8/10
·176 syf.··
2026 56. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 03:20
Her kitapta “bundan daha kötüsü olamaz” dedim. Sonra daha kötüsünü öğrendim. Lana’nın başına gelenlere mi üzüleyim, Marcus’a yapılanlara mı, babasının yaşadıklarına mı, yoksa bütün bunları bilen ve susan koca bir kasabaya mı bilmiyorum. Okudukça içim daraldı. Bazı yerlerde gerçekten kitabı kapatıp duvara bakma ihtiyacı hissettim. Bu kitapta o gece yaşananları çok daha net öğreniyoruz, öğrendiğimiz şeyler öyle ağırdı ki ve dürüst olmak gerekirse okuduklarım karşısında dehşete düştüm. Kitabın bazı bölümlerinde, çok fazla bölümünde içim daraldı, midem bulandı, hatta bazı sahnelerde okumaya devam etmek bile zor geldi. Çünkü burada sadece birkaç kötü insan yok. Burada göz yuman insanlar var. Sessiz kalan insanlar var. Gerçeği bilip hiçbir şey yapmayan insanlar var. İnsanların bu kadar zalim olabileceğine inanmak istemiyorsunuz. Daha da kötüsü, bütün bunların üstünün örtülmüş olması. Adaletin yerini bulmaması. Ve gelelim Logan’a. Cehennemin dibine kadar yolu var. SPOİLER OLABİLİR Üç kitap boyunca bu adamı melekleştirdim. Bana da yazıklar olsun. Öğrendiğinde Lana’nın yanında durmasını istedim. Ama yaşanan onca şeyi öğrenmesine rağmen verdiği tepki beni inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı. Ekibindeki insanlar bile Lana’yı anlayabilirken onun dönüp kendine acıması sinirlerimi bozdu. ÇOK FAZLA HEM DE ! Final kısmına gelirsek; Kalbimi söküp elimde bıraktı diyebilirim. Bu serinin şimdiye kadar en can yakan kitabı buydu. Kalbim milyon parçalaya bölünse daha az canım acırdı galiba ya. Özellikle belirtmek istiyorum kitap gittikçe daha travmatik ve tetikleyici bir hal alıyor. Bu konuda hassasanız lütfen ama lütfen okumayın.
Mindf*ck 4: Tüm YalanlarS. T. Abby · Artemis Yayınları · 202631 okunma
Puan vermedi·1062 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
spoiler içerir. bu kitapta ilişkiler ve evliliklerin yanında dönemin rusyasını okuduğumuz söylenebilir. dürüst olmak gerekirse, son sözde de bahsedildiği gibi rusça bilmeyen okurlar ve dönemin rusyasına özel bi ilgi duymayan okurlar için bu kısım oldukça sıkıcı ve boğucu. en azından benim için öyleydi diyebilirim. çünkü anna karenina’yı bitirmem 6-7 ayı buldu diyebilirim. kitapta birçok aşk üçgeniyle karşılaşıyoruz. ana karakterimiz anna’nın kocasını, oğlunu geride bırakıp vronski’ye aşık olmasını ve bu aşkın peşinden gitmesini görüyoruz. bunun yanında arkada başta levin ve kiti’nin ilişkisi olmak üzere başka ilişkiler de görüyoruz. aslında yazar bize iki ilişkiyi de aynı anda yaşayarak gözlemleme fırsatı veriyor. anna ve vronski’nin tutkulu aşklarına karşılık levin ve kiti’nin daha dengeli bir ilişki yaşadığını görüyoruz. ilk olarak kitabın ilk yüz sayfası ve son yüz sayfasında kitaba ismini veren anna karenina’nın olmaması çok ilginç. en azından anna’nın trajik ölümünün ardından kitabın geri kalanında, anna’nın gidişine dair bir şeyler söylenmesini, gidişinin etkisini belki tutulan yası görmek istedim. ama sanki bu isteğe bilerek karşı konulmuş ve birkaç yer dışında anna’dan hiç söz edilmemişti. bu bende şunu hissettirdi, kendi acılarımız, yaşantımız bizim için merkez olsa dahi geri kalan insanlar için hayat devam ediyor, onlar için yaşantımız varlığımız hatta söz konusu yokluğumuz bile “o kadar da” mühim değil. bu ne kadar rahatsız edici hissettirse de, bence, bi o kadar da özgürleştirici. ayrıca kitapta daha iyi ve sağlıklı olduğunu görmeye meyilli olduğumuz levin ve kiti ilişkisinde dahi, eksik olan bir şeyler var. kimse beyaz değil . tam tersi olarak kocasını aldatan oğlunu terk eden anna dahi, siyah gelemiyor gözümüze. kağıt üstünde bakıldığında ahlaken
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Talat Paşa
10/10
·120 syf.··
2026 44. kitabı
Hüseyin Cahit Yalçın çok değerli bir gazeteci. Talât Paşa hakkında yazılarını okumak beni çok mutlu etti. Kitap içerisinde Talât Paşanın farklı yönlerini ve neden Büyük Efendi olduğunu çok net hissedebilirsiniz. Vatanseverliğin ne olduğunu, görevini yapmanın ne demek olduğunu net bir şekilde hissedebilirsiniz. Son kısımdaki hatıralar ve fıkralar kısmı da pek keyifliydi. Göktürk Ömer Çakır ve Ötüken yayın evine bu çalışma için teşekkürler.
Talat PaşaHüseyin Cahit Yalçın · Ötüken Neşriyat · 2020441 okunma
8/10
·272 syf.··
2026 44. kitabı
Herkese merhabalar :) Eğer beni tiktokta da desteklemek isterseniz hesabım: @bookswithemir Kitaba Kurban Bayramının başında başlamama rağmen anca bitirebildim hem başına oturamadım hem de başına oturduğumda içimi daraltan bir kitap oldu. Çünkü kitapta çok yakından içinde olduğumuz bir savaş dönemini asker Peter ve asker eşi Katharina'nın gözünden okuyoruz. Kitap boyunca Peter'a nedeni bilinmez ısınamadım fakat Katharina'yı gördüğümüz andan itibaren gözüm hep Katharina'nın bölümlerini aradı. Gerçekten bu hikayede yanan ve yanmasına rağmen küllerinden doğan Katharina oldu. Eğer Katharina gibi bir karakter bu kitapta olmasa puanı benim için 6'yı bile geçemezdi fakat Katharina'nın acısı, ümidi, bekleyişi ve sevgisi o kadar içime işledi o kadar samimi geldi ki gerçekten kitabı o okuttu. Ve demeden geçemeyeceğim maalesef kitapta çok net bir şekilde "Filler tepişir, karıncalar ezilir." alıntısının doğruluğunu çok net bir şekilde görebiliyoruz. Tavsiye ederim fakat bence havalar sıcakken okumayın ki daha rahat atmosferine girebilin.
İnceleme
YüzleşmeAudrey Magee · Delidolu Yayınları · 202458 okunma
Toplum, Önyargı ve Masumiyet
10/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:22
Bülbül, kimseye zararı olmayan, sadece varlığıyla güzellik ve saflık taşıyan insanları temsil ediyor. Ama buna rağmen yanlış anlaşılmaları ve haksızlığa uğramaları onu daha da anlamlı kılıyor. Tom Robinson’un başına gelen adaletsizlik ve Boo Radley’in toplumdan uzak, yalnız yaşamı da bunu daha net hissettiriyor. Romanın en önemli sorusu ise; Toplum, anlamadığı ve önyargıyla yaklaştığı insanlara ne kadar adil davranmaktadır?
Alıntı
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,8bin okunma
10/10
·232 syf.··
2026 8. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 22:12
Kitabı okurken her bir bölüm bambaşka düşüncelere götürdü beni. Çocuk gelişimci ve öğretmen olarak çok keyifle okudum. Toplum içinde kurulan kalıpların evlerimize hatta ebeveyn olarak aldığımız sorumluluklara kadar dahil olan kalıplar… peki bu durumunu ebeveyn olarak ifade ederken çocuk ne anlıyor çok net bir biçimde kitapta ifade ediyor. Sadece ebeveynlikle de alakalı değil. Bir çocuğun dünyasını anlamaya, kurduğumuz cümlelerin etkilerine, yaşamımız boyunca anlaşılması basit olan şeylerin aslında anlaşılması güç haline getirilmesi üzerine nasıl o gücü aşabileceğimizi ifade ediyor. Kesinlikle herkesin okuması gerektiği bir kitap
Kırk Kere SöyledimZiya Selçuk · Kronik Kitap · 20221,933 okunma