti bunlar.
Sayfa 287 - Nida yayınları
1000Kitap