İlk polisiye kitabımdan bana kalanlar...
Puan vermedi·464 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 17:49
Öncelikle kitap polisiye kategorisinde anılmasına rağmen, psikolojik gerilim olarakta ele alınabilir.Belki de ben bu yönden yaklaşarak sevdim kitabı...Buna net bir cevap vermem için bir polisiye konulu kitap daha okumam gerekiyor.. Konuyu spoiler vermeden nasıl aktarabilirim diye düşündüm.. Hatta kitap sayfasına göre çok az alıntı yapabildim. Çünkü kitap hep bir kovalamaca ve diyalogla geçiyor. Sizlere aktarabileceğim alıntı bulmakta zorlandım . Konumuz bir genç kızın kaçırılma hikayesi. Sıradan gibi görünen bir konu ama çok derin İzler bırakacak ayrıntılar var. Kaçırılan karakterin bulunduktan sonraki sürecide çok ilgi çekici..Yani kitabın sonuna kadar kayıp birisini bulmaya çalışmıyorsunuz.. Olaylar 3 ayrı karakter tarafından size aktarılıyor. Kaçırılan Mia'nın annesi, Mia'yı bulmaya çalışan dedektif ve Mia'yı kaçıran kişi... Kafanızın karışacağını düşünebilirsiniz ama çok rahat ilerliyor konu. Mia'nın ruhsal durumu, annenin kendi iç hesaplaşması ve Mia'yı kaçıran kişinin psikolojisi öyle güzel aktarılıyor ki, kim iyi insan,kim kötü insan hepsi karışıyor içinizde. Kitabın sonunda bütün dengeler alt üst oluyor.. Hiç beklemediğiniz bir son :) Ve hayatınıza giren hiç kimseye önyargılı olmayın derim.. Lanet okuduğunuz birisine günün sonunda sımsıkı sarılmak isteyebilirsiniz. Akıcı ,keyifli,bisürü duyguyu aynı anda yaşatan bir kitap.. Daha ne olsun derseniz, okumak kalır geriye :)
İyi KızMary Kubica · Martı Yayınları · 20161,809 okunma
Zahir zahit
Puan vermedi·479 syf.··
2026 11. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 10:08
Tehlikeli oyunlar kitabı anlam yönünden yoğun pek çok noktada eleştirel tutumda olan yazar kelime oyunlarıyla kalıpları yıkan kalemiyle farkını ortaya koyuyor. Benim için Oğuz Atay hikayesi olmayanların (!) hikayesini anlatiyor. Belirsizliğin doğurduğu ihtimalleri ve olan durumların olabilecekleri ile kıyası sık sık yer alıyor. Kitaptan bir alıntıyı cözümlemek ve kitabın bana kattığı noktayı belirtmek isterim: "Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor." Çünkü artık kelimelerin de, imaların da, hiçbir anlamı yok. Hayatta her şey net olmalı. Olur ya da olmaz; olumlu ya da olumsuz... İnsan neyi göze alıyorsa, arkasında durduğu şey de o kadar net olmalı. Olumsuz bir sonuç bile belirsizlikten daha değerlidir. O yüzden cesur ol, ne olacaksa olsun ama artık net ol." Bence netlik Mesajını veriyor ve hayatında griyi görmezden gelen benim için çok yerinde bir mesaj çok net olmalı yada olmamalı ya hep ya hiç ya olur ya olmaz ya siyah ya beyaz..
Alıntı
Tehlikeli OyunlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202538,9bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·200 syf.··
2026 16. kitabı
Sanne Rooseboom bu kitapta çocuklara ve yetişkinlere çok net bir mesaj verir: "Dünyayı değiştirmek için süper güçlere gerek yoktur; sadece dikkatli bir göz, sıcak bir kalp ve harekete geçme cesareti yeterlidir." Çok ama çok güzel bir kitaptı severek okudum
Çözüm BakanlığıSanne Rooseboom · Can Çocuk Yayınları · 2024555 okunma
7/10
·276 syf.··
2026 51. kitabı
Davut ve Golyat, Malcolm Gladwell’ın en akıcı ama aynı zamanda en tartışmalı kitaplarından biri sanırım. Yazardan daha önce Outliers ve The Tipping Point kitaplarını okuyup beğenmiştim, fakat Davut ve Golyat, benim için bu üçlü arasında en zayıfı olarak kaldı. Kitabın temel fikri şu: Hayatta “dezavantaj” gibi görünen şeyler bazen insanı daha güçlü hale getirebilir, “avantaj” gibi duran şeyler de aslında kişiyi kırılganlaştırabilir. Gladwell bunu anlatırken sadece teoriye yaslanmıyor; spor hikâyelerinden savaşlara, eğitim sisteminden kişisel trajedilere kadar birçok örnek kullanıyor. Kitabın en dikkat çeken bölümlerinden biri, tabii ki Davut ile Golyat hikâyesine getirdiği yorum. Gladwell, aslında Davut’un sanıldığı kadar güçsüz olmadığını söylüyor. Sapan kullanmanın o dönemde ciddi bir savaş becerisi olduğunu, yani Davut’un yakın dövüşe girmeden avantaj sağladığını anlatıyor. Kitabın genel yaklaşımını burada net şekilde görüyorsun: “Zayıf” görünen taraf bazen oyunun kurallarını değiştirerek kazanıyor. Bir başka etkileyici örnek ise disleksi yaşayan başarılı insanlar üzerine olan bölüm. Gladwell burada bazı insanların yaşadıkları zorluklar nedeniyle problem çözme becerilerinin geliştiğini anlatıyor. Özellikle girişimciler ve hukukçular üzerinden verdiği örnekler ilginçti çünkü insan ister istemez şu soruyu düşünüyor: “Eğer hayatları daha kolay olsaydı, yine aynı insanlar olabilirler miydi?” Ama kitap tamamen kusursuz değil. Bazen Gladwell’in örnekleri fazla genelleştirdiğini hissettiriyor kesinlikle. Bazı hikâyeler çok etkileyici olsa da “istisnalar üzerinden kural çıkarılıyor” duygusu oluşturuyor. Özellikle başarı hikâyelerinde, sosyal şartların veya şans faktörünün geri planda kalması biraz eksik hissettirdi bana. Yapılmamalıydı diye düşünüyorum. Yine de okunması
Davut ve GolyatMalcolm Gladwell · Mediacat Yayıncılık · 2023514 okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 13. kitabı
“Bir insanın kötülüğü seçme özgürlüğü elinden alınırsa o gerçekten iyi biri mi olur?” Anthony Burgess’in Otomatik Portakal adlı romanı, ilk bakışta şiddet ve sokak dili üzerine kurulmuş bir hikâye gibi görünse de, derinlemesine okunduğunda insan doğası, özgür irade ve toplumun birey üzerindeki etkisi üzerine güçlü bir sorgulama metnidir. Romanın başkarakteri Alex, genç yaşına rağmen şiddetle iç içe bir hayat sürmektedir. Ancak onu sadece “kötü biri” olarak görmek yeterli değildir. Alex aynı zamanda müziğe, özellikle klasik müziğe yoğun ilgi duyan, estetik duygusu gelişmiş bir karakterdir. Bu durum, onun iç dünyasında bir tezat yaratır: bir yanda sanat ve duyarlılık, diğer yanda ise bilinçli şiddet eğilimi. Roman boyunca dikkat çeken en önemli unsurlardan biri kullanılan dildir. Yazar, sokak argosu, tekrar eden söz kalıpları ve ses yansımalarıyla karakterlerin dünyasını doğrudan okura hissettirir. Özellikle Alex’in duygularını “anlatmak” yerine seslerle ifade etmesi, metni daha ritmik ve canlı hale getirir. Bu dil, okuru hem içine çeker hem de zaman zaman rahatsız eder. Romanın önemli bir teması da özgür irade meselesidir. Devlet, Alex’i “iyileştirmek” amacıyla onu şiddetten tiksindiren bir yönteme tabi tutar. Ancak bu süreç sonunda Alex artık iyi olduğu için değil, fiziksel olarak şiddet gösteremediği için “zararsız” hale gelir. Bu durum, insanın gerçekten iyi olup olamayacağı sorusunu gündeme getirir: Bir insan zorla iyi hale getirildiğinde hâlâ insan kalır mı? Bu süreçte klasik koşullanma gibi psikolojik yaklaşımlar da hissedilir. Alex, şiddet görüntülerini fiziksel acıyla ilişkilendirerek şartlandırılır. Bu durum Pavlov’un ve davranışçı psikolojinin deneylerini çağrıştırır. Ancak roman, bu yöntemin ahlaki bir çözüm olup olmadığını tartışmaya açar. Bir diğer
Edebiyat
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,3bin okunma
2/10
·248 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 12:40
Bu incelemeyi yazarken kitaba dair hislerim o kadar arafta ki beğendim mi beğenmedim mi inanın tam olarak adlandıramıyorum. ​Salih Uyan kalemiyle ilk defa Ruh Diyeti sayesinde tanıştım. Kitap temelde üç bölümden oluşuyor: Mutluluk, kişisel gelişim ve kültürel değişim. Yazarın dili gerçekten sade, metinler sizi yormadan akıp gidiyor. Hatta okurken altını çizdiğim, "burası güzelmiş" dediğim epey satır oldu. Fakat sorun şu ki kitap bir bütün olarak beklentimi maalesef karşılamadı. ​İlgi çekici, beklentiyi yükselten önsözü var. Ancak sayfalar ilerledikçe o önsözdeki vaatle asıl içeriğin pek örtüşmediğini, arada bir kopukluk olduğunu hissettim. ​Bu kitap bana aslında kişisel gelişim sularında yüzen metinlerle ilgili net bir karar aldırdı diyebilirim. Eskiden de mesafeli olduğum bu türe sanırım bundan sonra şans vermeyi düşünmüyorum. Çünkü günün sonunda hepsi birbirinin kopyası gibi hissettiriyor; aynı formüllerin ve aynı fikirlerin farklı cümlelerle tekrarlanmasından öteye geçemiyor. ​Kişisel gelişim sevenler için akıcı bir alternatif olabilir ama özgünlük arayanlar için pek de doyurucu değil. Keyifli okumalar dilerim.
Ruh DiyetiSalih Uyan · Timaş Yayınları · 2020328 okunma