Şimdi senden uzakta aşk şudur diyebilsem eğer,son defa kendimi ve ilk defa okuyucumu kandırmış olacağım.Bildim dediğim bir aldanıştır çünkü o,duydum dediğim bir yanıştır.Şimdi ayın,şın ve kaf’ları çıkardılar elifbelerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi elif’lerle he’lerden.
Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe bucak.Bildiğimizi sandıkça yandık da yolunda,yolunda yandığımızı sandıkça bildik sonunda.Aşkın gerçeği değildi bildiğimiz,ama aşkın ateşiydi yandığımız.Artık şüphedeyiz;canları yâre ulaştıran bir sel miydi aşk,şekeri güzele sunup ağuyu kalbe bulaştıran bir el miydi! Sana varacak yolların çilesi miydi;Tutkular ötesi tutkunun zirvesi,hasretle yanışların sesi miydi!…
Halil Cibran’ın Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basılan Asi Ruhlar eseri üç ayrı türden eserini bir araya getiriyor. Hikayeler bölümünde Asi Ruhlar, denemeler bölümünde Müzik, ve tiyatro türünde kaleme aldığı Yeryüzü Tanrıları bölümüyle birlikte üç kısımdan oluşuyor. Cibran’ın, insanın özgürlük arayışını, sanatın evrenselliğini ve Tanrı ile insan arasındaki ilişkiyi işlediğini okuyunca eserlerinin neden zamansız ve evrensel olduğunu bir kez daha anlıyorum.
Cibran’ın üslubu bana her seferinde şiir okurmuşum gibi hissettiriyor. Cümleleri sade olsa da taşıdığı imgeler, benzetmeler ve sembollerin sayesinde sözcüklerin ardında başka bir alemin kapıları açılıyor. Onun lirik ve felsefi dili, aynı anda hem kalbime dokunuyor hem de zihnimi kışkırtıyor. Bu yüzden Cibran okunurken sadece düşündürmüyor aynı zamanda hissettiriyor.
Kitaba adını veren Asi Ruhlar bölümü dört öyküden oluşuyor ve her biri ince dokunuşlar bırakıyor.
Verde’l Hânî öyküsüyle gerçek evliliğin ve mutluluğun yalnızca kalplerin özgürce birleşmesiyle mümkün olduğunu hissettiriyor. Toplumun sahte ahlak ölçütlerinin insanı zincire vurduğunu düşündükçe, okurken ahlaki sorgulamalar sunuyor.
Mezarların Çığlığı, insan eliyle yazılan yasaların çoğu kez adalet yerine zulüm ürettiğini düşündürüyor. Cibran’ın söylediği, gerçek adaletin yalnızca merhametten ve sevgiden doğabileceğine içtenlikle hissettiriyor.
Gelin Yatağı öyküsüyle, aşkın toplumsal baskılar karşısında nasıl ezildiğini okurken hem acı hem de umut veriyor. Çünkü Cibran, zincirler kırıldığında gerçek sevginin yaşanabileceğini fısıldıyor.
İmansız Halil ise bence bu kitabın en sert ve en çarpıcı öyküsü. Ermiş’in üslup ve içerik olarak daha sert halini düşündürdü. Zulmün yalnızca kaba kuvvetle değil,
Bloğumdan alıntılama yapıyorum. Biyografi, tarih ve roman türlerinin karışım olan bir kitap. 1880’li yıllardan başlıyor,anlatmaya. Hece veznini kullananan ve şair, yazar, besteci olan ilk kadın olan İhsan Tevfik’in hayat hikayesi. Hocası Rıza Tevfik’tir ve Köse Raif Paşa’nın kızı olmasına, iyi bir eğitim almasına rağmen eşini kendisi seçmedi. İlk evliliğini İhsan Raif ile yapar; on beş yıl süren evliliğinde de diğer evliliklerinde de mutlu olamamıştır.
Kadın karakterini, kalıplaşmış yargılar, kadın’ın kaderinin hala aynı olduğunu ve değişmediğini gösteren; kadın isterse her şeyi yapabileceğini, başarabileceğini ve mutluluğu için her şeyi yapabileceğini gösteren bir kitap. Dedikodu, doğrusunu bilmeden anlamadan gördüğünü işittiğini yaymanın ve haddi olmadığı halde başkasının işini merak edip, kendi ile ilgili hiç sır vermeyen insanlar ile kötülüklerini de görüyoruz. Keyifli okumalar.
Nihavent HıçkırıkDemet Altınyeleklioğlu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202160 okunma
Kitap,körelen bir dünyada yaşananları,benliğin yitişini yansıtan,yazarın kelimelerini iyice damıttığı genelde kısa öykülerden oluşur.Siyah Beyaz kitabında öyküler birer sürüklenme ve sonunda ucu açık yalnızlıklar barındırır.Aslında Siyah Beyaz kitabı,Dost ve Yaşamasız’ın ardından gelen ve Vüs’at O Bener’in kendine has öykücülüğünün varış noktasıdır.Siyah Beyaz sonrası Mızıkalı Yürüyüş,Kara Tren yapıtları üretimine eklenir.
Yazmaya 1950’lerde başlayan Bener,her öyküsünü zaman,mekan,yaşam üzerine kurar.
Yazarın öykülerinde birbirine uzanan,birbirini tamamlayan bir yapı bulunur ve bazı olaylar birkaç kez anlatılır ve aynı karakterlere farklı öykülerde rastlamak mümkündür.Vüs’at O Bener ‘in öyküleri yaşamından izler taşır ve bu kitapta da bu bağlamda öyküleri vardır.Siyah Beyaz,Kara Tren,Mızıkalı Yürüyüş kitapları öz yaşam öyküsel anlattı dizisidir. Yani bu üç kitap birbiriyle biraz da bağlantılıdır.Bu kitapların ardından gelen Kapan’ı anlatan ve anlatılanlar açısından ele alırsak,bu üç kitapla yine bağlantı kurabiliriz.Bir dörtleme olarak adlandırabiliriz.Bu arada Kapan yazarın son kitabıdır.
1957 yılında Siyah Beyaz basılır.Siyah Beyaz öykü kitabındaki Kurban,Sır adlı sadece iki öykü üçüncü kişi ağzından aktarılır.Kurban öyküsü kitapta yer alan öykülerden konusu açısında farklıdır.İçinde büyük bir çatışma barındırır.Emekliliğine çok az süre kalan Muharrem’den patronu sendikaya üye olan işçileri kendisine ispiyonlamasını ister.İç monolog ile diyalog ağırlıklıdır.Zira Sır öyküsünde de bu ayrıntı bulunur.Sır öyküsünün konusuysa farklıdır;eşinin rahminde kitle bulunan bir adamın yaşadıkları aktarılır.
Siyah Beyaz’da genel olarak geçmişe dönerek anlatım bulunur.Bu anlatılanlarla belirttiğim gibi yazarın yaşamında örtüşmeler bulunur.Geçmişe dönen anlatıma sahip öyküler
Siyah BeyazVüs'at O. Bener · Everest Yayınları · 2022627 okunma
𝓐𝓼𝓲 𝓡𝓾𝓱𝓵𝓪𝓻 🪽
Halil Cibran demek kişinin kendi içine dönüşü, manevi boyutsal anlamlandırma demektir. Her eserini bayıla bayıla okuduğum bir yazar kendisi. Bu kitabında da adından anlaşıldığı üzere “Asi Ruhlar” bir başkaldırı surumu söz konusudur. İlk yayınlandığı zamanlarda Lübnan’da kitapların bir kısmı yakılmış ve kaldırılmıştır. Eleştirel olarak yaklaştığı ve insanların gözünü açtığı düşünülüyor.
Cibran, kitaplarında aslında pek çok konuyu ele alarak toplum düzenine karşı çıkıyor. Bu kitapta da 4 hikaye var. Bir bölümde (Kanaldan paylaşmıştım)Isfahan, Nihavent, Rast gibi makamları açıklamış.
Yazarın dilini sevdiğim için ben çok beğendim ancak (bana göre) diğer eserlerinden bir tık daha ağır olduğunu söylemek isterim yazarı hiç okumamış olanlar için başlangıç kitabı olarak bunu önermem. Herkesin mutlaka okuması gereken bir yazar Halil Cibran. Kitaplarında altını çizecek ve hafızalarınıza kazımak isteyeceğiniz pek çok sayıda alıntı mevcut. Kitapları kısa olmasına kısa ama edebi açıdan öyle derin anlamlar mevcut ki tahlil edebilmek için günler gerek.
Asi RuhlarHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,463 okunma
İhsan Raif, Emine Bulut, Münevver Karabulut ve daha bilemediğimiz katledilen; erkekler tarafından hayatları ellerinden alınan kardeşlerimi, ablalarımı bir kez daha anıyorum. Kitap da katledilen, canice öldürülen kadınlara ithaf ediliyor zaten...
Bu incelemeyi yazarken arkada Müzeyyen Senar'dan "Kimseye Etmem Şikayet" çalıyor. Zaten çok sevdiğim şarkının çok derin bir anlamı var artık, İhsan Raif'in hüzünlü hayatı...
13'ündeydi İhsan, kendisine iftira atılıp hiç sevmediği, istemediği, bilmediği bir adamla evlendirildi. 14 sene boyunda dayak yedi, aldatıldı, ailesinden uzak yaşadı. En sonunda boşandı eşinden. Hürriyetine 14 yıl sonunda kavuşabildi.
Bu hüzünlü şarkının, İhsan Raif'i, hikayesini yeri geldi sinirle yeri geldi ağlayarak okudum. Bir kez daha minnet duydum Ata'ma, bize medeni kanun hakkını verdiği bizim insan sayılmamıza imkan sağladığı için. 14 yıl boyunca yaşadığı her şeye şahit olan Atiye şahitlik bile yapamamıştı mahkemede, KADIN olduğu için...
Nihavent HıçkırıkDemet Altınyeleklioğlu · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202160 okunma