Türkçeye ilkin; Azarya ve Pinti Hamit adıyla çevrilen eser daha sonralarda Cimri olarak isimlendirilmiştir ki bence de en uygun başlık bu olsa gerek:)
Fransız edebiyatından okuduğum ilk tiyatro kitabı oldu. Oldukça akıcı bir kitap olmasının yanı sıra çok da zevkliydi. Bazı şeyleri açıkça, bazı şeyleri de gizliden vermesi neleri benimsetmeye çalıştığını bizlere gösteriyor.
Kitabı spoiler vermeden açıklamak gerekirse şöyle kısaca anlatayım: Zenginlik ve bu zenginliğin içindeki cimriliğinin başına getirdiği olaylar... Cimri babanın, çocuklarına bile çok gördüğü o değerli paralarının ilerideki olaylara neden olması, olayların akışına nasıl etki ettiğini görmekteyiz. İç içe geçen karakterler, birbirlerini seven aşık gençler ve karmaşık aileler belli yerlerde olayları zora soksa da en azından sonunun kötü bitmemesine neden oldu.
Bence okunmalı ki bazı şeylerin de farkına varılmalıdır. Şimdiden keyifli okumalar.
"Bakıyorum da, insanları kazanmak için en iyi çare onların sevdiklerini sever görünmek, doğru dediklerine doğru demek, kusurlarını övmek, her yaptıklarını alkışlamak. Yalan söylediğin istediği kadar belli olsun, suratından aksın, en zeki insanlar bile kanıveriyorlar dalkavukluluğa. Pohpohu bastınız mı, en gülünç, en yüzsüzce söylenmiş sözleri bile yutuyorlar..."