2/10
·127 syf.··
2026 5. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2026 22:59
İlk kitap önemlidir. Yazarının büyük ölçüde istikametini belirler ve edebiyat macerasını da genel hatlarıyla o şekillendirir. Kansu Oğuz Canbek’in ilk kitabı olan Daire ise bu anlamda değerlendirilecek olunursa tam bir fiyasko. Yazar ‘92 doğumlu. Kitapsa 2025 çıkışlı. Yani yazar 33 yaşındayken çıkmış bir kitap ve muhtemelen içerdiği öyküler yazarın yirmili yaşlarının ortaları ile otuzlu yaşların başlarında kaleme aldığı metinler. Bu hususlar da göz önüne alındığında kitaptaki öykülerin tamamı o yaşlara yakışmayan oldukça zayıf öyküler. Zira en başta diyaloglar çok yavan. Çok düz ve klişe cümleler. Gerçek hayatta o karakterlerden duymayacağımız ifadeler. Özellikle Daire isimli ilk öyküdeki diyaloglar çok çiğ ve sakil duruyor. Haliyle kitabın ve öykünün akışı da daha en başta teklemeye başlıyor. Kitap ilerledikçe öykülerdeki kurgunun da aynı zayıflıkta olduğu çıkıyor ortaya. Bir yerden sonra toparlar mı acaba diyorsunuz ama o da olmuyor. Şaşırtmıyor, ters köşe yapmıyor, beklentileri karşılayıp yüksek finallerle bitmiyor ve hepsinden önemlisi bittiğinde bir duygu bırakmıyor. Yüzüstü bırakan, okurunu getirdiği yerde bir başına terk eden öyküler Kansu Oğuz’un öyküleri. Misal, Üç Yüz Altmış Beş Numaralı Daire isimli öykü… 61 sayfalık, evet 61 sayfalık bir öykü (?) okuyorsunuz ve bitince “neydi şimdi bu” hissiyle bitiyor her şey. Ayrıca çok fazla hatalı kullanım var. Burada örnek olsun, belirtirim diye düşünerek not almaya başlamıştım fakat o kadar çok örnek oluştu ki bir yerden sonra vazgeçtim. Sadece art arda iki sayfada geçen şu iki kullanımı belirtsem yeter sanki; “Sağ omzunun temizliği bittikten sonra sol patisine geçti…” (Sayfa 116) Sağ omzunun temizliğinin bitmesi…? Ne demekse artık. Ya da “…telli boşluktan içeri baktı.” (Sayfa 117) Telli boşluk…? Ne demek ki telli
DaireKansu Oğuz Canbek · İletişim Yayınları · 20256 okunma
Özet
10/10
·256 syf.··
2025 1. kitabı
Kadınların sünnet edilişi. (Jilet, kırık cam, taş, bazende diş ile) Warisin modellik hayali Çöl Afrika,Etiyopya,Somali...(( doğduğu büyüdüğü şehirler.) Londra, Newyork, İngiltere, Meksika... ( teyzeye sığınıp kaldığı, ünlenip model olduğu , para kazanip, evlendiği , kitabı için yardım aldığı insanların yaşadığı şehirler.) Dana (Kocası) , ALEEKE(evladı) , Nigel ( pasaport için evlendiği adam) ...
Acı Gerçekler
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma
Reklam
Puan vermedi·160 syf.··
2024 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2024 22:31
Her insan kendi hayatının yazarıdır demişti Ay Sarayı adlı kitabında Paul Auster. Bu incelemeyi yazmak benim için hala çok zor, çok yakın bir zaman diliminde kaybettik Paul’u. Onunla beraber Solomon’da gitti, Daniel Quinn de, William Wilson da… Onunla beraber onun kurduğu tüm dünya romanlarının başına yıkıldı sanki. Yazarın romanlarındaki karakterlerin büyük bir çoğunluğu ya yazardır ya da edebiyata ilgi duyan kişilerdir. Bu romanında da farklı bir kurgu görünmüyor. Cam Kent’te William Wilson takma adıyla yazarlık yapan Daniel Quinn kendisine gelen telefonu açtığında telefondaki kişi detektif Paul Auster ile görüşmek istediğini söyler. Quinn her ne kadar başlarda kendisinin Paul Auster olmadığını söylese de sonrasında Paul Auster’ın yerine geçer ve teklif edilen görevi kabul ederek Peter Stillman’ı takip etmeye başlar. Hayatının akışı birden değişir ve bir detektif gibi yaşamaya ve çalışmalar yapmaya başlar. Kitabın sonraki bölümlerinde Quinn, yerine geçtiği Paul Auster ile tanışır ancak bir dedektif olduğunu düşündüğü Auster’ın da aslında bir yazar olduğunu onun evine gittiğinde öğrenir. Bu ve benzeri örneklerde görüldüğü üzere, Paul Auster kitaplarında okuyucunun zihnini alt üst etmeye ve gerçekle kurguyu başarılı bir şekilde kaynaştırarak postmodern bir karışıklık oluşturmaya çalışmaktadır. Gerçek Auster’a ait bilgilerin nerede bitip kurgudaki Auster’a ne zaman geçildiği kimi zaman okuyucuların üzerine yüklenen bir sorumluluk olarak kalmaktadır. ‘’Adım Paul Auster. Bu benim gerçek adım değil.’’ Hem yazar hem de karakter olan Auster bu şekilde yazarın güvenilirliğini ve roman üzerindeki otoritesini de okuyucularına sorgulatmayı amaçlamaktadır. ‘’Çünkü kendini Auster olarak hayal etmesi, onun kafasında dünyada iyi şeyler yapmakla eşanlamlı olmuştu.’’ Bu
Cam KentPaul Auster · Can Yayınları · 20181,620 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 23. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2024 02:06
Newyork Üçlemesi'nin ikinci kitabı Hayaletler,bir oturuşta okuyabileceğiniz incelikte yine bir dedektiflik hikayesiyle var olur.İlk kitapta olduğu gibi burada da bir başkasını takip etme olayı ile defterlere alınan notlarda bir kesişme noktası var.Ayrıca ilk kitap Cam Kent'te dedektif çözüm yolu bulamadığında Paul Auster'e danışırken Hayaletler 'de Mavi,eski iş ortağı Kahverengi'ye danışır.Bu danışmaların sonu boş çıkarve dedektiflerimiz kendi başlarına kalırlar.Bu kitapta isimler renklerden oluşmuştur.Mavi'nin ilk başta kadın bir karakter olduğunu düşünmüştüm ama değilmiş.Her iki kitabın diğer bir kesişme noktası da peşine düştükleri insanın isminde bir kitap elde etmeleri ve o kitabı gözden geçirmeleridir.Takip ettikleri kişilerle kimlik değiştirerek iletişime geçmeleri de dikkat çeken bir durum elbette. Üçüncü kitap Kilitli Oda bakalım bize neler anlatacak.Kitapla ve sevgiyle kalınız.
1000Kitap
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
Beğendi
·
2023 58. kitabı
#OkudumBitti #CamKent #PaulAster #CanYayınları İnsan sadece kentte değil kendi içinde de kaybolurmuş. Takma adından neredeyse kendi adını unutmuş polisiye yazarı William Wilson, sessiz sakin yaşarken sessiz telefonlar alır. Günün birinde sessiz telefon dillenir " Beni öldürecekler. Beni korumanızı istiyorum" der. Yardım isteyenin evine gider yazarımız, hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır. Onlar Paul Aster isimli bir dedektifi aramışlardır, bizim ki bozuntuya vermez Paul Aster adıyla devam eder. Hizmet karşılığı çekler de o isme yatırılacaktır. Bıçkın dedektifimiz (güya dedektif )olay yerini izlemeye başlar. Neyin nesidir kimin fesidir derken karşı tarafında sahte isim kullandığını öğrenir. Paul Aster okuyanlar bilir, dili sakindir sizi yormaz. Polisiye okur gibi nefes nefese kalmazsınız, satır aralarında bilgi sunar, çözmenizi bekler. Newyork üçlemesinin birinci kitabı, okumanızı tavsiye ederim. Kitapla kalın sevgili dostlar
Cam KentPaul Auster · Can Yayınları · 20181,620 okunma
Postmodern polisiye!
8/10
·160 syf.··
2021 115. kitabı
Auster'ın #orhanpamuk 'u sevdiğini ve Nobel komitesine aday göstererek gelecek ödülü haber verdiğini biliyoruz. Neden sevdiği ise, aynı postmodern kulvarda koşmalarından belli.İlk kez okuduğum yazarın meşhur Newyork Üçlemesi'ni ise okumadan geçmek olmazdı doğrusu. Takma isimle kitaplar yazıp geçinen, eşi ve çocuğunu kaybetmiş Quinn'in yanlışlıkla gelen telefonla girdiği macera eserin konusu. Arayan kişinin zannettiği isim ve olayların içindeki polisiye yazar Auster olunca kurgu güzelleşiyor başlarda. Arada dokunulan edebiyat konuları #marcopolo #cervantes olunca daha da fazla. İzlemesi gereken profesörün tezleri ve bakış açısından dünyamızın nitelemesi de güzeldi. Ancak sonlarında bırakılan boşluklar (Quinn Auster'ın geleceği mi, Vaka gerçek mi...), tam da 60'lardan beri Doğu etkisiyle süregelen Postmodern yaklaşımı içermekte ve sorulara okurun cevaplar bulması beklenmekte. Kısacası; bir yazarın yaşadığı şehri ayrıntılarıyla anlatıp eserlerinde bu kadar güzel dile getirmesi şehir Newyork da olsa bir şans doğrusu. Nitelik dolu, EDEBİ bir polisiye: Yazarların düşsel dünyası, okuyun.
Edebiyat
Cam KentPaul Auster · Can Yayınları · 20181,620 okunma
Reklam