okuryazar usanmaz

okuryazar usanmaz
@nirvana_tatili
67 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
An'da Kalmakla İlgili Her Şey
Puan vermedi·272 syf.··
2023 4. kitabı
Berrak YURDAKUL'un ismini bir arkadaşımdan duydum ve hemen Senin Hakkında Yedi Şey Düşündüm isimli kitabını okuyarak kendisiyle tanıştım. Sonra spotify'daki paylaşımlarını dinlemekle devam ettim yolculuğuma ve Berrak Hanım'ın hem sesinin hem anlatım tarzının büyüsüne kapıldım. Kendisi zaten ailesinde yazarlık yapan yakın/uzak akrabalara sahip. Doğan YURDAKUL'un kızı, Doğan AVCIOĞLU'nun yeğeni. Yani kalem gücünü genlerinden alıyor. Kendisi yıllardır budist pratikler yapan bir budist olmakla birlikte, mindfulness ve meditasyon gibi alanlarda da oldukça donanımlı. Bu kitaptan önce yazarın Konuşmayan Tavus Kuşu Camio isimli kitabını okursanız karakterlere aşinalığınız olur. Elimde olmasına rağmen ben bahsettiğim kitabı okumadan Ev Yapımı Bir Paraşüt'ü okudum. Anlamadım mı veya bir şeyler kaçırdım mı, sanmıyorum. Kitabın olay örüntüsünü pek beğenmedim aslında. Fantastiğin ötesinde bir kurgu ama burada mühim olan zaten satırlardaki dersleri kavrayabilmek. Otomatikleşen hareketlerimiz, dünyayı bize cehennem eden zihnimiz, geçmişin pişmanlıkları, geleceğin kaygıları, aklımızdan geçen binlerce düşüncenin her birinin adeta koluna girip gitmemiz ve dakikalarca enerji harcayarak onları büyüttükçe büyütmemiz... Bir yolda yürürken ayağımızın altındaki ufak taşlara, caddede karşıdan karşıya geçerken arabalara, bir müziği dinlerken tınısına, seslerine ne kadar odaklanabiliyoruz bir düşünsenize. İnsanı yaşamdan ve yaşamın tüm lezzetlerinden koparak anda kalamama, anda olamama işkencesini hepimiz yaşamıyor muyuz? Bir odaya girip neden girdiğini unutmak, dolabı açıp ne alacağını hatırlayamamak herkesin başına gelmiyor mu? Çünkü mekanik hale gelmiş hareketlerimiz günü devam ettiriyor bizim adımıza. Neyin ne kadar farkındayız hiç düşündünüz mü? Yıllarca önce olmuş, bizi hala bugün bile ilk anda olduğu kadar üzen ne kadar olay
Psikoloji
Ev Yapımı Bir ParaşütBerrak Yurdakul · Destek Yayınları · 20191,129 okunma
Reklam
Bir çocuğun gözünden...
Puan vermedi
Altın Portakal Ödüllü bir filmin kitabı... Henüz izlemedim ama en kısa zamanda izlemek istiyorum. Kitaptan insanın içine işleyecek sahneler çıktığına eminim. Çünkü çoğu zaman okurken bile kendinizi dört duvar arasına sıkışmış hissetmeniz mümkün. 12 Eylül dönemi. Annesiyle hapishanede gün saymak zorunda kalmış bir çocuk. ismi "Barış"... "Adının anlamı Dünya'yı kucaklasa, taşta büyümezdi Barış" Kitapta yer alan en vurucu cümle bu sanırım. Ne derin, ne manidar. Kitap Barış'ın ağzından yazılmış mektuplardan oluşuyor. Bir çocuğun gözünden hapishane tasviri. Yer yer güldürüp, çoğu zaman insanın içini acıtıyor. Çocukların masumiyeti, saflığı ve geniş hayal dünyaları çok iyi verilmiş. Kısa bir kitap olmasına rağmen oldukça duygulu ve insana dokunuyor. Keyifli okumalar...
Edebiyat
Uçurtmayı VurmasınlarFeride Çiçekoğlu · Can Yayınları · 202417,2bin okunma
Kısa Bir Kitap Olmasa Bitiremezdim
Puan vermedi·160 syf.··
2023 3. kitabı
Serhat Yabancı'yı Youtube'dan tanıyor ve takip ediyorum. Hoş şivesi ile kendisini izlemeyi seviyorum. Faydasını gördüğüm pek çok konu da oldu. Alanında başarılı buluyorum ama kitabını pek sevemedim. Dinlerken daha derin cümleler sarf ediyor. Okurken aynı derinliği bulamadım sanırım. Bir kaç cümle dışında aklımda kalan bir tarafı olmadı ne yazık ki. Pek çok kitapta okunabilecek bilgiler vardı. Özeti; düşüncelerin duyguları, duyguların davranışları, davranışların yaşamı oluşturması. Bu döngüyü sağlıklı ve bizi mutsuz etmeyecek şekilde belirleyebilmek için de zihnimizdeki şemayı düzenlememiz, tuzaklara düşmemek için tetikle olmamız vs... 160 sayfa olmasaydı yarım bırakmak zorunda kalmam olasıydı. Ben Serhat Yabancı'yı dinlemeye devam edeceğim ama sanırım bir daha okumayacağım...
Psikoloji
Zihin Tuzakları - Kendine Yardım KitabıSerhat Yabancı · Mona Kitap · 2021999 okunma
Tarık ve Lüsi'nin Aşkıyla Tarih Şöleni
Puan vermedi·192 syf.··
2023 2. kitabı
Vedat Türkali'yi ilk kez okudum. Kitaplığımda "Bir Gün Tek Başına" ve "Yeşilçam Dedikleri Türkiye" de var. En kısa sürede onları da okumak istiyorum çünkü Vedat Türkali çok güçlü bir kalem. Ayrıca müthiş bir tarih bilgisi de var. Hikâyenin içine o bilgileri öyle bir ustalıkla yerleştirmiş ki, hem romandan bir parça gibi olmuş hem belgesel. Tarık ve Lüsi ana karakterler. Tarık Diyarakır Cezaevi'nde kalmış siyasi bir suçlu. O günlerden ve işkenceden kalan travmatik izleri taşıyor hala. Lüsi ise bir Ermeni kızı. Kültürlü, zeki ve güzel. İlk karşılaşmalarında oradan bir aşk çıkacağını hiç düşünmemiştim çünkü kitap pek öyle bir hava vermiyor insana ilk sayfalarda. Ama ilerledikçe o aşk iyi ki doğdu diyorsunuz. Çünkü Lüsi'nin dedesinde öyle tarihi bilgi ve hikâyeler var ki; ben o sayfaları ikişer kez okudum. 184 sayfalık bir roman olmasına rağmen Türkiye'nin yakın geçmişini harika anlatmış Türkali. Hatta yetinmemiş yer yer çok daha uzak tarihe giderek Ermenilerin Anadolu'ya gelişlerini anlatmış, Osmanlı'ya değinmiş. Benim en sevdiğim bölümlerden biri de Lüsi'nin tezinde geçen İstanbul'un tarihi hanlarının hikâyelerini Tarık'ın okumasıydı. Bu kitap bir roman olarak düşünülmemeli. Haksızlık olur yazara. Müthiş bir tarih şöleniydi. Ayrıca etkileyici de bir sonu var romanın. Bir solukta okunur, fazlasıyla akıcı... Keyifli okumalar...
Edebiyat
Bitti Bitti BitmediVedat Türkali · Ayrıntı Yayınları · 20211,183 okunma
Gülseren Hanım'dan Okuduğum İkinci Kitap
Puan vermedi·383 syf.··
2023 1. kitabı
Okuduğum ilk kitap Camdaki Kız'dı. Onu beğenerek araya başka kitap koymadan Madalyonun İçi ile devam etmek istedim. Böylece 2023'ün ilk kitabını okumuş oldum. Aslında sanırım ilk bu kitabı okumak lazım çünkü bu Gülseren Hanım'ın ilk kitabı. Bu kitapta hastaların hikâyeleri var. Bölüm bölüm yazılmış. Örneğin Çöp Apartman başlıklı bölüm yazılmış, aralara başka bölümler girmiş. Sonra kaldığı yerden Çöp Apartman hikâyesi devam ediyor. Yani bölümlerin sonraki sayfalarda devam edeceğini biliyorsunuz ve bu heyecan yaratıyor. Ancak okurken hikâyelerin kaldığı yeri unutmamaya özen gösterin, çünkü devam eden sayfalarda kopukluk oluşabilir. Her hastanın Gülseren Hanım'a ilk kez gelişinden, devam eden seanslara, tedavi, değişim ve dönüşümlere değiniliyor. Okuması kolay. Dili bilimsel değil veya anlaşılmayacak tabir ve kelimeler yok. Hastalıkların isimlerinden bahsedilirken açıklamaları da yapılıyor. Bir doktor yazmamış kitabı sanki, bir edebiyatçı yazmış. Çünkü edebi bir havası var kitabın. Hikâyeleştirme çok iyi. Burada Gülseren Hanım'ın hem iyi bir yazar hem iyi bir okuyucu olduğunu düşünüyor insan. Çünkü başka türlü mümkün değil bu kadar yalın yazabilmek. Kendinizden bir şeyler bulabilirsiniz bu kitapta. Belki benzer şikâyetlerimiz var bizim de, farkında değiliz. Masumlar Apartmanı dizisinin Çöp Apartman ile ilgili bölümden alındığını duymuşum. Diziyi hiç izlemedim ama bölüm bence çok çarpıcıydı. Gerçek olamayacak kadar tuhaf hayatlardı. Psikoloji sevenlere tavsiyemdir. Keyifli okumalar...
Psikoloji
Madalyonun İçiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 202021,5bin okunma
Reklam