Sanat, dolaylı ve sessiz bir kabulle herkesin hürmet ettiği bir tür sığınaktır ki günahkârlar orada güzelleştirmeleri şartıyla günahlarını teşhir edebilirler.
Hayatı boyunca taşıdığı yüklerle ve yaptığı seçimlerle yüzleşmek zorunda kalan bir karakter anlatılır. Yazar, bireyin iç dünyasını ve geçmişin insan üzerindeki etkisini güçlü bir anlatımla ortaya koyar.
Roman boyunca “misafir” kavramı yalnızca bir eve gelen kişi anlamında değil; insanın hayatta geçici oluşu, anılar ve hatta suçluluk duygusu gibi soyut kavramların insan ruhuna misafir olması şeklinde de yorumlanır.
Olaydan çok iç dünyaya odaklanması nedeniyle bazı bölümler durağandı.