Nisa

8/10
·102 syf.··
2026 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 21:31
Bir çocuğa cinayetin öğretildiği bir düzen de çocuk olunabilir mi hiç? Kitap, Çukurova’nın bir köyünde Hasan adındaki çocuğun annesini öldürmeye zorlandığı süreci anlatır. Ne yazık ki bu son kaçınılmazdır. Hasan’ın babası Halil, Esme adındaki güzel kadına aşık olur ve onunla zorla evlenir. Ama Esme aslında Abbas’ı, Abbas da Esme’yi sevmektedir. Esme’yi sevmekten vazgeçmeyen Abbas bir gün Halil’i öldürür. Halil’in akrabaları da buna karşılık Abbas’ı öldürürler. Esme hem sevdiği adamı hem de kocasını kaybeder. Cinayeti işlemediği halde katil muamelesi görür. Bu cinayetin üzerine Halil’in ailesi ile birlikte köy halkı Esme’nin öldürülmesi gerektiğine inanır. Bu görevi de küçücük Hasan’a yüklerler. 8-10 yaşlarında bir çocuğun nasıl manipüle edildiğini okur ve ne yazık ki Hasan’ın annesini öldüreceğini bile bile kitabın sayfalarını çevirir dururuz. Kitap bitince akılda şu sorular kalır: -Yılanı öldürdüğünü sanan zavallı Hasan, büyüdüğünde yılanın hala yaşadığının farkına varacak mı? -Yılanın annesi Esme değil de halkın zihniyeti olduğunu fark edecek mi? -Hortlak babasının kendisine yılanı öldür deme kastının zihniyetin dediğini yap demek olduğunu anlayacak mı? İyi okumalar
Yılanı ÖldürselerYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202028,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·288 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 23:52
2026’nın 5.kitabına veda ettim. Özşefkate odaklı, iyi hissettiren ve merak etme yalnız değilsin cümlesini sıklıkla hatırlatan tatlı bir kitap oldu benim için. Her şeyden önce bu kitabı kendime kızdığım her an hatırlayacağım. Zira bu kitap bana, makine olmadığımı ve hayatın işten ibaret olmadığını hatırlatacak. Okuduklarımı unutabileceğimi, bunu benim dışımdaki insanların da yaşadığını, unutma ihtimalim olmasına rağmen okurken hissettiğin şeyler baki demeyi öğretecek. Tıpkı söyleşiye gelen yazarın Youngju’ya söylediği gibi… O halde kısa özetime geçeyim. Hayatı tümden değişen, bu değişimin ağırlığını ancak eski kendine yaklaşarak atlatabileceğini düşünen Youngju, Hyunam-Dong Kitabevini açar. Başlangıçta sadece kendine derman olması için açtığı bu kitabevi, zamanla birden fazla insanın hayatına dokunur. Birbirlerini teselli etmeyen ya da derdini anlattırıp deşmeyen birden fazla insan, zaman geçtikçe bu kitabevinin müdavimi olur. Ortak noktaları ya da onları kitabevine bağlayan sebep, oldukları gibi davranabilmenin hafifliğidir. Umarım herkes bir gün Hyunam-Dong Kitabevi gibi hissettiren bir yer bulur. İyi okumalar dilerim.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
9/10
·504 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 00:00
Bu kitap benim Nermin YILDIRIM’dan okuduğum ilk kitap. Bu kitap sayesinde diğer kitaplarını da okumaya karar verdim. Dolayısıyla Ev benim için bir başlangıç kitabı oldu. Gerçekten çok beğendim. Bu inceleme de kendime unutmamak için yazdığım hatırlatma gibi. Dolayısıyla kitabı okuduktan sonra okumanızı tavsiye ederim. Kitap, Camino de Santiago isimli 800 kilometrelik bir hac yolunu yürümeye karar veren Seher’in hikayesi. Bu yolda herkesin amacı birbirinden farklı. Kimi dini sebeplerden kimi tamamen kişisel sebeplerden kimi ise sadece rahatça ağlamak istediğinden bu yolu yürümeye karar veriyor. Seher’in amacı ise çok daha farklı. O, ölüme yürümeyi tercih ediyor. Seher her ne kadar yolculuğa tek başına çıkmayı planlasa da arkadaşı Ogo da onun peşine takılıyor. Seher başlangıçta bu durumdan ne kadar rahatsız olsa da biraz yürüdükten sonra aslında Ogo’nun onun yanında olmasına seviniyor. “İnsanın yanında biriyle yürümesi ne güzel şey aslında diye geçirdim içimden. Birinin tutup kaldıracağını bildiğinde, düşmek o kadar da korkunç değil.” Ogo’ya alışmak bile Seher’i zorlarken birde yolculuklarına Şerbet ismini verdikleri haylaz bir köpek ekleniyor. Böylece ekip tamamlanıyor ve Seher’in sonuna doğru yavaş yavaş yol alıyorlar. Kitap 30-35 bölümden oluşuyor ve bir bölümde Seher’in psikoloğu ile gerçekleştirdiği seansları okurken, devam eden bölümde yolda neler olduğunu okuyoruz. Seher, okurken zaman zaman kızdığınız ama anlamaktan da asla vazgeçemediğiniz küçük bir çocuk gibi. Esasında 40 yaşında ama onu dinlerken aslında hiç büyümediğini fark ediyorsunuz. Dolayısıyla hoşgörü seviyeniz o kadar yüksek oluyor ki, ister istemez kendinizi onu anlarken buluyorsunuz. Kitap, bir yere ait hissetmemenin ağırlığını, 40 yaşına da gelseniz çocukken doldurulamayan boşlukların ömür
EvNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20256,9bin okunma
9/10
·394 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 23:32
Uzun zamandır bir romanı bu kadar merak ederek okuduğumu hatırlamıyorum. Dizi izler gibi okudum diyebilirim. Okumadığım anlarda sürekli “Acaba ne olacak?” sorusu kafamda dolanıp durdu. Kısacık bir ara bulduğum her an kitabın başına oturdum. Gözlerim kapandığı halde az önce kitabı bitirebildim. Tek kelimeyle şahaneydi. Bu incelemeyi ileride okuduklarımı unutma ihtimalime binaen biraz özet niteliğinde yazacağım. Bu hususu kitabı henüz okumayan okurların bilgilerine sunarım. Ezilenler, 1861 yılında yayımlanan ve Dostoyevski’nin sürgün sonrasında yazdığı romanlardan biridir. Eser, Vanya’nın yaşadıklarını kendi gözünden anlattıklarıyla şekillenmektedir. Kitabın ana karakterleri anlatıcı Vanya, gizemli bir öksüz olan Nelli, Vanya’nın aşkın da ötesinde bağlı olduğu Nataşa, kötü kalpli ve içten pazarlıklı Prens, bulunduğu kabın şeklini alan saf Alyoşa, gururlu bir baba olan İhmenev ve İhmenev’in eşidir. Ana hikaye dürüst ve gururlu İhmenev’in Prens ile başlayan samimiyetlerinin tatsız bir dava ile devam etmesine sebep olan olaylar ile başlamaktadır. Anlatıcımız Vanya, İhmenevlerin manevi oğludur ve sevgili Nataşa’ya derinden sevdalıdır. Vanya halihazırda yükselişte olan bir yazar olup geçimini yazdığı yazılardan karşılamaktadır. Kitapta B. ile anılan ünlü eleştirmen Belinski kastedilmiş olup B.’nin Vanya’nın ilk eserini beğendiğinden bahsedilmektedir. Bu detay bende Dostoyevski’nin kendini kısmen de olsa Vanya karakteri ile örtüştürdüğü ve kendisinin de ilk eseri olan İnsancıklar romanına Belinski tarafından yapılan eleştirileri biz okurlara hatırlattığı düşüncesini uyandırdı. Kitabın beni en etkileyen yanı ise baba-kız ilişkisinin anlatılış biçimiydi. Kendi babamı anımsamış olduğum için de olabilir bu. Bir babanın evladına olan öfkesinin hiçbir zaman sevgisinden bir şey
EzilenlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202223,8bin okunma
9/10
·120 syf.··
2022 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2022 13:42
Uzunca bir zamandır kitap okuma konusunda durgunluk yaşamış olsamda bu durumun geçiciliğini kabul edip bu yılın 5.kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Gömülü Şamdan, Stefan Zweig'ın benim okuduğum 8.kitabı oldu. Devamında okuyacağım Zweig kitaplarının da bu denli kaliteli olacağını bilsem de okuduğum kitapları arasında en farklı olan kitap buydu. Yahudiliğin önemli sembollerinden biri olan 7 kollu şamdanın yıllar boyunca olması gerektiği yerden koparılıp ordan oraya savruluşunun hikayesiydi. Şamdanın yolculuğunun arka planında asıl önemli olan şamdanın izini süren halkın şamdana olan inançlarından hiç vazgeçmeyişiydi. Zweig'ın okuyucuyu içine alan akıcı yazı yazma yeteneği beni yine hiç şaşırtmadı. Okuduklarımın kurgu olduğunu bildiğim halde bittikten sonra 7 kollu şamdanla alakalı birçok şey okudum, cevaplar bulmaya çalıştım. Sanırım ben Zweig'tan dinlediğim bu serüveninin ve o serüvenin sonunda tıpkı Benjamin'e yayılan sıcacık iç huzurun gerçek olmasını istedim. Benim gibi Yahudilik konusunda hiçbir bilgisi olmayan bir insanın okuduktan sonra gerçekten işine yarayacak küçük bilgiler elde edebileceğinden eminim. Edebi yanının dışında okurken aynı zamanda öğreniyor olmanın keyfi benim kitabı daha çok sevmemi sağladı. Okumayı düşünenlere mutlaka tavsiye ederim.
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202217,9bin okunma