Nihan Özdamar

Söylemeye zamanı olmayanlara..^*
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım. Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış, Kendi yolumu çizdiğimde anladım.. Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil.. Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.. Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış, Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.. Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden, Neden hiç ağlamadığını anladım.. Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.. Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş, Çok acıttığında anladım.. Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını, Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım.. Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet, Yüreğini elime koyduğunda anladım.. ''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak, Sana ''git'' dediğimde anladım.. Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek, Git dediklerinde gittiğimde anladım.. Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.. Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak, Gerçekten pişman olduğumda anladım.. Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş, Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış, Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.. Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Victor Hugo' dan...***
 Aglamak Icin Gozden Yas mi Akmali? Rıdvan Çelik Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı? Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?  Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?  Sevmek için güzele mi bakmalı?  Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?  Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?  Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?  Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?  Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?  Solması için gülü dalından mı koparmalı?  Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?  Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?  Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Şiir
PİNEKLEMEYE ÇAĞRI
duralım efendiler biraz  koşmayalım öyle delice  yormayalım kalbimizi  katmerlendirip gerdanımızı  oturalım efendiler biraz isteyen dikilsin gönlünce  çökelim biz yere şöyle bir açalım ağzımızı ilkin  gerelim omuzlarımızı sonra esneyelim efendiler biraz aldırmayalım öyle üçe beşe  yayalım göbeğimizi iyice  dönelim sırtımızı işe akla  acıyan çıkmaz sonra halimize  vakitken çocuklar büyükler henüz  pinekleyelim pinekleyelim  horlayalım efendiler biraz
Şiir
**DESEM Kİ**
Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.
Şiir
Anısı biz olalım
Anısı biz olalım bu sokakların Öpüşmediğimiz tek saçak altı hiçbir otobüs durağı kalmasın Biz yürüyelim jent güzelleşsin gürültüsüz sözcükler bulalım yeni sevinçlere benzeyen Biz gelince bir yağmur başlar Yüzün çizilir buğulanan camlara bir uzun karatma biter Akasyalar köpürür birdenbire ve her avluda adınla anılan çiçekler sulanır akşamüstleri bir arkadaş evine uğrarız yolüstü bir fincan kahve içeriz ısıtır bizi başını sessizce omzuma koyarsın gülüreyhan olur soluğun Biz kalırız kuşlar dönüp gelir her balkonda bir menekşe sesi belki yeniden güzelleşiriz adları değişen parkları perdeleri hiç açılmayan evlerde ışıklar yanar, çocuk sesleri duyulur tanıdık sevinçlerle dolar yeniden kendi sesini kemiren alanlar anısı biz olalım bu sokakların ve hiç durmadan yağmur yağsın Biz gürültüsüz sözcükler bulalım sarmaşıklar fısıldaşsın yine gidersek birlikte gideriz yeni sevinçler buluruz Hüzne benzeyen