Cadaloz Cimcime

Tanıdık Bir Ses, Yabancılaşan Hikayeler
Puan vermedi·160 syf.··
2025 110. kitabı
Yıllardır Ahmet Şerif İzgören'i çok severek okurum; kalemini ve tarzını da çok beğenirim. Bu kitapta da eski bir dostla konuşuyormuşum gibi hissettiğim doğru, fakat bazı noktalarda sanki bu eski dostla aramıza mesafe girmiş ve hayatlarımız çok farklı yönlere gitmiş gibi hissettiğim oldu. Öncelikle kitapta verilen örnekler iyi, güzel, hoş; fakat bazı yerlerde kitap aceleye gelmiş gibi hissettirdi bana. Bir de bu örneklerde verilen ünlü ve zengin iş insanları popülasyonu, insanda 'Vay be, çalışınca başarılıyor demek ki' hissiyatı yerine, biraz daha yabancı ve üst perdeden verilen nasihatler gibi bir tat bıraktı. Bu kitapta yazar, kesinlikle bir işveren olduğunu bize hissettiriyor. Hatta bazı noktalarda patronunuz bu kitabı performansınız artsın diye size vermiş gibi hissedebilirsiniz. Eminim ki tüm bunlar, günümüz koşulları ve hayatta kalmanın zorluğu ile birleşince çoğu insanda hoş duygular uyandırmamıştır; birçok eleştirinin de bu sebepten yapıldığını düşünüyorum ve eleştirenleri anlıyorum. Ben bile yıllardır yazarı çok severek takip eden ve kitaplarını hep okuyan bir okur olarak böyle hissettiysem, ilk kez okuyan veya uzun zaman sonra okuyan biri için de bu durum gayet normaldir diye düşünüyorum. Kitap boyunca yazarın samimiyet belirtmek amacıyla kullandığı "cancık" vb. ifadeler şahsen beni aşırı derecede rahatsız etmese de, diğer okurlar için biraz yapay kaçabileceğini de tahmin edebiliyorum. Yazara çok saygı duyuyor ve takip ediyorum; bir insan olarak da yıllardır elinden geldiğince hep iyi şeyler yapmaya çalıştığına inanıyorum. Belki benim beklentim çok yüksekti belki zamanla ben değiştim, fakat bu kitap bana diğer kitapları kadar çok hitap etmedi. Şahsi fikrim bu şekilde, teşekkürler.
At Şu AdımıAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20241,706 okunma
Reklam
Amerikan Kültürü, Dini Referanslar ve Çeviri Sansürü
İlk olarak bu kitap, eğer bir tıp öğrencisiyseniz veya üniversite sınavına hazırlanıyorsanız size daha çok hitap edecektir diye düşünüyorum. Bunlar dışında okuyanlar da eminim bir şeyler öğrenecektir, fakat kitabın hitap ettiği kitle sanki biraz daha ilk grup gibi geldi bana. ​Eleştireceğim noktalara başlamadan önce belirtmem gerekiyor ki ben kitabı orijinal dilinde okudum. Bunun neden önemli olduğunu açıklayacağım. ​Öncelikle, kitap bir doktor olan Daniel G. Amen tarafından yazılmasına ve içinde bilimsel çalışmalardan örnekler barındırmasına rağmen, özellikle ilk 100 sayfada çok fazla dini referans olması, kitabın dayandığı bilimselliği zedeliyor diye düşünüyorum. Bir noktada bu referanslar o kadar arttı ki ne okuduğumu sorguladım açıkçası. Sonrasında Türkçe çevirisine bakma fırsatı bulduğumda, bu dini referansların elimine edildiğini veya değiştirildiğini fark ettim.İkinci olarak, yazarın kitapta yer verdiği yapay zeka tavsiyelerinin bulunduğu bölümlerin fazla düşünülmeden yazıldığını düşünüyorum (örneğin yapay zekadan motivasyon cümleleri kurmasını isteyin gibi öneriler). Bu tarz detaylı düşünülmeden verilen tavsiyeler tehlikeli olabilir. ​Okurken dikkatimi çeken bir diğer şey ise, kitabın bolca Amerikan kültürü referansları ile tam olarak bir Amerikalı tarafından Amerikalılara yazıldığını hissettirmesi oldu. Bir noktada artık yazar sanki bana hitap etmiyor ve ben de hedef kitlesi olmadığım bir kitabı okuyor gibi hissettim. ​Tüm bunlar dışında, eğer derslerinizden maksimum verimi almayı hedefliyor veya önünüzde önemli bir sınav varsa ve ona çalışıyorsanız, kitabın size katacağı şeyler illaki olacaktır. Ben şahsen baştaki beyin taramaları kısmından oldukça etkilenmiştim; keza beyin aktivitelerinin ve günlük davranışlarımızın bu taramalara bu kadar net
1000Kitap
Beyninizi Değiştirin, Notlarınız DeğişsinDaniel G. Amen · Pegasus Yayınları · 20227 okunma
Dönemine göre etkileyici fakat...
Puan vermedi·187 syf.··
2026 6. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 20:52
Kitap genel olarak bir çocuk kitabı olarak düşünüldüğünde ve 1950'de yayımlandığı göz önünde bulundurulunca iyi denebilir bence. Çocuklar için hatta bazı yetişkinler için bile sürükleyici. Fakat istemeden de olsa rahatsız olduğum birkaç nokta oldu. Birincisi, yazar C. S. Lewis 'in kitapta kız çocuklarını (Lucy ve Susan) çocuk oldukları halde geleneksel olarak kadınlara atfedilmiş rollere bürümesi oldu. Örneğin kunduzun evine gittiklerinde Susan ve Lucy'nin hemen yemek hazırlanması için Bayan Kunduz'a yardıma girişmesi gibi. Buna ek olarak, Noel Baba'nın hediyeleri dağıttığı bölümde de erkeklere kılıç&kalkan verilirken, kızlara savaşın çirkin olduğu söylenerek hançer (sadece savunma için) ve şifa iksiri&borusu verilmesi savaşmak erkeklerin, iyileştirmek ve hizmet etmek kadınların işidir mesajını çok net hissettirdi bana. İkinci bir nokta ise Beyaz Cadı'nın kötü bir karakter oluşunun Lilith'in soyundan geldiğine inanılması (yine bir kadının 'kötü cadı' olma sebebi başka bir kadın). Bilmeyenler için kısa bir bilgilendirme: Lilith, Yahudi mitolojisinde Adem ile aynı topraktan yaratıldığı için kendini onunla eşit gören ve itaat etmeyi reddederek Cennet'i terk eden ilk kadın figürü olarak bilinmekte. Beyaz Cadı'nın salt kötülüğü ise kökeninin Lilith'e dayandırılmasıyla açıklanıyor. Mitolojide Adem ile eşit yaratıldığı için itaati reddeden ve bu yüzden 'iblisleşen' Lilith figürü, burada bir nevi 'kötülüğün annesi' olarak konumlandırılıyor. Tabii kitabın 1950'lerde yazıldığını ve o günün atmosferini düşününce çok şaşılacak şeyler değil bunlar diye düşünülebilir. Bir okur olarak benim dikkatimi çekti ve paylaşmak istedim. Detaylar bazen bize ana hikayeden daha çok şey anlatabiliyor. Özellikle kitabın çocuk kitabı olduğu düşünülünce bence bu tarz detaylar daha fazla önem
1000Kitap
Aslan, Cadı ve DolapC. S. Lewis · Doğan Egmont Yayıncılık · 20123,289 okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
Bu kitap ile iyi ki tanışmışım, iyi ki yolumuz kesişmiş. Sabiha Rıfat Gürayman gibi kim bilir daha nice yetenekli ve aklına koyduğunu yapan, azimli kadınlar var bu ülkede. Okurken gözlerim doldu bazen, ama Sabiha Hanım gibi kadınları desteklemek ve hikayelerini yaşatmak bu ülkede yaşayan herkesin boynunun borcudur. Her şeye rağmen bütün olumsuzluklara göğüs gerip üstesinden gelmek, ülkeye rağmen ülke için çalışmak ve başarmak herkesin harcı değildir. Çok ama çok beğendim, bir oturuşta bitirdim. Yazar Günseli Naymansoy'un okuduğum ilk kitabıydı, diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
Anıtkabir'deki Kadın Eli: Sabiha Rıfat GüraymanGünseli Naymansoy · İş Bankası Kültür Yayınları · 202238 okunma
Harika bir kitap...
10/10
·192 syf.··
2025 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 21:55
Çok güzel bir kitaptı, Ahmet Şerif İzgören'in kalemini zaten hep beğenmişimdir. Okudukça zaman zaman duygulandım, bazen de öfkelendim. Her şeye rağmen umutlarımı yeşerten ve gerçekleri çok güzel gösteren bir kitap olduğunu düşünüyorum. İlk kitabı Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'ı çok küçükken okumuştum, 2. Kitabı ise yıllar sonra okumak çok daha derin bir etki bıraktı. Keşke ülkemizde yaşayan herkes bu kitabı okusa. Ülkede Ahmet aşerif İzgören gibi insanların çoğalması dileğiyle...
Hayata Dair
Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır 2Ahmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20204,249 okunma
Reklam