Puan vermedi·456 syf.··
2026 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:12
Yazarla tanışma kitabım. Beğenmiş olacağım ki bir başka kitabına geçtim. Ama kitabı seçmemin sebebi yazarla tanışmaktan ziyade yolculuk etrafında şekillenmiş bir metin okuma ihtiyacımdı. Maceracı tarafım rota boyunca başlarına olur olmadık şeyler gelsin istiyordu ama burda fiziksel yolculuk sadece bir araç. Bu söylediğim de bir eleştiri değil. :) Burdan sonrası spoiler mı bence değil ama çok hassassanız okumayın :) sonuçta ölmeye çıkıp da ölen kaç karakter girdi kurgu hayatımıza? Martin eden bile yaşamaya çalışırken öldü. Yani bu metnin sonu ölümle bağlansa özendirici olur muydu? Ölümle sonuçlanmayınca didaktiğe kaçmıyor mu? Çok kişisel yorumlar. Ben sonundan ziyade insanı bu son hayali ile yola çıkaran ve yolda yürüten o düşünce akışlarını okumayı, bu duyguları başkalarının ne şekillerde yaşadığını gözlemlemeyi seviyorum. Yazarın bu doğrultuda karakterleri kalburüstü kurguladığı ve okumaya değer bir kitap ortaya koyduğu fikrindeyim.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Sil baştan başlayalım mı?
Puan vermedi·48 syf.··
2026 42. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:42
youtu.be/yjGigzkkXMM?si=... Sil baştan sevmek gerek bazen, Her şeyi, unutmak... Ve Haziran sayısı... "Bu sayı bu hayatı öyle de böyle de sevenlere... Sil baştan yapabilenlere, şarkılara, eskilere, gidenlere, dönenlere..." Yerden yere vurduğum mayısın bir sonrası: #303789894 Bazen diyorum fazla mı hassasız, umurunda değil kimsenin kötüye giden ne varsa. Neyi dert edinsek yalnız bulduk kendimizi. Neyi dert edinsek dert edinmişliğimizle kaldık. Sen kendi resmini kendin de yapamazsın, Bir açılıp bir kapanır kapılar yüreğinde, diyen Nazım Hikmet Ran'ın dizeleriyle başlıyor bu ayki sayı. Akabinde, kuşların şarkısını söylüyor Aylin Balboa, "İnsan üzülmekten hasta olabilen aciz bir canlıydı." Hiçbir şeyim yok, diyor Nermin Yıldırım, sahi, ne kadar hiçbir şeyimiz yok değil mi? Damardan giriyor Gökhan Dağıstanlı, "Suçlusu da yok suçu da yok bu hikâyenin. Bana hiç uğramayan bir hayale kanmışım." Saplantılı bir aşkın anatomisinden bahsediyor Beyhan Budak: Limerence, sıcağı sıcağına kitabını bitirmişken... #306430650 Ve şiir gibi Bedia Ceylan Güzelce, "Dünyanın bütün kapılarını yükleyip ruhun gemisine, seni bir de öyle sevmek vardı." İnsan bazen olması gerekeni değil, kendisini mahvedecek şeyi seviyor. Gitme iki gözüm, "Mauro Emanuel İcardi Rivero" youtube.com/shorts/kpxnhBAW... "Yüz kere Eyşan, bin kere Eyşan diyen Ömer gibi, yüz kere Icardi, bin kere Icardi." Toksik bir ilişkinin dışavurumu gibiydi Hilal Serbes'in yazısı. "Can Kırıkları" çıktım "Hangi Şebnem Şarkısısın" anketinde. Hiç kimseye huzur yok, derken Murat Menteş, Ferdi Tayfur düştü aklıma, "Huzurum kalmadı, şu fani dünyada." Günün Hikâyesi'ni anlatıyordu Cem Davran, zihnimin arka fonunda Ferdi Baba
Dergi
Kafa Dergisi - Sayı 141 (Haziran 2026)Kafa Dergisi · Kafa Grup Yayıncılık · 202630 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
“Aileler gördüm,yuvalar gördüm sıcaklığı Kapı eşiklerinden dışarı sarkan” şiarını 2 farklı anlatıcı gözüyle aktaran bir eser.Kitabın her bölümünde olaylar sırayla Rikkat ve Esin karakterlerinin gözüyle anlatılıyor.Aynı mekanda olsa bile kişinin bulunduğu konumun yaşanılan duygular açısından mühim olduğunu gösteren çarpıcı hikaye var.Korkunç olanın insanın kalbinin kırılması değil,kalbinin taşlaşması olduğu misafirlerin yaşadığı baskı ve zorluklardan çok iyi tahlil edebiliyoruz.Geçmişiyle barışmayanın,geleceği ile savaşacağını ilk sayfadan itibaren hissedebildiğimiz eserde olay örgüsü ilerledikçe yazgının sırlar odasının çok geniş olduğunu ve sürprizler barındırdığını görüyoruz.Kalpten kalbe intikâl eden duygulara olumlu veya olumsuz mukâbele edilmesinin insan hayatını ne denli değiştirebileceğini Rikkat ve Esin karakterlerinin yaşadığı olaylar çok iyi ortaya koyuyor .
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,8bin okunma
Bir tatlıdan daha leziz
10/10
·348 syf.··
2026 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:33
Bu nasıl güzel bir kitaptır böyle… Hani tatlı yersiniz de ağzınızda enfes bir tat bırakır ya da yemek sonrası … Öyle mükemmel bir tat… Bu yazarla tanışmak ne kıymetli. Bu kadar harika bir kitap olacağını düşünmemiştim ama öyle güzel ki anlatmak için kelimeler yetmiyor. Hikayenin içine bir giriyorsunuz Rıdvan, Behiye, Suad, Eliz… daha kimler kimler oluyorsunuz. Ah Nermin Hanım nasıl bu kadar güzel bir kitap yazabildiniz… Resmen hayran kaldım. Kalemine , anlatımına , konusuna , kişilere , her şeye … Yüreğim cız ede ede okudum resmen. Alıntılar yaptığım o kadar güzel söyleri vardı ki kitabı aslında baştan sona alıntılamak istedim. Mektuplarla yazılan bir hayat ve bir sürü kişi okurken hepsinin aslında bir kişi de tekrar buluşması ne kadar güzeldi. Yazılacak söylenecek o kadar güzel sözler var ki bu kitap için herkesin mutlaka okuması gerekiyor. Yazarla daha tanışmamış olanlar kesinlikle bu kitapla başlayabilirler. Ben yazarın şans verdiğim ilk kitabıydı ve iyi ki bu kitapla onu tanımışım diyorum ve diğer kitaplarını okumak için aşırı sabırsızlanıyorum. Mükemmel bir kitaptı. Uzun zaman sonra okuduğum ve tanıştığım en iyi yazarlardan oldu. İyi ki okudum ve bu yazarın kalemiyle , hayal dünyasıyla ve onun beyninin içindeki kişiyle tanıştım… Yazarımıza bir not: Mürekkebi hiç kurumasın , aklından geçenleri yüreğiyle beraber kaleminin ucundan dökülmesi dileğiyle… İyi ki var…Okuyuculara iyi okumalar dilerim.
Saklı Bahçeler HaritasıNermin Yıldırım · Hep Kitap Yayınevi · 20184,005 okunma
Puan vermedi·352 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:13
Nermin Yıldırım’dan okuduğum ilk kitap olan Dokunmadan beni derinden sarsan bir deneyim oldu. Sayfaları çevirirken sık sık kendimden bir parça buldum, altını çizdiğim her cümlede "İşte ben de tam olarak böyle düşünüyorum!" dedim. Hikaye boyunca Adalet’e kocaman sarılma isteğiyle doldum. :( Zaman zaman karşımıza çıkan toplumsal eleştiriler hikayeye o kadar güzel yedirilmişti ki, mesaj kaygısı gütmeden, son derece net ve vurucu bir şekilde bana ulaştı. Nermin Yıldırım’ın diline ve üslubuna kelimenin tam anlamıyla bayıldım. (SPOILER İÇERİR): Sadi Saber’in bir hayal olmadığını umduğu ve bunu öğrendiği o sahne bence kitabın en duygusal, en can alıcı yeriydi. Mutlu sonla bitecek pembe bir aşk romanı okumadığımın başından beri farkındaydım, bu yüzden final beni şaşırtmadı ama çokça üzdü. Yine de ne yalan söyliyim, Adalet’in daha güzel, içinin tamamen rahat olduğu bir sonu yaşamasını çok isterdim.
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma
10/10
·352 syf.·
2026 38. kitabı
Henüz 29 yaşındaki Adalet'in, hayatın hiç adil davranmadığı, sevgisiz büyümüş genç bir kadının yol hikâyesi. Ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenmesiyle başlıyor. Sonra yaşadıklarını düşünüyor. Çocukluk yıllarındaki içini kemiren, suçluluk duygusunu, ilk günahını, mahalledeki arkadaşının elinden çekip aldığı oyuncak ayıyı hatırlıyor ve yıllar sonra oyuncağı sahibine verebilmek için bir yolculuğa çıkıyor. Mahsun'a ulaşmak için, çıktığı bu yolculukta Sadi Seber ile tanışıp, yol arkadaşı olması ve sonra yaşanılan anlatılıyor. Nermin Yıldırım'dan okuduğum dördüncü kitap. Daha önce Ev, Unutma Beni Dersleri ve Unutma Beni Apartmanı'nı okumuştum ama bu kitabı içime daha çok işledi ve ilk sıraya yerleşti. Ben yazarın, kalemini ve üslubuna bayılıyorum. Dili anlaşılır ve su gibi akıp gidiyor bir bakmışsınız kitabın yarısını bitirmişsiniz. Bazı cümleler beni çok yaraladı o yüzden fazla altını çizdim ve alıntıladım Uzın süre etkisinden çıkamayacağım ve hiç beklemediğim finalle biten bir kitaptı ama İyi ki okudum tavsiye ederim
DokunmadanNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 202511,6bin okunma