Nihan Özdamar

Aşırı fedakarlık ve merhamet yorgunluğu
Bir kişi düşün, hayatını arkadaşlarına, dostlarına veya ailesine adamış. Kim ne isterse, kim ne dilerse gerçekleştirmek için koşturuyor. En büyük gayesi, çevresindeki insanları memnun etmek. Onları memnun ettikçe, kendinin de memnjn olduğunu düşünüyor. Çevresindeki insanlarda bu durumdan memnunlar. Neden olmasınlar ki etraflarında devamlı onların iyiliğini düşünen birisi var. Ama bu kişi bir süre sonra, gitgide mutsuzlaştığının farkına varıyor. Bazı akşamlar yalnız kaldığında, güzrl ilişkilerin tek taraflı olduğunu ve ilişkileri sürdürmek için ortaya konulan çabaların ve fedakarlıkların büyük bir kısmını kendisinin yaptığını farkediyor. Bu durum her geçen gün kendisini daha fazla mutsuz ediyor. Ama diğerlerinin sevgisini kaybetmekten korktuğu için davranışlarını da değiştiremiyor. Böyle bir yapı kültürel kodlarımız dan dolayı göze hoş gelse de, aşırı fedakar kişiyi içten içe kurutan, depresyona sürükleyen bir yapıdır. Hiç kimse sınırsız enerjiye sahip değildir. Var olan enerjimizin, varlığımızın ve güzelliğimizin bir kısmını bile kendimize saklamayıp diğerlerine dağıtırsak bize bir şey kalmaz. Peki bir kişi kendine zararı olmasına rağmen neden böyle davranır? Benim gözlemlerim, kişinin kendini sevilmeye layık görmeyişidir. Eğer diğer insanlara yeteri kadar iyi davranmazsa, kendisini sevmeyeceklerini düşünmesidir. Aslında o kadar çabanın altında yatan kocaman ama tek bir sebep var. Sevgi isteği. Ama bu paradoksal bir duruma yol açıyor, senden istenmeden fedakârlıklar yapıyorsun, birçok insan için kendini arka plana atıp koşturuyorsun ama sen bunları istenmeden yaptığın için almayı umduğun sevgiye alamıyorsun, çabaların değersiz görülüyor. Bazen o kadar çaba ve emek ya karşılığını hiç almıyor ya da çok azıyla mükafatlandırılıyor. Bir süre sonra kişi mutsuzluğunun farkına
Sayfa 99·Kitabı okudu
İlişkiler
Reklam
Istemezsen ihtiyacın olduğunu anlamazlar
Başkalarının derdini dinleyen hep sensin ama kendi derdini anlatmaya gelince yük olurum korkusu hissedenlerden misin.İşte tam olarak diğer insanlara verici olabilen bazı insanlar mevzubahis kendileri olduğu zaman kendilerini ifade etmekten, herhangi bir şeye çok ihtiyacı olduğu halde istemekten çekinirler. Ve sen istemedikçe insanlar senin hiçbir şeye ihtiyacın olmadığını ve hatta çok güçlü olduğunu düşünüp nasıl olduğunu bile sormayı unutabilirler. Halbuki sen de birilerinin sana destek olmasını, seni dinlemesini istiyorsundur, sadece bunu söylemekten çekindiğin için söylemiyor ve çevrendeki insanların bunu kendi kendilerine anlamalarını bekliyorsun. Istemeyi zorlaştıran şeylerden birisi de reddedilme korkusudur. Reddedilmekten korkarsın çünkü eğer reddedilirsen bunun senin değersiz birisi olduğunun diğer insanlar tarafından da anlaşılmasına sebep olacağını düşünürsün. Yalnızlık konusunda anlattığım gibi, reddedilmeye affettiğin anlamlar onun öyle olduğu anlamına gelmez, sadece sen öyle düşünüyorsundur. Şunu unutmamalısın, sen istemezsen, çok ihtiyacın olsa da vermeyecekler, çünkü haberleri olmayacak senin ihtiyaçlarından.
Sayfa 97·Kitabı okudu
İlişkiler
Yalnızlık Korkusu
Ben karşılaştığım durumlarda, yalnızlıktan çok yalnızlığa yüklediğimiz anlamların bize zararı olduğunu gördüm. İnsan bazen yalnızlığı kendi kafasında öyle bir yere konumlandırılıyor ki, sanki aciz, kimsenin istemediği ve sevmediği bir insan gibi düşünmeye başlıyor kendisini. Ve bu düşünceleri uzun süre tekrar edince, sanki gerçek olan buymuş gibi hissetmeye başlıyor. Eğer sen bu durumu kendi yetersizliğine bağlarsan ve yalnızlığın uzun sürerse, durum senin ruh sağlığını bile olumsuz etkileyecek seviyeye gelebilir. İlk olarak yalnızlığını normalleştirmen gerekli. Hatırlarsan daha öncesinde yaşadığın problemleri içinde fazla tutunca kendine odaklandığın zaman bir tek senin başına gelmiş gibi hissediyorsun demiştim. Bu durum yalnızlık için de geçerli. Uzun zamandır yalnızlık yaşıyorsan, kendine çok fazla dönmüşsündür ve çevrendeki diğer insanlara çok fazla dikkat etmiyor olabilirsin. Halbuki gözlerini kendinden dışarı çevirsen, birçok insanın benzer yalnızlıklar yaşadığını fark edeceksin. Aynı zamanda çok sosyal görünen insanların bile hayatlarının belli bir döneminde yalnızlık yaşadığını görebilirsin. Yani için rahat olsun, anormal değilsin. Yalnızlığı normalize etmen çok önemli. Çünkü yalnızlığını bir hastalık gibi yaşadığın zaman kkendinio kadar kötü hissedersin ki, ne olursa olsun kiminle olursa olsun yalnızlıktan kkurtulmangerekiyormuş gibi bir hisse kapılırsın. Bazen insanın kendi dertlerine çözüm bulmasının en iyi yolu başka insanlara, başka dertlere bakmak ve onlara yardımcı olmaktır. Bir yerde gönüllülük yaptığın zaman kuracağın ilişkiler ve hissedeceğin tatmin duygusu sana çok iyi gelebilir.
Sayfa 93·Kitabı okudu
İlişkiler
"Kendinize depresyon yada itibar kaybı teşhisi koymadan önce, çevrenizdeki insanların aşağılık insanlar olmadığından emin olun" -William Gibson
Sayfa 79·Kitabı okudu
Herkesin seni sevmesine gerek yok
Herkes beni sevsin beklentisinin bir diğer sebebi de ilişkilere mükemmeliyetçi yaklaşım olabiliyor. İlişkilere mükemmelliyetçi bir yaklaşımla bakan biri, birisinin onu sevmemesini kendi hatası olarak görüp bunu başarısızlık olarak değerlendiriyor. Bu yaklaşımda olan kişiler için kendilerinin hata yapması ihtimali çok korkutucudur. Çünkü onlara göre hata yapmak affedilmesi çok zor olan ve kişinin yetersiz olduğunu gösteren bir işarettir. Bundan dolayı ilişkilere mükemmelliyetçi yaklaşan birisi için birisinin onu sevmiyor oluşu, kendisinin yetersiz oluşuyla ilgilidir. Bundan dolayı herkesi memnun etmeye çalışabilir ve böyle davranırken kendisinden uzaklaşır. Halbuki insanlar renkler gibi çeşit çeşittir, bazı renkler birbiriyle uyumlu iken bazı renkler birbirine pek uymaz, yan yana geldiğinde estetik olmayan bir görüntü ortaya çıkabilir. Bundan dolayı bir rengin diğer rengi suçlaması çok garip olurdu değil mi? İşte bazı insanların seni sevmemesi de tam olarak böyle bir şey; doğal olarak bazı insanlarla kendini çok iyi hissedersin ve onları seversin, bazen de frekansının tutmadığı insanlar olabilir ve karşı tarafı çok fazla sevmeyebilirsin. Yani aslında çok insani bir şeyden bahsediyorum burada, bazıları seni sever bazıları ise sevmez; sen kim olursan ol bu durum değişmez. Bunu fark etmek sadece ilk adımı atmak olacaktır. Eğer bir şekilde insanların seni sevmesi için çaba gösterme arzuna direnç göstermezsen bir süre sonra kendine tekrar aynı şeyi yapıyorken bulabilirsin. Birisinin seni sevmediğini hissettiğin zaman onun sevgisini kazanabilmek adına içinden çok güçlü bir istek gelecek, işte böyle durumlarda bu isteğe karşı koymalı ve kendin gibi davranmayı en azından denemelisin.
Sayfa 73·Kitabı okudu
İlişkiler
Reklam