günümüzü anlatan çok güzel bir kitaptı
10/10
·196 syf.··
Beğendi
·
2026 81. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 07:29
Selam kitap dostlarımm bugün Yeşim Sırakaya Nin ikinci kitabıyla geldim. Duygusallaşan Yapay Zeka Robotlaşan İnsan Tespitleri yine harika ve çok yerinde. Hadi inceleyelim ​ "Biri Benim Yerime Düşünsün..." ​İnsanoğlu bilgiye hiç bu kadar hızlı ulaşmamıştı. Ama Yeşim Sarıkaya’nın "Duygusallaşan Yapay Zeka Robotlaşan İnsan" kitabında sorduğu gibi: Bu hızın bedeli özgürlüğümüz mü? ​ Görünmez Prangalar: Konfor Eskiden esaret zincirlerleydi, bugün ise "konfor" ile. Kimse bizi zorlamıyor; ama hepimiz aynı algoritmalara uyuyor, benzer tepkiler veriyoruz. Yeni efendilerimiz artık çok nazik: Hız, Verim ve Öneriler. ​ Özneden Kullanıcıya Dönüşüm Kimlik kaybı bir günde olmaz. Zamanla hayatımızın "öznesi" olmaktan çıkıp, sistemin "kullanıcısı" haline geliriz. Artık "Neden?" diye sormuyoruz, sadece "En hızlı cevap nerede?" diyoruz. Düşünmek yorucu geldiği an irademizi devrediyoruz. ​ Konforun Hipnozu: "Kötü" Değil, "Rahat" İtiraz etmek psikolojik bir maliyettir; dışlanmayı, hata yapmayı ve yalnız kalmayı göze almaktır. Zihin ise konforu güvenlikle karıştırır. Rahatlık arttıkça, irade kullanma ihtiyacımız azalıyor. Sistem bize "düşünme" demiyor, sadece "düşünmeni gereksiz hale getiriyor." Cevaplar hazır, yollar çizili, seçenekler işaretli... Biz sadece tıklıyoruz. ​ Rahatlığın Hipnozu Zihin, konforu güvenlikle karıştırır. Seçenekler arttıkça özgürleşmedik; aksine karar yorgunluğuyla tükendik. Hatta artık sadece "Ne yapmalıyım?" değil, "Ne hissetmeliyim?" sorusunu bile algoritmalara sorar olduk. ​ Bu Kitap Bir Uyandırma Servisi Bu satırlar yapay zekaya karşı değil, insanın kendinden vazgeçişine karşı yazıldı. Eğer okurken “Evet, ben de böyleyim” diyorsan, bu bir tesadüf değil. Bu kitap, sana seni geri vermek için burada. ​ Peki sen; kendi hayatının ne kadar "öznesi", ne kadar "kullanıcısı"sın? Kararların gerçekten
Duygusallaşan Yapay Zeka Robotlaşan İnsanYeşim Sırakaya · Gece Kitaplığı · 20261 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2025 37. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 00:00
Her Kimsen - Son Set ~ R. İdeli . Spor romantizmi okumaya aşık biri olarak nasıl bir heyecanla bu kitabı beklediğimi tahmin edemezsiniz. Her Kimsen serisinin ilk kitabında Deva’nın erkek kılığında bir basketbol takımına yardımcı koçluk yapmasıyla büyük bir serüvene atlamıştık. Şimdi gerçekler ortaya çıkıyor. Hem de bomba gibi bir başlangıçla ilk kitapta sevdiğim tüm karakterler ve özellikleri bu kitapta daha da dolu bir şekilde karşımdaydı. Sevdikleri için her şeyi yapan ve sınırları zorlayan Deva’nın bu defa kendi hayatı için sınırları zorlaması gerekiyordu. Başar’ın yaşadığı şok ve her şeye rağmen gösterdiği tavra bayıldım. Tekrar söylüyorum Başar mükemmel biriydi! Takımın gizli kahramanı, düşünceli adamı ve harika bir aşık olan Başar Erkek kılığında çıktığı yolda en beklemediği duyguyla, aşkla, karşılaşan Deva’nın bocalaması ama doğruyu yapıp gerçekleri açıklamak için çabalarını okumayı çok sevdim. Takımın onu bizim oğlan diye kabullenmesinin ardından şimdi onun gerçek kimliğine alışmaya çalışmaları çok komikti Deva için asıl zor olan erkek kılığına girmek değildi bunun açıklamasını yapmaktı ve o büyük an geldi! Tüm takım ama özellikle Deva ile Başar sosyal medyanın dilindeyken, onlarca zorba mesaj ve yorum alırken bizimkilerin hayatını devam ettirme şekline bayıldım! Zorlu bir yol, harika arkadaşlıklar ve aşkla süslüydü. Merve her zamanki gibi inanılmaz bir arkadaştı bayıldım! Emirhan, Ümit, Ata, Başar, Deva ve Merve’nin beraber olduğu bir whatsapp grubu düşünebiliyor musunuz? Aşırı eğlendim Deva’nın babası ve kardeşi Kuzey’le olan bağını çok sevmekle beraber annesine sinir oldum. Sevdiği insanlar için gözü kara bir şekilde olaylara atılan Deva’nın hayatına tam da Başar gibi biri lazımdı ve aranan kan tam yanımızdaydı. En kızgın ve haklı anlarda bile karşısındaki
Her Kimsen: Son SetR. İdeli · Artemis Yayınları · 20251,057 okunma
Reklam
Spinoza’nın Sevinci: Bir Hanımefendinin Tavsiyesi
9/10
·160 syf.·
2025 38. kitabı
Kitaba başlama hikâyem bile bir “sevince” dönüştü desem yalan olmaz. Bir hanımefendi ısrarla, “Bu kitabı okumamı istedi herhalde beni değiştireceğini düşünüyordu,” bilemem ama “Spinoza’yı az çok bilirim,” diye düşünmüştüm. Ama Balanuye’nin kalemi, onu tanıdığımı sandığım Spinoza’yı öyle bir yeniden dokudu ki, adeta felsefenin soğuk duvarlarından sıyrılıp hayatın tam ortasına düştüm. İşte bu inceleme, o düşüşün ve yeniden ayağa kalkışın bir hikâyesi... Çetin balanuye, Spinoza’yı anlatırken sanki felsefe yapma’yı bırakıp direkt hayatın içinden konuşuyor. Spinoza’nın ‘sevinci’ dediği şey, bizim arada içimizde hissettiğimiz o tuhaf, tarifsiz huzur aslında. Mesela, birini gerçekten dinlerken, bir şarkıya kendini kaptırırken, ya da deniz kenarında hiçbir şey düşünmeden otururken içine dolan o genişleme hissi… İşte Spinoza ona sevinç diyor. Ama bu geçici bir mutluluk değil bilakis, tam tersine ‘kendini gerçekleştirme’nin ta kendisi. Şöyle düşünün: Spinoza diyor ki, her şeyin bir conatus’u var; yani "var olma çabası." Bir ağacın kök salması, bir nehrin akması gibi, insan da kendi doğasına uygun yaşadığında özgürleşiyor. Balanuye bunu ‘prangaları kırmak’ olarak anlatıyor. Mesela, diyelim ki bir ilişkide hep kendini küçük hissediyorsun… Spinoza’ya göre bu, conatus’unun engellenmesi. Ama o ilişkide ‘kendi gücünü’ keşfedip sınırlarını çizdiğinde, işte o an Spinoza’nın sevinci doğuyor. Yani Kendini küçülten o ilişkide, Ben burada neden sustum? diye sormak ve bunun Cevabını bulduğunda, Spinoza’nın sevinci zaten içinde filizlenmeye başlıyor... ‘KADER’ meselesi… Kader kabullenmek Değil, Anlamak! Spinoza’yı yanlış anlayanlar, “Kaderini kabullen,” der. Oysa Balanuye’nin altını çizdiği gibi Spinoza, “Kaderini anla!” diyo Yani, hayatındeki acıların, engellerin nedenlerini
Spinoza'nın Sevinci Nereden Geliyor?Çetin Balanuye · Ayrıntı Yayınları · 20171,113 okunma
ilim-bilim-din ortaklığında yeni bir Türkiye.
Puan vermedi·153 syf.··
2024 78. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2024 16:23
Dehlizin Fedaileri'ni okurken , daha doğrusu sona yaklaşırken şöyle bir şey hissettiğimi hatırlıyorum: Lütfen devam kitabı olsun. Son sayfada "devamı gelecek" diye bir taahhüt okuyunca rahatlamıştım. Çünkü yarım kalmış hikayeleri sevmem :) İyi ya da kötü nihayete ermek iyidir. Birinci kitapta Ömer, Yağız, Zülfikar ve Sedat'ın görevleri belirlenmişti. Bu kitapta bu görevleri yerine getirirkenki durumları ve sonrası anlatılıyor. Öncelikle, Bilim Kurgu her zaman ilk tercihim olduğu için kitaba +1 puan veriyorum. Sonra da bu bilimin ve kurgunun inanç esaslarına dayandırılarak ya da değinilerek birleştirilmesine de +1 veriyorum. Kitabın beni heyecanlandırma sebebini kendimce anlatayım. Her zaman savunduğum bir şey var: Müslüman akıllı olacak. Arapçada "sin, lam, mim" kökünden oluşup bu kökten türeyen "teslimiyet" anlamına gelen 'müslüman'ın tek teslimiyeti Allah'a ve hükümlerine olacak. O'nun dışında hiçbir şeyi takmadan ilime, bilime yürüyecek. Kur'an-ı Kerim'i laf olsun diye okumayacak. Nerede ne işaret var diye sorgulayacak. Ayetlerden hesapla kitapla bir şey çıkarmaktan bahsetmiyorum ben. Bu kadar Kur'an'ı okurum, evet ne tefsir gücüm ne de öyle bir bilgim var ama bazı ayetler bana başka başka pencereler açıyor. Söylesem deli derler. Ama biliyorum ki Allah(c.c) kitabında bize olanı da olacağı da anlatmıştır. O yüzden bilimin Müslümanlar için anlamının değişmesini çok isterim. Ötelere bakmasını bilmeli bir müslüman. Kitabın teknoloji, bilim ve kimine kurgu gelen bu tarafını extra sevmem bu sebeptendir. Şu kadar söyleyeyim, bir gün ışınlanma olacağına inanıyorum, o yüzden şu altınların ülkemize getirilmesi olayı baya yükseltici :) Din, ilim, bilim ayrılmaz bir bütündür. Sac ayağı gibi. Lütfen kitabın bir ütopik kurgu olduğunu bilerek okuyun. Ama bir gerçeği atlamadan.
Edebiyat
Dehlizin Fedaileri II: Yeni Bir DünyaÖmer Faruk Karaman · Gece Kitaplığı · 202481 okunma
İncelemem
Puan vermedi·152 syf.··
2024 3. kitabı
SPOİLER ve kendi düşüncelerim. 1.alıntı 'Kazandıklarımın bir bölümünü kendime saklamaya karar verdiğim zaman zen­ginliğe giden yolu buldum. Sen de bulacaksın.' "'Ama kazandıklarımın hepsi zaten benim değil mi?' diye sordum. "'Hiç de değil,' diye yanıtladı. 'Terziye para ödemiyor mu­ sun? Ayakkabıcıya ödemiyor musun? Yediklerin için ödemi­ yor musun? Para harcamadan Babil'de yaşayabilir misin? Ge­ çen ay kazandığım bu diye gösterebileceğin ne var? Ya da geçen yıl? Budala! Kendinden başka herkese para ödüyor­ sun. Başkaları için emek veriyorsun. Köle olup sahibinin sa­ na verdiği yiyecekler, giyecekler karşılığında çalışmaktan, ne farkı var. Kazandığının onda birini kendine ayırmış olsaydın on yılda ne kadar paran birikmiş olurdu?' "Rakamlarla ilgili bilgilerim beni terk etmemişti; 'bir yıl­ da kazandığım kadar,' diye yanıtladım.'" "'Gerçeğin yarısını söylüyorsun,' dedi sertçe, 'biriktirdi­ ğin her altın para senin için çalışacak bir köledir. Onun ka­ zandığı her bakır para onun çocuğudur, o da senin için ka­ zanabilir. Zengin olmak istiyorsan biriktirdiklerin para ka­ zanmalı, onun çocukları da kazanmalı; hepsi birlikte sana özlediğin refahı sağlayabilir." Kazançlarının bir kısmını kendine saklamalısın. Ne ka­ dar az kazanırsan kazan onda birinden az olmamalı kendi­ ne ayırdığın miktar. Daha fazlası da olur eğer karşılayabilir'" sen. Önce kendine öde. Geri kalanının yetmeyeceği terzi� lerden, ayakkabıcılardan mal almazsan sana yiyecek için ve tanrılara bağış yapacak kadar para kalır elinde. "Zenginlik ağaç gibidir, küçük bir tohumdan büyür. Biriktirdiğin ilk bakır para senin zenginlik ağacının büyüyece­ ği tohumdur. O tohumu ne kadar çabuk ekersen ağaç o ka­ dar çabuk büyür. O ağaca
Finans
Babil’in En Zengin AdamıGeorge S. Clason · Butik Yayınları · 20185,8bin okunma
10/10
·226 syf.·
2023 96. kitabı
Günah üçlemesi 2 kitabı bleu sinclair yatağa kelepçeleyip kaçalı üç ay geçiyor Güvende olduğuna kardeşini koruduğuna inanıyor. Ne yazık ki yanılıyor. Sinclair onun nerede olduğunu biliyor ve onu uzaktan daha doğrusu amcasından koruyor. Blue hayatta tutmak için herşeyini ortaya koyuyor. Amcası abraham artık kardeşliğin lideri adamları Blue heryerde arıyorlar. Blue ihanetine rağmen Sinclair onu güvende tutmak için bildiği tek şeyi yapar onunla evlenmek. Benimle evlen Senin karın olmak kardeşliğin de evlenmem anlamına geliyor Benimle evlen Onsuz yaşamanın ne kadar acı verici olduğunu bilmeseydim onu öldürmeyi düşünürdüm... Kitap günah üçlemesi olsada seri devam ediyor. George nin en başarılı bulduğum serisi Serinin devamınıda ayrı ayrı güzeldi tavsiye ederim...
The Next SinGeorgia Cates · Cates Books · 20157 okunma
Reklam
Reklam