"Sen sadece düşünüyorsun. Sadece düşündüğün için de zihnindeki dünya ile zihninin dışında iki farklı dünya kurmuş, öyle yaşıyorsun. Bu büyük uyumsuzluğa katlanman, manevi açıdan kocaman bir hata değil mi?"
"Ona göre dürüstlük de, samimiyet de yüreğimizde hazır tuttuğumuz şeyler değildi. Demirin taşa sürtündüğü zamanda kıvılcım çıkarması gibiydi. Karşıdaki kişiye bağlı olarak, ancak sağlıklı bir bağ kurulduğunda bu olgu oluşabilirdi iki kişi arasında. Kişinin kendisinde bulunması gereken bir özellik olduğu kadar, karşılıklı bir ruhsal ilişkinin de sonucuydu bu. Bu nedenle, karşınızdaki doğru kişi değilse, insanda bu hisler oluşamazdı."