Nevcan Gemici

Nevcan Gemici
Şu anda gülümsediğimi varsayın!..
Psikolog
68 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Yazmasam olmazdı.. Konuyu netleştirelim!
Puan vermedi·112 syf.··
2024 8. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2024 02:20
Birkaç yorum okudum, meseleyi fahişeliğin doğru olup olmadığını tartışmasına indirgemiş birçok okuyucu. Nasıl meseleye bu kadar basit bakabilirsiniz? Hayret ediyorum. Öncelikle kitabın yazı dili, betimleleri ve hissettirdiği duygular çok farklı ve hüzünlüydü elbette. Çünkü, aslında Firdevs, elinden tutulsa, eğitimine destek olunsa, bedeni ile seks objesi olarak değil de bir yaşayan varlık olarak kabul görebilse ne kadar da ‘başarılı’ biri olabilirdi toplum nezdinde. Fakat o imkanı sağlayabileceği ortam hiçbir zaman oluşmuyor. Firdevs bunun mücadelesini her verdiğinde yenilgiye uğruyor. Ben bir psikoloğum, fakat mesleğim dışında bir insanım. Kitabı okurken, ya da bir hayat hikayesi dinlerken önyargılarımızı kapımızın dışında tutarak sadece dönem, bağlam ve kişinin yaşam koşullarına göre dinleyebilmek bizim görevimiz olmalı. Empati denen şey bundan fazlası da değildir. İşte önyargılarınızdan uzaklaşıp yaşanan acıları ‘kavramak’ telaşına düştüğünüz noktada kimseye kızamaz, yargılayamaz, aşağılayamaz oluyorsunuz. Sanıyorum ki kitapların önemli görevlerinden biri de vicdanı yumuşatmaktır. İyi okumalar, okuyun derim
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,1bin okunma
Reklam
10/10
·228 syf.··
2023 5. kitabı
Psikolojinin diğer bilimlerle (özellikle felsefe ile) ilişkisini anlamlandırabilmek adına önemli bir ders kitabı. Antik Yunan’daki felsefi düşünceden bugünün modern psikoloji tarihine kadar uzanan bir kitap.. Felsefe ve psikoloji ilişkisi üzerinde, Modern psikoloji tarihinden daha fazla durulmuş.
Felsefe-Düşünce
Psikolojinin Tarihsel ArtalanıHamdi Korkman · Akademisyen Kitabevi · 20178 okunma
8/10
·211 syf.··
2021 25. kitabı
Dünün ve bugünün aynı sayfalarda eridiği, içiçe geçtiği akıcı ve yalın bir kitaptı. Gülümseyip ‘ah, yaşayıp da dillendiremediğimiz o duyguları nasıl güzel anlatmış..’ dediğim yerler de oldu, ‘yok artık, böyle önemli bir olayın insanda bıraktığı iz bir cümle mi olur! Hani ruhsal bunalım, ne kadar kolay bir kabullenme oldu! ’ dediğim yerler de oldu. Şunu itiraf etmeliyim; bazı yerler çok masa başıydı! Ne demek o? Şöyle; yazarın masanın başına oturup o romanı ‘yazdığını’ hissettiğim yerler oldu. Bunu hissetmemeyi beklerim bir romandan. Demek istediğim, suç ve ceza gibi büyük romanları okurken şunu deriz ‘raskolnikov, güçlü kal, dayan! ’ vs. Ama bu romanda sık sık orhan pamuğun kendisine seslendim. Özellikle de son 70-80 sayfada.. Daha farklı bir son olabilir miydi? Bal gibi de evet. O durumda anlatılan mitlere ters düşerdi… Tüm bu (belki haksız, belki cahilce) eleştirilerden sonra diyebilirim ki , gerçekten de bu kitabı tanıdığıma çok mutlu oldum…! Belki de birçok şeyi gözden kaçırdım. Belki otuz beş yaşıma gelip ‘baba’ olmanın üstüne tekrar düşündüğümde bu kitap bambaşka bir anlam kazanacak.. Öyle bir durumda muhtemelen bu yorumu silmek isteyeceğim ama şifremi unuttuğum için imkansız olacak. Son sözüm; okuyun
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462bin okunma
8/10
·144 syf.··
2021 24. kitabı
1895 yılında yazılmış ve türünün öncülerinden olduğu notunu en başta vermem gerekiyor sanırım okuyacaklar için. Fazla teknik detaylarla insanı boğmayan, düşüncelerini nokta atışı netlikte veren ve akıcı bir anlatıma sahip eser. 800binli yıllara zaman makinesi ile giden başkarakterin gözlemlerini anlatıyor. İnsanlık tarihinin, düşünce mekanizmasının zirve olduğu dönemler değil anlatılan; artık tekrar ilkel yaşamaya başlayan, düşünmeyen, az sözcükle anlaşan, yozlaşmış ve insani özelliklerini yitirmenin eşiğinde olan minik ve otobur canlılar olarak resmedilmiş insan. Yazarla karşılıklı evrim sürecinden ve kitapta bahsedilen tarihler hakkında konuşmayı isterdim, okumanızı tavsiye ederim.
Edebiyat
Zaman MakinesiH. G. Wells · İthaki Yayınları · 202337,1bin okunma
10/10
·214 syf.··
2020 25. kitabı
Romanda, Ahmet Celal adındaki bir karakterin Milli mücadelede kolunu kaybetmesinden sonra köye taşınması ve köyde yaşadıklarının sonucunda Türk köylüsü hakkında edindiği izlenimlerden bahsedilir. Roman bir anı kitabından yola çıkılarak ve bu kitaptan alıntılar yapılarak yazılmıştır. Romanda, Milli Mücadele Dönemi’nde köylü ile aydın arasındaki kopukluk ve fark anlatılır. Çok akıcı bir üslupla kaleme alınmış olan bu roman Yakup Kadri’den okuduğum ilk romandı. Öğretmenime kitap okuyan biriyim dediğimde bana ‘Yaban’ı okudun mu?’ demişti. ‘Okumadım’ deyince ‘Öyleyse sen kitap okumamışsın!’ demişti. Bu konuşma üstüne okumuştum ve öyle etkilenmiştim ki. Okuyun, okutun....
Edebiyat
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,4bin okunma
Reklam