8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel Zihin | Dr. Biliana Todorova “Bilinçaltınız gerçek ile hayali ayırt etmez — ona ne beslerseniz, onu yaşarsınız.” Dr. Biliana Todorova, bilinçaltını sadece bir kavram olarak değil, hayatınızın yönünü belirleyen güçlü bir motor olarak karşımıza çıkarıyor. Sıkıcı terimler yerine, nörobilimsel gerçekleri sade, samimi ve etkileyici bir dille anlatıyor. Kitabın en güzel yanı teoriyle pratiği birbirinden ayırmaması:• Sınırlayıcı inançlarınızın nereden geldiğini keşfedecek• Olumsuz düşünce kalıplarını nasıl kıracağınızı öğrenecek• Zihninizi huzur, başarı ve özgüven için yeniden programlayacaksınız• Her bölümün sonunda hemen günlük hayata uygulayabileceğiniz egzersizler sizi bekliyor Yazarın kendi dönüşüm hikâyesi de sayfalara ilham katıyor: “Ben de bir zamanlar özgüvensizdim — zihnimi yeniden yapılandırdığımda her şey değişti” diyor ve bu yolu adım adım gösteriyor. Bir hafta sonunda bitireceğiniz ama etkisi yıllarca sürecek bir rehber. Eğer “Hayatımda gerçek değişimi nasıl başlatırım?” diye soruyorsanız, cevabı bu sayfalarda saklı Kitaptan Unutulmaz Bir Alıntı: “Bilinçaltınız sizin en sadık hizmetçinizdir; ona net, olumlu mesajlar verin, size istediğiniz sonucu getirir.” #GüçlüBilinçaltıMükemmelZihin
Güçlü Bilinçaltı Mükemmel ZihinBiliana Todorova · Altın Kitaplar · 202676 okunma
10/10
··
Beğendi
꧁ঔৣ☬ ĐɄⱤɄ₥₳Vłł~♡~₭łⱫłⱠ ₲Ɇ₵Ɇ ☬ঔৣ꧂ Selamlar, bugün sizlere evrenine bayıldığım bir serinin ilk kitabı #kızılgece ile geldim. @_durumavii kalemini zaten çok seviyorum bu seri ise beni benden aldı. Benim seriyi ilk okumam bu güzel baskısı ile okumak ayrıca mutlu etti. Nefretten aşka,zorunlu birliktelik rahatlıkla diyebiliriz. Rozelin'in :)) bitmeyen itirazlarını dikkate alınca kesinlikle zorunlu birliktelik!! Ama haklı şimdi, kimsenin de, "ya tamam hadi öyle olsun" diyeceği bir durumda değil! Bence yinede en büyük şansı bu evrene düştükten Lenoran dan sonra Kimpras a geçmesi oldu. Kimpras Lideri Biran Nuh ve kız kardeşi Perla, Mirel, Efraim ve Mestan bence ona fazlasıyla yardımcı da oldular. (Ah bazıları tam nefretlik onları okurken tanırsınız.)Tabii önce keşke Rozelin i kaçırmamış olsalardı! Biliyorum şimdi diyeceksiniz, "Sen ne diyorsun?" Nasıl ve niye kaçırdılar? Bambaşka bir evren, detaylı bir kurgu çok fazla gizem ve bilinmeyen var! Ama bir baklava sahnesi vardı ki ben ona bayıldım:) Kıyamam ya.. Ben kesinlikle Biran Nuh tarafıyım bu net! Bir yerde durmam lazım:)) Hadi şimdi sizler için kısaca konusuna geçelim. Rosalin Demir, İzmir'de yaşayan beş kardeşli, kalabalık ve mutlu bir ailede genç kız. Üniversite okuyor ve babasının yakında geçirdiği bir kazanın sonucu çalışamaması sebebiyle bir yandan okuyup bir yandan çalışıyor. Ama bu geniş aile için asla yeterli gelmiyor. Tam bu esnada arkadaşı Gupse'nin bahsettiği bir vakıftan yardım alabileceğini düşünerek gitmesi ile olaylar başlıyor. Safornikon Vakfı ilk anda bile içine sinmese de vakfın ondan beklentisi sadece kan vermesiydi, ne olabilir ki; diye düşünerek kabul etti. Fakat ertesi gün geç bir saatte acil kana ihtiyaçları olduğunu belirten bir telefonla Safornikon Vakfı'na giden Rosalin vakıfta ne olduğunu anlamadan
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026201 okunma
Reklam
Puan vermedi·40 syf.··
2026 131. kitabı
Yaz tatili çocuklar için sabırsızlıkla bekledikleri günlerden oluşuyor kesinlikle. Bu özellikle kuzenleriyle birlikte geçirecekleri günlerden oluşacaksa daha da bir heyecanlı oluyor eminim. Ben de şimdi şöyle düşündüm de çocukken ne güzel yaz tatilleri geçirirdik hep birlikte. Keşke o günlere dönebilsek. Yine de kitaplar sayesinde o günleri hatırlamak güzel oluyor. Ama Erdem için, kuzeni Görkem‘in her soruya “bilmem” şeklinde cevap vermesi biraz hayal kırıklığı oldu. Hangi kanepede yatmak istersin? Yumuşak yastık mı seversin sert yastık mı? Anneannemle pazara gidelim mi? Yüzmeye gidelim mi? Mısır mı patlatsak? Ne yapmak istersin? Şimdi tüm bu soruları bilmem diye yanıt veren birisinin neyi sevip neyi sevmediğini hissetmeniz çok zor. Peki ne yapmak gerekir bu durumda derseniz yanıt kitabın içerisinde. Çocuklara her durumda net ve kararlı olmanın öneminin altını çizen tarafını da çok sevdim. Hazır tatil yaklaşıyorken o zaman bol bol çocuk kitabı paylaşmalı diye düşünüyorum. Onlar için hem keyifli hem de öğretici olması yönünden, hayal güçlerini canlandırıcı güzel kitaplarla buluşturmanın önemli olduğunu düşünüyorum.
Ben Bilmem?Şeyma Göksay · Ötüken Neşriyat · 20253 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 23. kitabı
“Yağmur denizde sefalet oluyor değil mi ?” Bir sarrafın mücevherleri işlediği , bir bestekarın notalarla raks ettiği gibi romanını dahi şiirsel nakışlarla işleyerek yazan Tanpınar , adeta kelimelerle zamanı durdurmayı başarmış bir sanatkardır. XXyy ,coğrafyamızda çalkantılı ve devrimli günlerdi işte bu dönemde yaşamış olan değerli kalem, Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş sürecinde ki siyasi , kültürel değişimler ile doğu batı arasında ki sancılı sürece bizzat şahit olarak , bunları sadece eserlerinde yazmakla kalmayarak adeta kelimelerle, geçmiş ile geleceği cümlelerde buluşturmuştur. Bu kıymete değer eserlerinden bir tanesini de biz şanslı okuyucular Mayıs ayında okuyarak ,analiz tahlil ederek bir nebze de olsa edebiyatımızın hafızasını kendi perspektifimizle görme şansına eriştik. Ben de naçizane kendi paradigmam ve yorumumla bir şeyler söylemek istiyorum. Elbetteki Yaz Yağmuru kitabını tek bir edebiyat çerçevesinde ele alamam çünkü kültürel birikimi ve çok yönlü bir yazar olması nedeniyle ( yazar,şair,denemeyazarı,siyasetçi,akademisyen vs.) kaleminden çıkan şaheser ,bir çok perspektiften açıklanmaya değer. Edebi metin özelliğiyle şiirsel ,estetik açıdan bir cerrahın titizliğiyle kaleme alınmış her bir hikaye hem gözleri hem de ruhu doyurmakta böylelikle onun eserlerinin sadece okunmadığını hissedildiğine de şahit oluruz . Türkçeye kattığı senfoni tadında ki kelimelerin bezenmesi, düşünce dünyamıza bıraktığı izlerle eşine az rastlanan ,dimağlarımızda tat bırakmış Türk edebiyatının en zarif ve en derin sanatkarlarından biridir dersek mübalağ etmiş olmayız değil mi ? ( Burada kendimi Bridgerton’ da ki lady Whistledown gibi hissettim ) Yine tarihi bilgisi ve bilinci bunun yanında kendisinin de yaşanan değişim ve dönüşüme tanık olması neticesinde eserlerine
Yaz YağmuruAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2023466 okunma
Bir Çocuğun Kalemiyle İnsanlığın Yüzüne Çarpan Tokat
9/10
··
Beğendi
Bazı kitaplar vardır, okursun ve bitirirsin. Bazıları ise biter ama içinden çıkamazsın. Anne Frank’in Hatıra Defteri benim için tam olarak böyle bir kitap oldu. Kitabı kapattığımda elimde sadece bir günlük yoktu; yarım kalmış bir çocukluk, susturulmuş bir ses, büyümesine izin verilmemiş bir kız çocuğu ve insanlığın en karanlık tarafıyla yüzleşmiş bir kalp vardı. Anne Frank’i okumak, sadece savaş döneminde saklanan Yahudi bir kızın yaşadıklarını öğrenmek değil. Onun odasına, korkularına, hayallerine, öfkelerine, kıskançlıklarına, umutlarına ve çocukça inatlarına misafir olmak demek. Bu yüzden kitap beni çok sarstı. Çünkü Anne bir tarih figürü gibi değil, kanlı canlı bir insan gibi duruyor karşında. Bazen çok zeki, bazen kırılgan, bazen öfkeli, bazen umut dolu, bazen de sadece anlaşılmak isteyen küçücük bir kız. Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Anne’in yaşına rağmen dünyayı anlama biçimi oldu. O küçücük saklanma yerinde, ölüm korkusunun gölgesinde bile kendini, insanları, ailesini, hayatı ve geleceği düşünmeye devam ediyor. Dışarıda savaş var, nefret var, yakalanma ihtimali var; ama Anne’in içinde hâlâ yazma isteği var. Hâlâ güzel şeylere inanma çabası var. Hâlâ bir gün özgürce yaşayacağına dair inancı var. İşte insanı en çok burası yıkıyor. Anne beni ağlattı. Bunu süslü bir cümle olsun diye söylemiyorum. Gerçekten bazı sayfalarda durup nefes almak zorunda kaldım. Çünkü onun yazdıkları sadece acıklı olduğu için değil, çok gerçek olduğu için can yakıyor. Günlüğünde büyük laflar etmeye çalışan biri yok. Kendini kahraman gibi göstermeye çalışan biri yok. Anne bazen annesine kızıyor, bazen babasına sığınıyor, bazen kendini yalnız hissediyor, bazen âşık oluyor, bazen haksızlığa uğradığını düşünüyor. Yani aslında büyüyor. Biz onun büyümesini satır satır
1000Kitap
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Avni İnsel Kitabevi · 19588,9bin okunma
Huzursuzluk...
10/10
·160 syf.··
2026 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 13:20
Huzursuzluk, Orta Doğu’nun bin yıllık kadim kültürünü ve iki farklı dünya arasında sıkışmış insan hikayeleri üzerinden anlatılmakta... Livaneli, Mardin’in dar sokaklarında mistik bir aşkın izini sürerken, aslında her birimizi kendi konforlu alanlarımızdan çıkarıp sınır boylarındaki o büyük vicdan sınavıyla baş başa bırakıyor. Kitabın en önemli kısmı olan "harese" metaforu gibi; coğrafyanın kendi kanıyla beslenen o dipsiz şiddetini izlerken, merhametin ve "öteki" olmanın ağırlığını ruhunuzun en derininde hissediyorsunuz. Kitap bittiğinde zihninizde kalan sadece bir hikaye değil; insanın insana ettiği zulmün karşısında susmanın verdiği o sarsıcı, derin ve kaçınılmaz huzursuzluk oluyor...Kitabın ismini bitirirken çok net şekilde vicdanen hissediyorsunuz... Ben çok sevdim umarım keyifle okursunuz.... Huzursuzluk Zülfü Livaneli
Alıntı
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma
Reklam
Reklam