Toplumları doğuran kadınları kişi olarak göremeyen, karanlığa iten toplumlar, mazeretleri ne olursa olsun, yok olmaya, yağmalanmaya ve köle olmaya mahkumdurlar, çünkü kölelik anneden geçer.
Lev Tolstoy farklı bir tablo çizerek, şunları belirtmektedir:
"Denizde yüzmekte olan büyük bir gemiyi hayal edin. Hareket halinde olan gemi, önünde kuvvetli bir akıntı oluşturmaktadır. Bu akıntının gemiyi arkasından sürüklediğini söyleyecek birileri çıkar mı?
Herkes akıntıyı geminin yarattığının ve ileriye doğru hareket ettirdiğinin farkındadır. Burada itici güç gemidir, akıntı ise yüzmekte olan geminin gücünü yansıtan bir sonuçtur.
Halkların gelişimi de bu şekildedir. İçinde hareket gücünü ortaya çıkarak, artmaya başladığını hissettiği an halk ileri doğru hareketlenecek, kendisi yürüyecek, önündeki akıntıyı da iterek hareket ettirecektir. Halk kendi içerisinden, onun istek ve duygularına tercüman olacak önderler çıkaracaktır."