Emine

Puan vermedi·104 syf.··
2025 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2025 10:35
Bilimkurgu severlerin bir çırpıda okuyacağı bir roman incelemesiyle karşınızdayım. Evett uzun bir süre sonra inceleme yazmak geldi içimden onu da “gelecek” konusunu benim gibi merak edenler için yazıyorum. Wells’in 1895’te bu soruyu merak edip yazması gibi aslında. Wells’in oluşturduğu karakter olan Zaman Gezgini, döneminin İngiltere’sinde gelecek yılların ne kadar güzel, ne kadar gelişmiş, ne kadar ilerlemiş bir şekilde olacağını düşündü ta ki zaman makinesi ile yolculuğa çıkana kadar. Düşünsenize 802.701 yılına gittiniz. Ne olduğunu düşünürsünüz? Teknolojik gelişmelerin havada uçtuğu, insanların robotlaştığı, dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olacağını düşünürsünüz değil mi? Hayır, tam tersine aslında. Zaman Gezgini de böyle düşünüyordu ama olmadı. Ne olduğu kısmı için spoiler vermeden küçük bir değineceğim. Çıktığı zaman yolculuğunda asırlar sonrasına giden Zaman Gezgini karşılaştığı dünyaya adapte olmaya çalışır. Tanıştığı Eloi’ler ve korktuğu Morlock’larla günler geçirir. Eloi’lerin rahatlıklarına düşkünlüğüne, güleç tavırlarına, çocuksu davranışlarına şaşırır. Morlock’ların da ürkütücü yanlarını kavramaya başlar. Bu yeni dünyada yaşam kendisi için oldukça zordur aslında ama adaptasyon sürecini çabuk aşar. Hatta bu süreci şöyle dile getirmiştir Zaman Gezgini: “İnsanın kafasını karıştıran bir sürü bilinmeyenin ortasında oturup durmak bir işe yaramaz. Sonunda bunu takıntı haline getirirsin. Bu dünyayla yüzleş. Yolunu yordamını öğren, dikkatle izle, anlam çıkarmak için çok acele tahminlerde bulunmaktan kaçın.” (Syf 43) Yaşadığı günlerde tekrar kendi dönemine gitmeye çalışır ve kaybettiği zaman makinesini bulma girişimlerinde bulunur. Bu da Zaman Gezgini için yeni maceralar oluşturur. Bu yolculuğunu döndüğünde arkadaşlarına mutlaka anlatması gerektiğini düşünür.
1000Kitap
Zaman MakinesiH. G. Wells · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202437,2bin okunma
Reklam
Tereddütler içinde tereddüt romanı :)
Puan vermedi·200 syf.··
2022 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2022 15:29
Peyami Safa'yı; "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve "Fatih Harbiye" kitaplarıyla tanımıştım. Bu kitabında da diğer kitaplara benzer tarzda şeyler bekliyordum aslında. Ancak kitabın başı o kadar çok hoşuma gitse de sonlara doğru bir karmaşıklık yaratmış ve garip bitmişti. Yani eğer gerçekten başındaki gibi roman içinde roman okusaydım belki daha hoşuma giderdi ama böyle de beni kitabı okumaya sürükledi diyebilirim. Peyami Safa eserlerinde duygularını çok yoğun ve güçlü bir şekilde aktarıyor. Diğer okuduğum iki eserde de bunu görmüştüm ki bu eserinde de bunu çok bariz bir şekilde kullanmıştı. Romanın içinde geçen her karakterin, kişiliğin zıt görüşlerini, bunlara karşılık oluşan tereddütleri de detayına kadar vermişti. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Belki çok fazla melankoli içerikli olduğu için siz de tereddüt edebilirsiniz :) Şimdiden keyifli okumalar...
Roman
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2022 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2022 20:17
Türkçeye ilkin; Azarya ve Pinti Hamit adıyla çevrilen eser daha sonralarda Cimri olarak isimlendirilmiştir ki bence de en uygun başlık bu olsa gerek:) Fransız edebiyatından okuduğum ilk tiyatro kitabı oldu. Oldukça akıcı bir kitap olmasının yanı sıra çok da zevkliydi. Bazı şeyleri açıkça, bazı şeyleri de gizliden vermesi neleri benimsetmeye çalıştığını bizlere gösteriyor. Kitabı spoiler vermeden açıklamak gerekirse şöyle kısaca anlatayım: Zenginlik ve bu zenginliğin içindeki cimriliğinin başına getirdiği olaylar... Cimri babanın, çocuklarına bile çok gördüğü o değerli paralarının ilerideki olaylara neden olması, olayların akışına nasıl etki ettiğini görmekteyiz. İç içe geçen karakterler, birbirlerini seven aşık gençler ve karmaşık aileler belli yerlerde olayları zora soksa da en azından sonunun kötü bitmemesine neden oldu. Bence okunmalı ki bazı şeylerin de farkına varılmalıdır. Şimdiden keyifli okumalar.
Tiyatro
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202227,9bin okunma
Vaktiyle bir Atsız varmış, var olsun...
10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2022 02:34
Bu kitabı incelemeye nasıl başlamalıyım ya da nereden başlamalıyım hiç bilmiyorum. Atsız'ın bu kadar derinden kendini anlattığı bir kitabı incelemek çok zor olacak o yüzden çok küçük bir şekilde düşüncelerimi dile getireyim. Tadı damağımda kalmış bir lezzet gibi bir eserdi. Çünkü kitabın her sayfasında, Selim Pusat'ın sert cevaplarını merak etmekle birlikte karakterlerin çoğalmasıyla olayın daha da heyecan uyandırması bende ayrı bir lezzet oluşturdu. Kitabı bitirdikten sonra Atsız'ın aslında Selim Pusat karakteriyle kendini anlattığını fark ettiğimde çok şaşırmış ve kendi içimden vay be! demiştim. Kendi ruhi bulanımlarını ve bizzatihi yaşadığı şeyleri kaleme alması, onu yaşayan biri olarak oldukça zor olsa gerekti çünkü. Ben bu yüzden - böyle bir eseri bu açıdan değerlendirmek benim haddime değil tabii ki de - Atsız'ın çok çok başarılı bir eser ortaya koyduğunu söyleyebilirim. Eğer Hüseyin Nihal Atsız'ı anlamak istiyorsanız bence bu kitabı okumakla başlayabilirsiniz. Ben iyi ki okumuşum, etkisinden belki bir süre çıkamam ama olsun:) Kitapta en beğendiğim alıntılar tabii ki Selim Pusat'ın yani Atsız'ın şiirlerinin bulunduğu kısımlardı. Örneğin; "Vur şanlı silahınla, gönül mülkü düzelsin; Sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!" Tavsiyem mutlaka okuyun, keyifli okumalar dilerimm...
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202134bin okunma
'Kendini Tanı'
Puan vermedi·314 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2022 23:14
Montaıgne, sanki Denemeleri yazmamışta benim içimdeki bütün düşünceleri kaleme almış gibi. Kitabın ön sözünden son başlığına kadar her altını çizdiğim cümlede sanki birebir beni anlatmış dediğim o kadar çok sayfa oldu ki anlatamam. Kitabı yavaş yavaş ve sindire sindire okumayı tercih ettim -tabii burda aldığım tavsiyeler gereğince bunu yaptım ve iyi ki öyle yapmışım-. Çünkü anlatılmak istenen ve akla, mantığa dayalı çok fazla şey vardı. Denemeler artık benim başucu kitabım oldu diyebilirim. Çünkü her başlığında kendimi bulduğumu düşünüyorum. Tekrar tekrar okunması gereken bir eser ki ben de ileride tekrar okumayı düşünüyorum. Şiddetle tavsiye edebileceğim bir eserdir. Keyifli okumalar...
Edebiyat
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,7bin okunma
Reklam