Günler, yıllar gelip geçer. Savaşlar, çatışmalar akar durur. Tarih, duruş sahibi şahsiyetleri unutmaz; rüzgârgülü gibi savrulanları ise takvim yapraklarının soluşu gibi silinir gider, hatırlanmaz.
Bir zamanlar şaşırtıcı olan şimdi normalleşti. Etrafımızdaki çok sayıda insanın ayakta kalmak için her gün kuvvetli bir kimyasal alma ihtiyacı duyacak kadar sıkıntı içinde olduğunu üstünde fazla durmadan kabullenmiş durumdayız.