Babam bahçıvan ve ölüm
Puan vermedi·208 syf.··
2026 8. kitabı
Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.” Hayatının uzun yıllarını bahçesine vakfetmiş olan babasının, “omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas” gibi gördüğü ve idealize ettiği kişinin ölümünü anlattığı bu kitabında Gospodinov, yeri doldurulamaz bir kayıp karşısında hissettiklerini içten ve etkileyici bir dille aktarırken, aynı zamanda hayat ve ölüm üzerine, sevgi ve yas üzerine, varoluşumuzu anlamlandıran ve yola devam etmemizi sağlayan şeyler üzerine derin bir tefekküre dalıyor. “Onun bugüne kadarki varlığı, benim kendi varlığımı, çocukluğumun varlığını doğruluyordu. Öte yandan yokluğu hafızanın tüm mekanizmasını harekete geçiriyor. Uzun zamandır aklıma gelmeyen şeyler şimdi uyanıyor, onları ben uyandırıyorum – tüm bunların gerçekten olup bittiğinden emin olabilmek için. İstemli ve istemsiz bellek birlikte çalışıyor ve anıların paslanmış çarkını harekete geçiriyor, net görülmeyen yerleri temizliyor veya uyduruyor. Kabul etmeliyiz ki bu, vefat edene yönelik bir bellek çalışması olduğu kadar, kendimize de yöneliktir, benmerkezci, bir anlamda kendimizi kurtarmaya, birinin gidişinden sonra hayatta kalışımızı anlamlandırmaya yönelik bir uğraştır. — Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi?” Artık çocukluğumuzda yok oluyor....
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:30
ᴋɪşɪsᴇʟ ɴᴏᴛʟᴀʀıᴍ / ɪ̇ɴᴄᴇʟᴇᴍᴇ; ​Kocasının ölümünün ardından yas tutan genç bir dul kadın ile alacağını tahsil etmek için onun evine gelen kaba saba, borç içinde yüzen bir toprak sahibinin arasındaki gerilimli karşılaşmayı anlatır. Para kavgasıyla başlayan bu inatlaşma, bir anda tarafların birbirini düelloya davet ettiği absürt ve tutkulu bir çatışmaya dönüşür. ​Çehov’un o insan doğasını çözmüş dehasını ve mizah anlayışını bu tek perdelik oyunda net bir şekilde görüyorsun. Kadın-erkek ilişkilerindeki o nefret ile aşk arasındaki ince çizgiyi o kadar komik ve akıcı işlemiş ki, karakterlerin o inatçı hallerini izlemek aşırı keyifli. Kısa sürede insanı içine çeken, tiyatro edebiyatının en dinamik ve eğlenceli klasiklerinden biri. ᴋɪᴛᴀᴘ ᴅᴇᴛᴀʏʟᴀʀı: ​ᴛᴜ̈ʀ: Tiyatro Oyunu / Klasik / Komedi ​sᴀʏғᴀ sᴀʏısı: Yaklaşık 40 Sayfa (Tek Perdelik Oyun) ​ᴘᴜᴀɴıᴍ: 8.5/10 ​ᴅᴜʀᴜᴍ: E-Kitap ​
AyıAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20171,019 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:53
Kitaba başlamadan önce biraz ne incelemeler yazılmış diye onları inceledim ve bazı kişilerin kitabı anlamadıklarını okudum. Kitabı bitirdikten sonra bu yorumlar bana ilginç geldi. Çünkü kitapta anlaşılmayacak bir şey toktu. Bir daha okumalarını tavsiye ederim onlara ama kafaları kalabalık değilken ve sesli bir ortamda olmadan.. kitaba gelecek olursak; hüzünlüydü fazlasıyla. Ve bence yazar karakterleri o kadar net geçirdi ki nasıl davranan,hangi tarzda karakterlere sahip olduklarını kafamda belirginleştirdim. Hüzünlü ama güzeldi. Akıcıydı. Kitapta hem isyan vardı,hem yetersiz hissetme, hem yetişememe hepsini hissediyorsunuz. Emin olduğun bir şeyde korkuya yer vermemeli insan. Ve hayatta da önce emin olmaya odaklanmalı. Yoksa sadece o boş tren rayların çekmeye mahkum oluruz.. Cem Tunçer
1000Kitap
Melanie Klein, Melanie Klein!Cem Tunçer · Budala Kitap · 2026760 okunma
10/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 23:17
Beğendim ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim, ellerinize emeğinize sağlık olsun. Da keşke kimlerin kaleminden çıktığını da bilseydik. Böyle kolektif yazıp geçmek oldu mu? Bence hayır olmadı. Tamamen tahmin ediyorum sayfalardaki satırlara dolayısıyla kendimize daha çok odaklanalım diye bunu tercih ettiniz artı devamında bir şeylerin ne bileyim en basit soruların gelmemesi için mi? Kitapta ayrı ayrı bölümlerde önce kısa mektubu andıran kişisel hikayeler var akabinde ise onunla ilgili daha çok profesyonel görüşü andıran açıklama geliyor. Evet kendimizden çevremizden çok tanıdık satırlarla hikayelerle karşılaşıyoruz ve belki şahsen kendimize azıcık uzaktan bakar hissine de kapılabiliyoruz. Bilmediğim bir şey çıktı mı derseniz yok, sanki hep bildiklerimin üstünden geçtim gibi oldu. Bu daha çok yaşla alakalı yalnız, birçok okur için bunun değişken olacağını söyleyebilirim. Bir yerde insan ruhuna ayna tutar gibi. Neleri yanlış yapıyoruz, neden öyle davranıyoruz gibi gibi. Ve en en çok hoşuma giden kısımları var her bölümün son satırları acayip hoşuma gitti sırf onları okumak için alın derim. Sebebine gelince azıcık hoş söze, teselliye ihtiyacım olduğunda tekrar açıp bu satırları okuyacağım. Neden mi? Böyle durumlarda her zaman da diyebilirim de neyse az kibar olayım çoğunlukla çevremdeki insanlar bana teselli veremiyor. Çok defa içimden 'yahu zor anımdayım ve sana bunu açık ettim iki çift güzel söz ya da teselli bu kadar mı zor' derken buluyorum kendimi. Akabinde de ne bekliyorsun ki deyip bir sonraki zor anımı mümkün mertebe belli etmemeye karar veriyorum. Velhasıl kendi kendime teselli ihtiyacı hissettiğim an bu kitap elimde olacaktır net. Okumak isteyenlere kesinlikle düşünmeyin okuyun derim. Ve şimdiden keyifli okumalar dilerim.
Şimdi Değilse Ne Zaman?Kolektif · Destek Yayınları · 20263 okunma
7/10
·168 syf.··
2026 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 20:35
Kitap, “çocuk olmak” denilen şeyin aslında ne kadar karmaşık duygular içerdiğini gösteriyor: anlaşılma ihtiyacı, sınırlar, öfke ve sevgi aynı anda akıyor. Yazar bunu didaktik bir tona kaçmadan, günlük hayatın içinden sahnelerle veriyor. Bu yüzden hem çocuklar hem de yetişkinler okurken kendinden bir şeyler bulabiliyor. Dili oldukça akıcı ve yer yer mizahi. Ama en güçlü yanı, küçük görünen sorunların çocuk dünyasında ne kadar büyük hissedilebildiğini çok net hissettirmesi.
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,9bin okunma
Puan vermedi
Bugün masamda sadece ismiyle bile ilgimi çekmeyi başaran ve beni doğrudan okumaya yönlendiren bir kitap var: Samir Puri’den Batısızlık. Kitap, yüzyıllar boyunca alışık olduğumuz ve hiç değişmez sandığımız dünya düzeninin aslında nasıl derinden sarsıldığını göstererek resmen ezber bozuyor. Yazar Samir Puri ise sadece teoride kalmamış; uluslararası ilişkiler, diplomasi ve güvenlik alanlarında sahada bizzat bulunmuş, Singapur'daki prestijli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'nde (IISS) kıdemli araştırmacılık yapmış çok yönlü bir akademisyen. Bu yüzden dünyadaki güç dengelerini çok iyi bilen, bir gözle konuşuyor. Onun bu net anlatımıyla; demografik, ekonomik, askeri ve kültürel açıdan çok daha farklı, çok sesli bir geleceğe doğru gittiğimizi net bir şekilde görüyorsunuz. Kitap, televizyonlardaki o sığ tartışmalardan sıyrılıp ayaklarımızın altındaki zemini sarsan bu büyük değişimi çok daha geniş bir çerçeveden görmemi sağladı. Batı dünyasının elindeki o eski gücü ve ayrıcalıkları kolay kolay bırakmayacağını bilsek de bu dönüşümün aslında bazı coğrafyalarda düşündüğümüzden çok daha fazla ilerlediği gerçeğiyle yüzleşiyorsunuz. Peki bu kitap bana ne kattı? Bana en büyük katkısı, günlük haberlerin ötesine geçip dünyadaki büyük resmi ve ulusların arkadaki o görünmez hareketlerini daha net okuma becerisi kazandırması oldu. "Dünya nereye gidiyor?" sorusuna çok daha geniş ve tarafsız bir pencereden bakmayı öğrendim. Özellikle kimler okusun? Tarihin, siyasetin ve dünyadaki güç dengelerinin perde arkasını merak eden, "Her şey anlatıldığı gibi mi gerçekten?" diye soran ve dünyayı tek bir taraftan izlemekten sıkılan herkesin keyifle okuyacağı, zihin açıcı bir kitap.
BatısızlıkSamir Puri · Yeditepe Yayınevi · 20252 okunma