Hiç bilmediğimiz, hiç duymadığımız yazarlara öncelik vermemiz gerektiğini bana öyle güzel anlattın ki Ömer Faruk Aydın . Şimdi yazdığın İlk Devre kitabını mı övsem sizi mi övsem bilemedim. Nasıl başardınız 98 sayfanın her sayfasına bütün hisleri sığdırabilmeyi? Kah güldüm kah ağladım. Heyecanı ise son sayfaya kadar nasıl olabilirde üst seviyeler de tuttunuz? Bir Aşk anca bu kadar güzel anlatılabilirdi. Cümle aralarına sıkıştırdığınız müzikler, her bir kelimeyi içimize ince ince işlemeniz, kurguyu bozmayacak şekilde itina ile yazmanız gerçekten takdire şayan. Umarım ama umarım daha çok eserler de imzanız olur ve bizler sizlerin cümleleriyle sabahlarız. Buraya kadar bu yazdıklarımı okuyan arkadaşlar var ise onlara da şunu söylemek istiyorum. Şans verin arkadaşlar, vermezseniz inanın çok şey kaybedersiniz. Ama verirseniz şuna emin olun ki huzurlu uyumanıza sebep olacak, kalbiniz de farklı bir mutluluk olacak. Açık hava sinemasında en sevdiğiniz filmi izler gibi mutlu geçecek saatleriniz.
Psikolojim bozuldu galiba. Hakan Günday yine hatırlattı en acımasız olan yaratık biz insanlarızdır diye. Gerçekten de öyle. Yeraltı edebiyatının baştacısın. Kitabı alırken büyük bir heyecan ve mutluluk içerisinde belki alacaksın ama okurken heyecanın devam ederken mutluluğun ilk sayfasında sona erecek. Çünkü anlattıkları her ne kadar kurgu gibi görünse de çok ağır gelecek kalbine. Eğer ki bu kasvete hazırsan artık okuyabilirsin.
Eğer ki tarih sevmiyorsanız kesinlikle uzak durmalısınız. Ama tarih ile ilgileniyorsanız kaçırılmayacak bir eser. O dönemi yaşamak benim için bir ayrıcalıktı.
Kanıt dizisinin kitaba dökülmüş hali gibi. Özür dilerim ama dili biraz basit geldi. Kısacası ben bu kitabı sevemedim. Kusura bakma Komiser Nevzat sen daha iyilerine layıksın.
Çok başarılı bir kurgu. Okurken tamamıyla olayın içerisine girip gizemi ve cinayetleri beraber çözmeye çalışıyorsunuz. Evet bir polisiye ama arka sokaklar tarzı değil :) Eğer ki acaba okusam mı? gibi düşünce içerisinde boğuşuyorsanız vakit kaybetmeyin derim.