Her şey, Yaratıcı'nın elinden çıktığında iyidir; insanoğlunun elinde bozulur. İnsanoğlu bir toprağı başka bir toprağın ürünlerini beslemeye, bir ağacı başka bir ağacın meyvelerini taşımaya zorlar; iklimleri, elementleri, mevsimleri birbirine karıştırır, karmakarışık yapar; köpeğini, atını, tutsağını sakatlar; her şeyi altüst eder, her şeyin biçimini değiştirir, biçimsizliği, aykırı yaratıkları sever; hiçbir şeyi, hatta insanı bile, doğanın yaptığı şekliyle istemez.
Çünkü sömürülmek istenen insana yapılacak ilk şey onu inancından saptırmak, yani onun için değer yargısı olabilecek her şeyden onu mahrum etmektir ki bunun meyvesi şahsiyetsizlik, kölelik, ruhsuzluktur.
İnsanların şahsiyetleri ellerinden alındı mı bir değil binlerce uyarıcı gelse o insanları uyandıramaz yere sürtünmüş olan burunlarını kaldıramaz. Bu bağlamda insan metalaşmış yani insanlıktan çıkarak istenildiği şekle sokulabilen eşya haline gelmiştir.