Bir çocuğa bakınca onun çocuk olduğu hemen anlaşılır; ama yetişkin görünümlü birine bakınca onun gerçekten yetişkin biri olduğu hemen anlaşılmaz. Yetişkinlik sadece bedenin gelişmesiyle olmuyor; akıl ve duygu olgunluğu da gerekli. O da yetmez, bu kişinin nerede, kime, ne zaman, nasıl konuşulacağını bilmesini, yani sosyal olgunluğa sahip olmasını da bekleriz.
Bir insanın kiminle evleneceği, onun yaşamının en önemli kararıdır. Evleneceğiniz kişinin mühendis, doktor, varlıklı olmasından çok, hangi değerleri yaşadığı ve yaşatacağı önemlidir. BİZ değerlerinin yaşamadığı bir evliliğin mutlu bir evlilik olması mümkün değildir.
Özellikle bazı hocalarımın nasihatleri kulağımda: "Hayatınıza koymadığınız hadisleri zihninize koymayın, ezberlemeyin, okutmayın!" Gerçi yaşantıma baktığımda bir sürü eksik gözüme çarpıyor ama bir yandan şu yolculuk Allah rızasından başka bir şey için yapılmaz diyorum kendi kendime.
Dünyadakiler yazık ki uykuda yol alan kervan ehline benziyorlar. Onlar uyusalar da kervan gitmeye devam eder. Bunun için Allah'ın bir meleği vardır, her gün bağırır; 'Doğun, ölüm için! Toplayın yok olmak için, yapın yıkılmak için, ilerleyin varmak için!...' İş, odur ki kişi gittiği yolu uyanık gide.
A canım! Altın istedin toprak buldun! Bil ki altınla oyalanmaktan toprakla oyalanmak yeğdir. Toprak, altından değerli hazinedir. Kim kendini toprak görürse yücelir, altın olur. Benliğini toprağa göm ki tohumun yeşersin, altın olsun. Unutma; umut kestiğin şeye karşı özgür, tamah ettiğin şeye karşı tutsaksın.