Kitap akıcı, bir bölüm bitince "bir tane daha okuyayım" diyorsun. Özellikle Can Manay karakteri çok ilginçti. İlginç demek ne derece doğru bilemedim... Sapık, takıntılı, fazla abartılmış bir karakter. Bir yandan sinir oluyorsun, bir yandan da ne yapacağını merak edip okumaya devam ediyorsun.
Bazı yerlerde karakterler bana fazla abartılı geldi. Gerçek hayatta böyle insanlar var mı diye düşündüğüm oldu, "Yok artık, bu tip insan var mı?" deyip güldüm. Özellikle bazı olaylar biraz fazla tesadüfe bağlanmış gibiydi. Bir de ara sıra yazarın verdiği uzun psikolojik ve felsefi anlatımlar hikâyenin hızını düşürüyor. Tam olayın içine girmişken bir bakıyorsun, birkaç sayfa boyunca karakterlerin düşüncelerini okuyorsun.
Yine de kitabın sevdiğim tarafı, insan psikolojisini iyi işlemesi oldu. Herkesin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını, insanların içinde bambaşka savaşlar verdiğini güzel anlatıyor. Aşk, hırs, kıskançlık ve takıntı gibi duyguların insanı nasıl değiştirebildiğini net bir şekilde gösteriyor.
Kitabı çok severek okumayı tercih ederdim ama sıradan bir okuma oldu. Karakterleri benimseyemeyince, gerçek hayatta var olamayacak kadar mükemmel anlatılınca kitabın içine giremedim. Popüler kültürün ve sanırım dizisinde yer alan oyuncuların etkisiyle ünlenmiş, hiç etki bırakamayacak kadar basit bir kitap; kafa dağıtmalık...
Psikolojik yönü ağır basan, biraz entrika, biraz da aşk içeren kitapları seven biriysen şans verilebilir. Devamını okur muyum bilemedim. Belki bir gün, sadece okumak ve vakit geçirmek istersem alırım elime.