Yani beden eğitimi konusunda aşırı ya da yetersiz davranmak bedene zarar verir, aynı şekilde gereğinden fazla yemek ya da içmek de benzeri sonuçlara neden olur. Oysa dengeli davranırsak sağlıklı oluruz veya sağlığımızı koruruz. Aynı şekilde erdemler söz konusu olduğunda da yani ölçülülük, cesaret ve diğer şeylerle ilgili konularda da benzeri bir durumla karşılaşmaktayız. Bir insan her şeyden korkuyorsa ve olan bitene katlanamıyorsa korkaktır, hiçbir şeyden korkmayan ve üzerine giden kişi de fazlasıyla cesaretlidir. Yine her türlü hazzın peşinden gidenler hazza düşkünken, hiçbir şekilde bunlara yönelik ilgisi olmayan da duygusuzdur. Bir insan ölçülüyse ya da cesursa bu durum aşırıya kaçmaktan ya da yetersiz kalmaktan dolayı bozulabilir, orta seviyedeyseniz durum aynı kalır. Benzer şeylerin yapılmaları erdemlerin artmasına ya da aynı şekilde etkinliklerinin de başka şeylerden oluşmasına neden olur. Güç gibi daha net bir şekilde belli olan durumlarda bu durum daha da açıkça anlaşılabilmektedir. İnsanlar çok yedikleri zaman ya da zor antrenmanların altından kalkabilirlerse güçlü olurlar, güçlü insanlar da bu söylediklerimizi en fazla yapabilen insanlardır. Erdemler söz konusu olduğunda da durum aynıdır, hazlardan uzaksak ölçülüyüz, ölçülüysek daha uzak kalmasını biliyoruz demektir.
" İçimde hiçbir amaç, niyet ve bağlantı olmadığı halde etrafımdaki bu karanlık yaşamı kendi derimin altında akan kan kadar net hissediyordum. Hiçbir şeyin benim için gerçekleşmediği fakat yine de her şeyin bana dair olduğu hissini taşıyordum yalnızca; duyduğum kayıtsızlık yüzünden en derin ve en gerçek deneyimlerin mutluluk verici duygusu içsel olarak varlığımın canlı kaynağını oluşturur, bilmediğim yerlerde bulunduğumda her zaman hevesle üzerime çökerdi. "
Arafta kalmış herkes bir gün kendisine o can sıkıcı soruyu sormak zorunda kalır.İlişkiyi onarmak için çaba mı göstermeli yoksa yolun sonu zaten gözüktü, ne kadar erken o kadar iyi diyerek vazgeçmeyi mi tercih etmeli? İşte bu görüp görebileceğiniz en zor sorulardan birisidir çünkü net bir cevabı yoktur.Kişiye, bulunduğu koşullara ve bir sürü faktöre göre değişiklik gösterir.
Osmanlı müneccimi Takiyüddin Efendi'nin ölçümler yaptığı 1577 kuyruklu yıldızı, Baltık Kanalı'nda Hven Adası'nda Danimarka Kralı II. Frederik'in kurdurduğu Uraniborg adlı rasathanede de gözlemlenmiş, takma burunlu astronom Tycho Brahe bilahare 1588 yılında kaleme aldığı De Mundi Liber Secundus adlı rasat cetvelinde kuyruklu yıldızın yörüngesine ait hesaplamaları göstermiştir. Birkaç nesil sonrasında onun hesaplamalarını kullanan Edmund Halley, bu yıldızın insanoğlunun gördüğü en büyük kuyruklu yıldız olduğunu açıklamıştır. Astronomi dünyası bugün Takiyyüddin'in hesaplamalarının Tycho Brahe'nin ölçümlerinden daha net olduğunu kabul etmektedir.