"Bu ırmak, ilk insanoğlu Habil'in öldürüldüğü gün akmaya başladı. O günden beri az veya çok hep akar durur. Bu ırmağın suyu insanoğlunun gözyaşıdır. İnsanlar ne kadar sıkıntılı olur, gözyaşı dökerse bu ırmak da o kadar coşkun akar. İnsanlar ne kadar mutlu mesut yaşarsa bu ırmak da o kadar az akar. En coşkun aktığı zamanlar Büyük Tufan öncesi zamanlardı. Yatağına sığmayan bir su akıyordu o zamanlar."
Cezmi ilklerden biri olduğu için çoğu kişi kötü olacağını düşünür ama tam tersidir. Kitabın başında anlatıldığı dönemin tarihi olayları kısaca özetleyerek anlaşılabilirliğini arttırması da önemli bir özelliktir. Kitap Cezmi'nin hayatından başlayıp dost olduğu Adil Giray'ın hayatının akışıyla devam eder. Kitabın içinde aşkın hem ne kadar saf ve temiz olduğu hem de kötü bir kalpte olduğunda ne kadar bencil ve kirli olduğunu gösterir. Cezmi sıkı dostu Adil Giray için yaptıklarıyla ve ahlaki kişiliğiyle sizi kendisine hayran bırakan bir karakterdir. Kitabı okumayı düşünüp de ilk tarih romanı olduğu için ikilemde kalıyorsanız kesin okumanız gerektiğini söylerim.