İnsanlığımı Yitirirken
7/10
·128 syf.··
2026 2. kitabı
[Spoiler içeren yazı] Bu kitapta zengin tasvirler ve ders niteliğinde bir anafikir bulunmuyor. Onun yerine sağlam bir gerçeklik ve yazarın ruhsal kırılmalarını bize fısıldayan bazı derinlikli sekanslar var. Bu yüzden bu kitabı okurken Nightcrawler veya Taxi Driver filmlerini izlerken ne hissettiysem onu hissettim. Yani bütüne bakıldığında çok keyif aldığımı söyleyemesem de bazı kritik yerlerin yarattığı kaldıraç etkisi kitaba bakışımı değiştirdi. Zira bu eserin herhangi bir didaktik anlatı yerine okuyucuya bir empati ve tanıklık imkanı sunma kaygısıyla ortaya konduğunu kabullendim ve beklentimi şekillendirdim. Yozo'nun insanlardan nefret etse de onlardan kopamadığını kabullenerek geliştirdiği soytarı kimliği, aslında varlık kavramına bakışını da bize anlatıyor. İsyan etmek veya başkaldırmak yerine yenilgiyi kabullenerek hayatına devam etmeye çalışması onu var eden olgunun "diğer her şey" olmasına boyun eğdiğini gösteriyor. Ne kadar "toplum aslında bireydir" savından yana olsa da büründüğü kimlik ile bu sav çelişiyor. Bu çelişkinin Yozo'da yarattığı ızdırap o kadar şiddetli ki kendi iradesini ortaya koymaktan, arzularını ve fikirlerini dile getirmekten aciz bir vaziyette. Toplumun kötülüğünden, bencilliğinden ve ikiyüzlülüğünden bahsederken o da zaten kendi olamıyor. Gerçi bunun kararını da karşısındaki insana göre veriyor. Bir yerde paryaya duyduğu şefkatin ardından gelen hayranlıktan bahsediyor ki o da bu durumu kanıtlar nitelikte. Bir parya ile konuştuğunda onun çıplak bir biçimde karşısında olması etkileyiciyken, o bunu topluma karşı yapamıyor. Hatta soytarı maskesini takarak okuldaki arkadaşlarını güldürmek için bilerek düştüğünde, arkadaşlarından biri bunu mahsus yaptığını Yozo'ya söylüyor; Yozo'nun yaşadığı bu kalıcı paranoyanın sebebi biraz da kendi
Duygu ve Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
Sonunda çıldırdım.
Puan vermedi
Ya kaç zamandır, bana ne, boşver, dedim dedim geçiştirdim ama sonunda bi post tepemin tasını attırmayı başardı. Açıcam ağzımı yumucam gözümü modunu açıyorum artık yeter. Cidden yeter yani, bu kadar bariz ortada olan bir gerçeğin hala görülmeksizin savunulması normal değil, geçiştiremeyeceğim artık. Ben bu seriyi ilk kez lisede, henüz basılmamış bir kuruyken wattpadde yayınlandığı bölümler kadarıyla okumuştum, geçen yıl son kitabı çıkınca da finalde ne oluyomuş diye merak ettim, kaldığım yerden devam edeyim dedim ve yıllar önce wattpadde okuduğum kadarının 2. kitabın ortasına kadar olduğunu tahmi ederek ikinci kitaptan başladım. Allahım yarabbim ergenliğimde nasıl bir rezilliği okuduğumu fark etmem bir yana okudukça kriz geçirdim. Ve nitekim benim sabrımın tasını taşıran post da tam da bu kriz geçirme sebebimle bağlantılıdır, bakın; bahsi geçen postta kurgu için "yok işte bu bi kurban ile katilin psikolojisini okuyucuya aktarma eseriymiş de, içindeki bütün o aşağılamalar, edizin kötü muameleleri ondanmış da öznur bunu bize çok gözel yansıtmış da..." argümanları sunuluyordu. Bakınız efenim, bu seri daha wattpadde amatör teri ile ergen kılları ıslanan bir kurgu iken yazar ve çevresi tarafından defaatle "bir kurban ve katilin cinayeti çözme yolculuğu" olarak tanıtıldı. Öznur mütematiyen 2. kitabı wattpaddeki halinden düzenleyip (ve ekleme yapıp, evet. ciddi farklılıklar katan yeni detaylar var) bastırana kadar kurgunun konseptinin bu olduğunu söylüyordu! Sürekli "yok işte cinayet çözülecek bekleyin falan filan"larla okuyucuyu yıllarca bekletti bu kişi ve sonradan Veyl yayınlandığında üstteki postta iddia edilen mevzu başladı. Bu kurgu SONRADAN psikolojik bir konsepte evrildi SONRADAN. Hatta öyle ki, ben veylin basıldığı yıl meraklanıp ilk kısımlarını okudğumda bu kurgu
Yabancı - VeylÖznur Yıldırım · Pegasus Yayınları · 20175,2bin okunma
Reklam
8/10
·22 syf.·
Beğendi
·
2025 99. kitabı
Terrigen Bulutu’nun yayılmasıyla mutantlar, “M‑Pox” denilen ölümcül bir hastalığa yakalanıyor; üremeleri etkileniyor ve genetik yetenekleri kapanıyor. İnsanlar ve İnhümanlar için zararsız olan bu bulut, mutantlar için felaket niteliğinde . --- X‑Haven’ın Kuruluşu (#1–2) Storm, Terrigen mistinden korunacak mutantların eğitileceği bir ütopik sığınak oluşturmak için Iceman ve Magik ile Limbo’da "X‑Haven"’ı kuruyor . Takıma Colossus, Magik ve recruit amaçlı Nightcrawler ile Jean Grey (zamansal sürgün) katılıyor, Old Man Logan sürpriz bir şekilde aralarına ekleniyor . Magik’in savunmaları sustuğunda Limbo’nun iblisleri saldırıya geçiyor; ekip Forge’un kalkanıyla savunmada bulunuyor. Ardından Sinister liderliğindeki Marauder'lar ortaya çıkıyor ve Nightcrawler kaçırılıyor . --- Konfrontasyon & Kapanış (#3–5) Jean ve Wolverine, X‑Haven’a ulaşarak savunmaya katılıyor. Sonrasında yeraltı tünellerinde Sinister ve Marauder’larla çatışıyorlar . Sinister’ın amacı, mutant ve İnhüman DNA’sını birleştirmek. Daha önce Cyclops'un klonunu üretmiş ancak kontrolden çıkmış . Bütün saldırılar püskürtülünce Storm, bir dünya çağrısı yapıyor, X‑Haven’ı tüm mutantlara açıyor ve insan–inhüman ilişkilerinde barışçıl bir tutum sergiliyor . --- Temel Temalar & Karakter Vurgu Liderlik ve Sorumluluk: Storm lider olarak kendi yetenekleriyle ve stratejik kararlarıyla öne çıkıyor. Iceman, Jean, Old Man Logan gibi önemli isimlerle ekip içi dinamikler güçlü şekilde işleniyor . Aile ve Bağlar: Magik–Nightcrawler–Colossus üçgeni, Logan–Jean dostluğu ve Iceman iç çatışmaları, karakterlerin insani yönlerini ortaya çıkarıyor . Mutantların Kurtuluşu: Terrigen misti, mutantları tetikleyen bir soyutlama sebebi olarak kullanılmakta; bu durum cilt boyunca "korunma/canlılık" çelişkisi
Extraordinary X-Men #5Jeff Lemire · Marvel · 20162 okunma
Projeksiyonu kendinize çevirin
9/10
·216 syf.·
2024 259. kitabı
Mesleki orgazm uğruna kimlerin umut ışığını söndürüyoruz, ya da hayatımızda kaç kişinin dünyasını altüst ettik? Ya kendimize yaptıklarımızdan , biçtiğimiz rolden memnun muyuz? Jake Gyllenhaal’ın başrolünde oynadığı “Nightcrawler” filminde, son derece oportünist ve pragmatist olan ve freelance çalışan bir muhabir çektiği en kanlı cinayet fotoğraflarını bir TV kanalına satmaya başlar. Medyada her programın yayınlamaya cesaret edemediği ürkütücü ve sadistçe işlenmiş cinayetlerin görüntüleri Reyting rekorları kırmaya başlayınca, aslında mesleği muhabirlik olmayan, gözünü para hırsı bürümüş Louis, bu uğurda , en kanlı görüntüleri çekmek için yeri gelince cinayet işleyecek, yeri gelince de şantaj ve her türlü hileye başvuracaktır. Öyle ki kendi asistanını bile ölüme gönderecek ve can çekişirken onun videosunu kayda alacaktır. Burada senarist bize şu soruları sorar? Louis’in yaptıkları profesyonellik midir? Kariyer uğruna ahlaksızlık mıdır? Peki kariyer tercih edildiğinde “vicdan” nerede kalır? Jake Gyllenhaal, sebebi olduğu en sarsıcı sahnelerde bile soğukkanlılığını koruyan, duygusal olarak hiç etkilenmeyen, bunu da tüm jest ve mimiklerinden izlediğimiz mükemmel bir oyunculuk sergiler. O yaptıklarının kötülük olduğunu düşünmez. Hedefine giden yolda doğru adımları atmaktadır. Geride ne bıraktığının hiç bir önemi yoktur. Aslında film, yozlaşmış medya ve kurumsal ilişkilerle ilgili bir Neo-Liberalizm eleştirisini yansıtır beyaz perdeye. Filmin bu yönü ile kitabın bir ilgisi yoktur. Ama ben yazarın verdiği örnekleri okurken filmi bir kez daha izlemiş gibi oldum. Yazar bize kimsenin kusursuz olamayacağını, yüzde yüz iyi bir insan olamayacağı gibi, yüzde yüz de kötü bir insanın olamayacağını teorisyenlerin ve kendi danışanlarının hayatlarından verdiği örneklerle aktarıyor.
Psikoloji
Işığı Arayanların Karanlık YanıDebbie Ford · Akaşa Yayın · 2001807 okunma
İnsanların dışında yeni dünya kurmak mümkün mü?
10/10
·387 syf.··
2024 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2024 00:00
Magneto ve Charles bir rüyanın peşinden gitti. Açıkçası en başından beri buna inanmıyordum. Moira'nın birçok yaşamından sonra ortaya çıkan alternatif yaşamlarda aslında bunu gösterdi. Charles hep daha iyisini istedi ama dünya yeteri kadar iyi değil. Hatta insanlığa sesleniş yaptığı kısımda birçok hastalığa kesin çözüm üretecek ilaçlar dahi bulduklarını ama insanlığın bunu hak etmediğini söyledi. Yapılan soykırımlar ve ölen 20 milyona yakın mutantı düşünürsek çok da haklı. Nitekim rüyaları son sayıya doğru kısa da olsa gerçeğe döndü. Yaklaşık 400 sayfalık bir içerik var ve burada kelimelerle bazı şeyleri anlatmak çok yer kaplar. Wolverine, Storm, Cyclops, Emma Storm, Nightcrawler, Jean Grey hatta Namor bile bu plana sadık kaldı. Kafamı hep Apocalypse karıştırdı. Bir tür düzensizlik ilkesi vardı. Yine olmadı. Olmayacaktı da. Kaç tane son olursa olsun mutant gezegeni Krakoa'da uzun bir yaşam olamayacaktı.
Edebiyat
House of X/Powers of X #1-12Jonathan Hickman · Marvel Enterprises · 05 okunma
5/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 22:51
Wolverine’in ölümü kitabında adamantium’la kaplandıktan sonra günbatımında Logan’ın ölümüne şahit olmuştuk. Bu olaydan sonra Storm, Colossus, Nightcrawler, Firestar ve Kitty Pryde’den oluşan bir X-Men takımı Wolverine’in Adamantiumla kaplı olan cesedini alıp götürür. Cesedin yerini öğrenen Reavers (cyborglardan oluşan suç ekibi) Wolverine’in cesedini çalarak satmak ister fakat X-Men buna engel olmak için oraya baskın yapar. Uzun süren bir münakaşadan sonra adamantium’u açan Reavers içerisinde olması gereken Wolverine’in cesedinin orada olmadığını görür. Tabi öğreniyoruz ki X-Men ekibi bunun olacağını öngörüp cesedi adamantium kabuğunun içinden çıkarıp gömmüş. İşler burada karışıyor, ekip gömdüğü yeri açtığında orada cesedin olmadığını görür. Wolverine uyandı mı yoksa cesedi çalındı mı? Burada destek almak için Iron Man ve Daredevil’in yanına gidip yardım isterler. Bakalım neler olacak. Eleştiri kısmına gelecek olursak olay örgüsü güzel ama detaylara pek girilmeden olaylar hızlıca geçilmiş. Detaylandırılsaydı daha lezzetli olacağını düşünüyorum. Hikayeyi bu açıdan zayıf buldum, ellerinde mükemmel bir hamur var ve bundan sadece ekmek yapmışlar diye örneklendirebilirim.
Wolverine'in PeşindeCharles Soule · Gerekli Şeyler Yayınevi · 201938 okunma
Reklam