George Orwel 1949 yılından günümüze bir gönderme olarak mı yazmış bu kitabı? Yazarların kafasındaki felaket senaryolarını biraz erken mi yaşamaya başlamışız?Romandaki korkunç sistemin insan üzerindeki baskısının hafifletilmiş halini yaşıyor gibiyiz.Bir tek büyük birader(ler)in adı verilmemiş.
Büyük biraderin gözü üzerimizde. Her evde bir tele ekran vardır ve düşünce polisleri bunlarla evleri izlerler. Insanlar ne zaman izlendiğini bilmez ama hep izleniyormuş gibi yaşar .Aykırı düşünen buharlaştırılır ve insanlar o kişi hiç var olmamış gibi hayatlarına devam eder.Insanlarin belleği yoktur hem bilirler hem bilmezler.Sadece neyi nasıl bilmeleri isteniyorsa önlerine o sunulur.
Kitap ütopik bir karabasan gibi fakat aynı zamanda mutlaka okunması gereken bir hazine bence. Belki insanların gerçekte yaşadıkları karabasanın farkına varıp uyanmalarını sağlar.
SAVAŞ BARIŞTIR
ÖZGÜRLÜK KÖLELİKTİR
CEHALET GÜÇTÜR
Son cümle çok önemli (!)
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,1bin okunma
Otomatik Portakal gelecekteki baskıcı rejimlerin ortaya çıkardığı kötü yerleri anlatıyor. Yani bir distopya.Aslinda toplumsal bir eleştiri yapılıyor. Insanlara iyiyi ya da kötüyü seçme şansının verilmemesi,insanların bilinç-altı yöntemiyle kontrolü bir distopya olarak anlatılmış kitapta.Fakat Burgess'ın kahramanı Alex'in hiç müdahale edilmeden önce yaptığı kötülükler daha ütopik geldi bana.Çünkü çok korkunç ve normal değil...
Kitaptan daha ilginç olan yazar Antony Burgess'ın hayat hikayesi bence.Burgess'a beyin tümörü teşhisi konuluyor ve bir yıl ömrü kaldığı söyleniyor.Burgess karısının kendi ölümünden sonra rahat yaşaması için bir yılda beş tane kitap yazıyor. Otomatik Portakal da bu kitaplardan birisi ve yazarın hastalık psikolojisindeki yoğun nefretini yansıtıyor. Bir yılın sonunda Burgess 'a yanlış tanı konulduğu ve ölmeyeceği söyleniyor.