9/10
·336 syf.··
2025 8. kitabı
Tuna'nın bağrından devşirilen Nezuka'nın başta ismi, annesinin 'unutma çığlığı'da dahil her şeyi unutarak esamesi okunmayan yeniçeriye Mansur Ağa'ya dönüşmesi,kokuların hakimi Nihade'nin filbahri ve daha nice kokulardan buhurlar yapması, romanın buram buram kokması..'Buhurun, güzel kokusunu salması için ateşe atılması gerektiğini gördüm.Ateş kızıl.Buhur siyah.Duman bir ah kıvrımı.Bir duanın ağırlığı.Görmediğim ülkeleri,iki denizin tam birleştiği yerde kurulmuş,bol tapınaklı yitik kentleri gördüm.Uzaktan deve çıngırakları.Konuşan ırmak.İpek yolunun yıkık köprüsü. Buhur yandı.Saldı kokusunu. Ben dayandım.'(21) Kokunun fotoğrafı yoksa da tahayyül âlemi kelemle birleşince romanı ateşe verdiğine şahit olmak. "Âlemin bir sebebi bir de mümkünü vardı.İsimler önce, hayatlar sonraydı.Her isim, içinde,kuvveden çıkacak bir fiil saklardı.Her şey ölse isim yaşardı,isim ölünce olurdu her şeyin de ölmesi.Ayak bastığı kumsalı bu yüzden isim vererek vatan kılardı kâşif. Bir ismin bazen bütün hikâye unutulsa da kalbe batması,kiminin bir isimden ibaret kalması, kiminden geriye bir isim bile kalmaması.Bütün bunlar ismin taşıdığı hikmettendi,isimle varlık arasındaki ölümcül beyandandı.Namazın farzıydı kıraat, kıraat da kelimelerdi.'Esirgeyen ve bağışlayanın adıyla.'Her işin başı da bir isim değil miydi?"(25) Nur'un ve Turna'nın hikayesiyle Postmodern tekniklerle tarihin, masalların, düşün, gerçeğin harmanlandığı, padişahların isimlerinden önce kaçıncı olduklarına değinmek babında bölümlerdeki sayıların arkasına değilde önüne konulan nokta:.1 gibi ince nüanslar, çok sevdiğim Nazan Bekiroğlu hocanın zeka kıvrımları. 'Niyet kalpteydi,kelam nefeste.Kelam düşünmenin eseriydi, düşünme kelamın, sonra her ikisi de aklın.Değil mi ki Allah'ın varlığını ve ona ait bahislerini,vahyin izin verdiği
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
Nar Ağacı – Nazan Bekiroğlu
Puan vermedi·336 syf.··
2022 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2022 20:05
İsimle Ateş Arasında Nazan Bekiroğlu . Nazan Bekiroğlu kalemiyle tanıştınız mı? Tarih ve edebiyatın iç içe olduğu kitapları sever misiniz? . Padişah, askerleri ve hüzünlü bir aşk hikâyesi... Bir yanda, başlarken muhteşem biterken tükenmiş yeniçeriler... Bir yanda, satın aldığı esame ile bütün hayatı değişen ve kendisini aşkın tükenişe varan yolculuğunda bulan Numan... Bir yanda, kokuların ruhunu bilen, Numan'ın baştan ayağa aşk eden Nihâde... Diğer yanda, Yeniçeri Ocağı, Numan ve Nihâde üçgenine bağlanan küçük hikâyeler... . Yeniçerilerin oluşması devşirme sistemi ile başlar. Yabancı ailelerden alınır bir çocuk. Türk bir aileye verilerek ismi bile unutturularak yeni bir isim verilir. Sonra alınır ocağa. Askerlik eğitimi görür. Beceremezse askerliği, Enderun mektebine alınarak padişaha bağlı bir devlet memuru olur. Askerliği becerirse eğer padişaha kul bir yeniçeri olur. Yeniçerilerin evlenmesi yasaktır. Tek bildiği savaşmak ve padişaha bağlı kalmaktır. İşte Numan, ismini Mansur olarak değiştirir ve ardından Mansur 'un hayatını yaşamaya başlar. . Mansur' un gözünden aşkı okumak ve hatta aşka şahit olmak çok etkileyiciydi. Yine Mansur 'un gözünden padişahları, Osmanlı' yı, zamanla bozulan yönetimi, isyanları, bozulan yeniçeri ocağının yönetime karşı isyanları sonunda öldürülen Genç Osman ve 3. Selim'in hikayesini... Padişahların gözünden, dilinden yeniçeri ocağını ve en sonunda 2. Mahmut' un Vaka-i Hayriyye olarak bilinen Yeniçeri Ocağı 'nı yakarak yok etmesini... Her birini edebi bir dille, doyumsuzca okudum. @nihllck.kitap ile #kadınyazarlar ve Merve ile #okuristlerokuyor #okudumbitti #okuyanannneyim #nazanbekiroğlu #isimleateşarasında #narağacı#timaşyayınları #edebiyat #oku #fyp #keşfet #okumaçemberioluşturalım İsimle Ateş Arasında Nazan Bekiroğlu
Edebiyat
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
Reklam
Puan vermedi·336 syf.··
2022 18. kitabı
Nazar Bekiroğlu'nun İsimle Ateş Arasında kitabı tarihi roman şeklinde tanımlanabilir.. Kalemine âşina bir okur olarak söylemeliyim ki yazar bu romanında adeta kelimeleri kalemle dans ettirmiş. Roman baştan sona kadar edebi dilin ve ağdalı ifadelerin örneği ile dolu... Edebi dilin akışını ağır bulanlar kitabı sıkıcı bulabilir..Ki ben edebi dili sevmeme rağmen uzun bir sürede okudum diyebilirim.. Kitabın konusu ağırlıklı olarak Yeniçeri'nin kurulmasıyla yıkılması arasında geçen değişimin ve dönüşümün hikayesini anlatıyor..Bazen yeniçeri ocağının gözünden, bazen dönemin padişahının gözünden, bazen roman kahramanının gözünden..Ama her göz kendi penceresinden ve kendi anlam hikâyesinden bakarak anlatıyor.. Bir de aşk var tabi... Bir aşk acısıyla ,sabrıyla, kavuşmasıyla, ayrılığıyla, sessizliğiyle, söyledikleriyle nasıl anlatılırsa öyle anlatmış..Bir aşk kelimeden ateşe nasıl evrilmişse kalbi de öylece ateşe atmış kalemiyle.. Her cümlesi Mecnun olmuş da muhatabına Leylâ''yım dedirtememiş ama.. Esame defterine düşülmüş bir isimle başlatmış da ateşle bitmesine engel olamamış... Bir yangından arta kalan İstanbul'un matemle bayram arasında kalınan bir gününde kelimeleri kokladım bir nebze Filbâhri kokusu duyabilmek için. İşte böyle şeyler yaptırıyor okura.. Nihâde, tütsü ve buhur dükkanında flu bir karekter olarak kalırken ,Mansur'un kalbi aşkın her haliyle satır satır okurun kalbine sirayet ediyor.. Şuracığa Mansur'un kalbinden bir ses bırakayım: "Akşamın kısacık vaktinde,şahitlik eden parmağıma batıp da zor şartlarda aldığım abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim onu. Sonra, vaktin çıkmasına çok az kala yeniden bulduğum bir suyu sever gibi..."
1000k
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2023 78. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2023 15:46
Nazan Bekiroglu kalemini çok sevdiğim yazarlardan. Bu kitabı da beni yine şaşırtmadı. Buram buram edebiyat ve tarih kokan nefis bir kitaptı. Kitabı okurken geçmişte bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Yeniçerilerin oluşumundan, padişahların dilinden dönemin olaylarını dinliyorsunuz. Bütün bunların yanısıra bir de Nihade ve Mansur'un aşk hikayesine tanıklık ediyoruz. Mansur'un aşka ve sevgiye dair şu güzel sözleri insanın yüreğini ısıtıyor. "Onu severken anladım güzelliğin ne olduğunu. Akşamın kısacık vaktinde, şahitlik eden parmağıma batıp da, zor şartlarda aldığım abdestimi bozan gülün dikenini sever gibi sevdim onu. Sonra, vaktin çıkmasına çok az kala yeniden bulduğum bir suyu sever gibi."
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
10/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
180 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 20:48
Nazan Bekiroglu'nun okuduğum ilk kitabı. Kitabın oldukça farklı bir dili var. Bazı okurlara biraz ağır gelebilir. Kitap iki öykü halinde ilerliyor.. Tarihte tek satırla son verilen Yeniçeri lerin kaldırılması sürecini farklı bir bakış açısıyla yansıtmış... Diğer yandan da Mansur Nihade aşkını konu alıyor... okurken Ruhunuza hitap ediyor...
İsimle Ateş ArasındaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20213,369 okunma
Puan vermedi·464 syf.··
2021 81. kitabı
Buraya çok yalanlar işledim. Gül damıtıp sâki demedim, halatlardan ibrişim örmedim ama cümleye bile ağır gelen çok kelimeyle karşı karşıya geldim. Garbın ve şarkın inanılmaz kıyametini, selâmın ve sıhhatin birliğini, iki kelimeden sonra gelen üçüncünün âkıbetini, gölgesine gül düşmüş yürekleri hattâ Baharat Yolu'nda düşürülmüş tek karanfil tanesini. Beni duydunuz mu hiç? Ben size çok şey anlattım çünkü. Yalanım da bu anlatmalardan. Cinnet halinin kılık değiştirip cennet haline gelmesinden, dünya bozgunundan ve biraz da bencilliğimden buradayız aslında. Gördüğünüz resimde bir kitap. İçinde yüzlerce cümle var. -içinde yüzlerce kişi var- Yusuf'tan başka kelimesi olmayan Züleyha var. Kementten çıkmış hainliğin en yakın şahidi, Genç Osman. Bir mektup; onun içinde de Yusuf Ziya var. Yanmış, tütmüş, sönmüş bir ateş; Mücellâ. Özü, sözü güzelim.. Nigâr Hanım, sen de mi? Kanım aksa böyle donmayacağım bir cümle: "Nihade hâlâ o kadar yalancı o kadar karanlık. Numan hâlâ o kadar aşık." O da var. Elif'ten Yâ'ya kırılmış bir yazı. Lise sıralarında okuduğum cümleler bir bir gözümün önünde. Kestiğim köşe yazıları, üzerine ağladığım denemeler, baharı sakladığım kelimeler, ırmağın tersten akan cesareti, güneş selâmı, akşam ayazı, Karadeniz kokusu, gün batımı, gül kırığı.. Adem ile Havva. Kabil. "Yapabilirdi ve yaptı." Aklıma mukayyet olabildiğim zamanlardan hatırladığım, çok tanıdık vardı.. Nazan Bekiroğlu söylüyor zaten, sevdiği ve bir köşede unutulmasını istemediği cümleleri birleştirmiş. Görmediğim cümlelere rastladığım vakit gelen tanışma heyecanı ile tanıdığım cümleleri görünce gelen tanışık olma duygusu arasında çok ezildim. Kategorize edilmiş bir yığın cümleden ibaret hayat, dedim. Bütün kitaplarını okumuş, bütün satırlarını ezberlemiş bana, muazzam bir ansiklopedi olur
Yerli Yersiz CümlelerNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20171,650 okunma
Reklam
Reklam