Bazı insanlar hızlı ilerlerken bazıları yavaş ilerleyebiliyor. İnsanın öncelikle kendi olabilmesi için hayır demeyi bilmesi ve kendini hrr durumda ifade edebilmesi gerekir.
İfade bulmayan duygular biriktiğinde infilak etmeye mahkumdur.
Bu yüzden her duygunun ifade edilebilmesi çok değerli... Biriktirmenin ve olmadık yerde infilak etmenin bedeli hem daha ağır Hem daha yıkıcı...
Şimdi sen de bu egzersizi uygulamaya başla. İçinde olumlu ya da olumsuz bir duygunun yükseldiğini hissettiğinde bunu sakince ifade et. "Teşekkür ederim, bugün çok güzel görünüyorsun, gülüşün çok sempatik.." gibi olumlu duygularını da kızgınlıklarını da biriktirmeden ortaya koy.
İfade etme becerinin gelişmesine fırsat ver. Böylece iletişim yeteneğinde gelişir.
Vav anne karnındaki cenin halimizi temsil eder. Aynı şekilde tasavvufta mütevazı olmayı da temsil eder. Bu yüzden denir ki: " Elif gibi dik ol, vav gibi mütevazı".
"Başkaları ne der?" "El alem ne der?" kaygısı ile kendinden başka etrafındaki herkesi düşünüyorsun ama emin ol, o başkaları seni bu kadar düşünmüyorlar.. Bu kaygı senin vesvesenden başka bir şey değil..
İnsanların o kadar da umrumda değilsin, muhtemelen bir saat sonra seni hatırlamıyor olacaklar. Madem el alem seni bu kadar düşünmüyior, o halde onların senin hakkındaki düşüncelerinden neden bu kadar etkiliyorsun? Neden onların düşüncelerine, eleştirilerine, yargılarına göre biçim alıyorsun? Neden içindeki seni dışındaki el aleme göre şekillendiriyorsun? Kendin ol!
Başkalarının gürültüsünü değil, kalbinin fısıltısını dinle..
- Hakan Mengüç
Sen ancak bir şey gerçekten istediğinde harekete geçersin.
Şems-i Tebrizi der ki: "Senin gönlün değişirse, dünya değişir".
Sen değişirsen çevren değişir. Biz değişirsek dünya değişir.