(...) Bu rabıta bilhassa İttihat ve Terakkî şekaveti [haydutluğu] devrinde Ziya Gökalp Türkçülüğünün öbür kavimleri istiskal etmesi [hor görmesi], onlara kendi nefslerini kıymetlendirmek şuurunu aşılaması ve din bağını gevşetmesi yüzünden sarsılmaya başlamış, Cumhuriyet devrindeyse din ikinci plândan da düşürüldüğü ve büsbütün karanlığa gömüldüğü için, ortada devlet zabıtasından başka bir müeyyide kalmamıştır. Bu arada Arap gibi, genişliğine ve derinliğine bir hacim sahibi olmayan Kürt topluluğu, gördüğü nice zulümlere rağmen Anadolu Türkünün birliği içinde barındırılabilmiş ve bu hâl, devrim masalının tam iflâsa vardığı ve Türk milletinin olanca ruh mecalini yıktığı bugün birdenbire patlak vermiştir.
Sayfa 16 - Büyük Doğu Yayınları