Bu dünyada her şeyin gizli bir anlamı var, diye düşündüm. Her şey, insanlar, hayvanlar, ağaçlar ve yıldızlar hiyerogliftir. Onları heceleyip ne dediklerini anlayacak kişiye ne mutlu!
Hüsranlarımızı düşünmediğimiz -anlamadığımız, ölçüp tartmadığımız, doğru şekilde ifade etmediğimiz- takdirde bizi tatmin edecek şeylerin peşine düşemeyiz demektir. Ne olduklarından haberimiz bile olmaz.
Bilgi bizi tercih yapmamız için önümüze daha çok seçenek koyarak değil, imkansız şeylere kalkışıp hüsrana uğramamızı engelleyerek özgürleştirir. (Isaiah Berlin)
Hep kısa vadede yaşayan bir toplumda uzun vadeli hedefler nasıl güdülebilir? Kalıcı toplumsal ilişkiler nasıl sürdürülebilir? Kısa epizotlardan ve fragmanlardan oluşan bir toplumda, kişi nasıl bir kimlik anlatısı ve yaşam öyküsü geliştirebilir?
Belki de kendimizi başkalarıyla kıyaslamalıyız, ama sadece gönül fakirliği ve zenginliği açısından. Kendimize ve dünyamıza bu açıdan bakmak, kendimizle ve dünyamızla olan ilişkilerimizde farklılıklar yaratabiliyor.